İçinde Vuz Bulunan Kelimeler
İçinde VUZ olan 28 kelime bulunuyor. İçerisinde VUZ geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Vuz ile başlayan kelimeler. Vuz ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
12 Harfli Kelimeler
KILAVUZLAMAK24
11 Harfli Kelimeler
VUZUHSUZLUK32, YAVUZLAŞMAK27, HAVUZLANMAK26, YAVUZLANMAK24, KILAVUZLAMA23
10 Harfli Kelimeler
YAVUZLAŞMA26, HAVUZLAMAK25, HAVUZLANMA25, YAVUZLANMA23, KILAVUZLUK22, KAVUZLULAR21
9 Harfli Kelimeler
GAGAVUZCA30, HAVUZLAMA24
8 Harfli Kelimeler
VUZUHSUZ28, HAVUZSUZ27, HAVUZCUK26, YAVUZLUK21, YAVUZELİ20
7 Harfli Kelimeler
GAGAVUZ25, HAVUZCU25, HAVUZLU22, YAVUZCA22, KILAVUZ18
5 Harfli Kelimeler
VUZUH20, HAVUZ19, YAVUZ17, KAVUZ15
KAVUZ
- Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
- İçi boş, kabuklu yemiş
Birleşik Kelimeler: dış kavuz, iç kavuz
YAVUZ
- Güçlü, çetin
- İyi, gürbüz, güzel
- Kötü, fena
Ata Sözleri ve Deyimler
- yavuz hırsız ev sahibini bastırır
KILAVUZ
-
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
Ilıca hamamından ercecik kalkın / Kılavuz seçin de Şahren'i geçin - Halk türküsü
-
Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb
Öğrenci kılavuzu.
- Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse
-
Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse
Kılavuzumuz Atatürk'tür.
- Kılavuz gemisi
-
Kılavuz kaptan
İstanbul Boğazı'ndan kılavuz almadan geçmek yasaktır.
- Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası
- Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç
- Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne
Ata Sözleri ve Deyimler
- kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz
Birleşik Kelimeler: kılavuz gemisi, kılavuz kaptan, el kılavuzu
HAVUZ (Kelime Kökeni: Arapça ḥavż)
-
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
Ben havuzu seyrederken o giysileriyle içine dalardı. - Reha Mağden
-
Kum, asit vb. konulan çukur yer
Kum havuzu.
- Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer
- Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer
Birleşik Kelimeler: yüzer havuz, çöktürme havuzu, kapalı yüzme havuzu, kum havuzu, sağlık havuzu, yüzme havuzu
YAVUZELİ
- Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
VUZUH (Kelime Kökeni: Arapça vużūḥ)
-
Açık olma durumu, açıklık, aydınlık
Bu akşam bilhassa Şevki'nin fikrindeki vuzuh onu düşündürdü. - Halide Edip Adıvar
- Açıklık
KAVUZLULAR
- Bir çeneklilerden, çiçeklerinde renkli taç yaprağı yerine kavuz denilen yeşil renkte yaprakçıklar bulunan bitki takımı
YAVUZLUK
- Yavuz olma durumu
- Yavuzca davranış
KILAVUZLUK
-
Kılavuz olma durumu, rehberlik, delalet
Hayatı sevmek için başkalarının kılavuzluğuna ihtiyacımız yoktur. - Ahmet Muhip Dranas
- Kılavuzun işi, rehberlik, delalet
- Bir gemiyi limana sokma veya limandan çıkarma işi
Ata Sözleri ve Deyimler
- kılavuzluk etmek
HAVUZLU
-
Havuzu olan
Rıza boş arsaları, ikiz pembe villaları, havuzlu bahçeyi geçti. - Haldun Taner
YAVUZCA
- Yavuz bir biçimde
KILAVUZLAMA
-
Kılavuzlamak işi
Uzaktan kılavuzlama yapılacak.
YAVUZLANMA
- Yavuzlanmak durumu
KILAVUZLAMAK
- Kılavuzluk etmek
YAVUZLANMAK
- Yavuz gibi olmak, yavuz durumuna gelmek
- Sertleşmek, çetinleşmek, kabadayılaşmak