İçinde Vuş Bulunan Kelimeler
İçinde VUŞ olan 24 kelime bulunuyor. İçerisinde VUŞ geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Vuş ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
11 Harfli Kelimeler
BAŞÇAVUŞLUK30,
10 Harfli Kelimeler
KOVUŞTURMA23, OVUŞTURMAK23, SAVUŞTURMA23, KAVUŞTURMA22, KAVUŞULMAK22
9 Harfli Kelimeler
KARAÇAVUŞ22, OVUŞTURMA22, KAVUŞULMA21
8 Harfli Kelimeler
BAŞÇAVUŞ26, ÜSTÇAVUŞ24, ÇAVUŞLUK22, SAVUŞMAK20, KAVUŞMAK19, KAVUŞTAK18
7 Harfli Kelimeler
KAVUŞUM19, SAVUŞMA19, KAVUŞMA18
5 Harfli Kelimeler
ÇAVUŞ18, KOVUŞ16
KOVUŞ
- Kovma işi
KAVUŞTAK
- Nakarat
KAVUŞMA
-
Kavuşmak işi, buluşma, telaki
Karısını ve kendisini memlekete dönmeye ve vatanına kavuşmaya ikna ettik. - Burhan Felek
- Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi
ÇAVUŞ
- Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
- Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli
- Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli
-
Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş
Katanaların birinin üstünde bir topçu çavuşu oturuyor. - Refik Halit Karay
-
Askerî okullarda sınıf başkanı
İki ay içinde üstünlüğünü tanıtarak sınıfının çavuşu olmuştur. - Falih Rıfkı Atay
Birleşik Kelimeler: çavuş kuşu, çavuş üzümü, ahbap çavuş ilişkisi, astsubay başçavuş, astsubay çavuş, astsubay kıdemli başçavuş, astsubay kıdemli çavuş, astsubay kıdemli üstçavuş, astsubay üstçavuş, başçavuş, kıdemli başçavuş, kıdemli üstçavuş, uzatmalı çavuş, uzman çavuş, üstçavuş, ahbap çavuşlar, belediye çavuşu
KAVUŞMAK
- Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek
-
Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek
Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Katılmak
Fırat ve Dicle gibi yan yana akıyorlar, sonra birbirine kavuşuyorlar. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Bir araya gelmek, birleşmek
Ceketin önü kavuşmuyor.
- Güneş batmak
- Varmak, ulaşmak
KAVUŞUM
- Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima
Birleşik Kelimeler: kavuşum dönemi, alt kavuşum
SAVUŞMA
- Savuşmak işi
SAVUŞMAK
-
Bulunduğu yerden aceleyle, gizlice veya dikkati çekmeden ayrılmak
Valinin yerini öğrendiği gibi savuştu Bayram, İlyas'ı peşine takıp. - Ayşe Kulin
- Hastalık veya başka kötü bir durum geçmek, iyileşmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- savuşup gitmek
KAVUŞULMA
- Kavuşulmak işi
KAVUŞTURMA
-
Kavuşturmak işi
Bütün bu çabalar da Alman edebiyatını dünya çapında bir güce kavuşturmaya yetmiyor. - Haldun Taner
KAVUŞULMAK
-
Bir araya gelinmek, birleşilmek
Üstleri karla örtülmüş basamaklardan güneşli havalara kavuşulduğunu bugün daha iyi anladım. - Nazım Hikmet
KARA (Kelime Kökeni: Arapça ḳārra)
-
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak
Kurbağa karada da soluk alır, suda da. - Nazım Hikmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- karada ölüm yok
- karaya ayak basmak
- karaya çıkarmak
- karaya düşmek
- karaya oturmak
- karaya vurmak
Birleşik Kelimeler: kara iklimi, kara kurbağası, kara kuvvetleri, kara mili, kara saban, kara suları, kara vapuru, kara yeli, kara yolu, kara yosunu, ana kara, çaykara
- En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı
-
Bu renkte olan
Kara gözlüm efkârlanma gül gayri / İbibikler öter ötmez ordayım - Bekir Sıtkı Erdoğan
- Esmer
- Kötü, uğursuz, sıkıntılı
- Yüz kızartıcı durum, leke
- İftira
Ata Sözleri ve Deyimler
- kara çalmak
- kara kara düşünmek
- karalar bağlamak (veya giymek)
- kara sürmek
- karaya sabun, deliye öğüt neylesin
Birleşik Kelimeler: karaağaç, kara ağızlı, karaardıç, karaasma, karabacak, kara baht, karabakal, karabaldır, karabalık, karaballık, karabasan, karabaş, karabatak, karabiber, karaborsa, kara boya, karabuğday, karabulut, kara bulut, karaburçak, kara cahil, karaciğer, kara cümle, karaçalı, karaçam, karaçayır, kara çıyan, karadağlı, kara damaklı, karadavar, kara delik, karadul, karadut, kara düzen, kara elmas, kara et, Karaevli, karafatma, kara fırın, karagevrek, karagöz, Karagöz, karagül, kara gün, karagürgen, kara haber, karahalile, karahindiba, karahumma, karaiğne, karakabarcık, karakaçan, karakafes, kara kalem, kara kaplı kitap, karakarga, karakaş, karakavak, karakavuk, karakavza, karakeçi, kara kehribar, karakeme, karakılçık, kara kış, kara koca, karakoncolos, kara kovan, karakucak, karakul, karakulak, kara kullukçu, kara kuru, kara kusmuk, karakuş, karakutu, kara kutu, kara kuvvet, karalahana, karaleylek, kara liste, kara maşa, kara mizah, kara nokta, kara para, kara pazar, karasakız, kara sarı, kara sevda, karasığır, karasinek, karasu, kara su, karataban, kara tahta, kara talih, karatavuk, kara tren, karaturp, kara yağız, karayaka, karayandık, karayanık, kara yas, kara yazı, kara yel, karayemiş, kara yer, karayılan, kara yüz, acıkara, ağzı kara, bağrıkara, bağrı kara, bahtı kara, baldırıkara, baştankara, gönlü kara, gözü kara, karnıkara, karnı kara, kıçtankara, sırtıkara, yağlı kara, yanıkara, yüzü kara, fil dişi karası, horozkarası, kalecikkarası, papazkarası, sergikarası, tavukkarası, yürek karası, yüz karası
OVUŞTURMA
- Ovuşturmak işi
ÇAVUŞLUK
- Çavuş olma durumu
- Çavuşun rütbesi
- Çavuşun görevi
Birleşik Kelimeler: başçavuşluk, uzman çavuşluk, üstçavuşluk
KAVUŞTURMAK
-
Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak
Kollarını kavuşturup gözyaşı dökmekten başka elinden ne gelir? - Attila İlhan