İçinde Vur Bulunan Kelimeler
İçinde VUR olan 77 kelime bulunuyor. İçerisinde VUR geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Vur ile başlayan kelimeler. Vur ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
VURDUMDUYMAZLIK36,
14 Harfli Kelimeler
BAŞVURULABİLME30
13 Harfli Kelimeler
BAŞVURABİLMEK28
12 Harfli Kelimeler
VURDUMDUYMAZ32, BAŞVURDURMAK28, BAŞVURABİLME27
11 Harfli Kelimeler
VURGUNCULUK28, BAŞVURDURMA27, GAVURCASINA27, GAVURLAŞMAK26, BAŞVURULMAK25, SAVURGANLIK24, VURUŞKANLIK23
10 Harfli Kelimeler
GAVURLAŞMA25, SAVURGANCA25, BAŞVURULMA24, VURGULAMAK23, KAVURMALIK19, AVURTLAMAK18
9 Harfli Kelimeler
BAŞVURUCU26, BAŞVURMAK22, VURGUNLUK22, VURGULAMA22, VURUCULUK22, KAVURMACI21, VURDURMAK20, KAVURMALI18, SAVURTMAK18, AVURTLAMA17, KAVURTMAK17
8 Harfli Kelimeler
VURGUSUZ25, VURGUNCU24,
7 Harfli Kelimeler
GAVURCA21, BAŞVURU20, PAVURYA20, VURGULU20, VURUŞMA19, VURULUŞ19, KAVURGA18, KAVURUŞ18, AZNAVUR17, SAVURMA16, VURUNTU16, VURUNMA16, VURULMA16, VURMALI16, AVURTLU15, KAVURMA15
6 Harfli Kelimeler
VURUCU18, VURGUN18, VURTUT14, VURMAK14
5 Harfli Kelimeler
VURGU17, GAVUR16, VURUŞ16, VURAÇ15,
4 Harfli Kelimeler
VURU12
AVURT
- Yanağın ağız boşluğu hizasına gelen bölümü
Ata Sözleri ve Deyimler
- avurdu avurduna geçmek
- avurt (veya avurtlarını) şişirmek
- avurtları çökmek (veya birbirine geçmek)
- avurt satmak (veya avurt zavurt etmek)
Birleşik Kelimeler: avurt ünsüzü, art avurt, ön avurt
VURU
- Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen atım hareketi
SAVUR
- Mardin iline bağlı ilçelerden biri
VURUK
- Çarpık, çarpılmış
VURMA
-
Vurmak işi
O adi herife vurmana içerlemiş de değilim. - Ahmet Ümit
Birleşik Kelimeler: başvurma, usa vurma
VURTUT
-
Silahla yaratılan kargaşalık
O vurtut içinde o da gitti.
-
Uzun uzun çekişerek, sıkı pazarlık ederek
Vurtut, bir milyon liraya aldım.
VURMAK
-
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak
Masaya vurmak. Birinin başına vurmak.
-
Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor. - Refik Halit Karay
- Etkisi bir yere kadar uzanmak
- Duyulmak, hissedilmek
-
Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek
Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur. - Refik Halit Karay
-
Olumsuz yönde etkilemek
Kriz kitap dünyasını da vurdu.
-
Hızla değmek, çarpmak
Kolumu duvara vurmuşum.
-
Sürmek
Duvara boya, tahtaya cila vurmak. Yakı vurmak.
-
Takmak, koymak, bağlamak
Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler! - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Bağlama, ilişkilendirmek
Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar. - Refik Halit Karay
-
Olduğundan başka biçimde görünmek
Deliliğe vurmak.
-
Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak
Bıçak vurmak.
-
Uygulamak, basmak, koymak
Damga vurmak.
- Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak
- Amaçladığı şeye rast getirmek
-
Hızla çarpmak
Ayağını güm güm yere vurarak.
-
Silahla yaralamak, öldürmek
Bir gün kızı kurtarmışlar, ayıyı vurmuşlar. - Halide Edip Adıvar
-
Dokunmak, hasta etmek
Bizim evin bacası çekmiyor. Bütün kış, maaile kömür vuruyor bizi bu yüzden. - Nazım Hikmet
-
Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek
Dolu, bu yıl ekinlerin çoğunu vurmuş. - Fikret Otyam
-
Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak
Kalbi öylesine kopacakmış gibi vuruyordu. - Haldun Taner
- Piyango vb. çıkmak, isabet etmek
-
Desteklemek, dayamak
Akşam olunca kapının desteğini vurduk.
-
Çıkmak
Su dışarı vurdu.
-
Sırtına, omzuna yerleştirmek
Hamalın biri sırtına koca bir ayna vurmuş götürüyordu. - Haldun Taner
- Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak
- Tavla oyununda pulu kırmak
- Manevi olarak yaralamak
- İçki içmek
- Kadeh tokuşturmak
-
Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak
Birinin on milyon lirasını vurmak.
-
Çarpma işlemini yapmak
İkiyi dörde vurursak sekiz eder.
Ata Sözleri ve Deyimler
- vur abalıya
- vur aşağı tut yukarı
- vur dediyse öldür demedi
- vurduğu yerden ses gelmek
- vurdukça tozumak
- vur patlasın, çal oynasın
- vurup kafayı yatmak (veya uyumak)
Birleşik Kelimeler: vurkaç, vurtut, başvurmak, dışa vurum
AVURTLU
- Çalım satan, yüksekten atan
KAVURMA
- Kavurmak işi
-
Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et
Sinide haşlanmış ve ikiye kesilmiş yumurtalar, yeşilsoğanlar, tulum peynirleri, kavurmalar vardı. - Tarık Buğra
- Kavrulmuş olan
Birleşik Kelimeler: sac kavurması
VURAÇ
- Raket
KAVURMAK
-
Bir şeyi bir kabın içinde kendisinden başka bir malzeme koymadan pişirmek
Madenden bir kap içine bunları koyup kavuracağız. - Salâh Birsel
-
Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak
Rüzgâr ekinleri kavurdu.
-
Çok üzmek, yakmak, mahvetmek
Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
KAVURTMA
- Kavurtmak işi
SAVURMA
-
Savurmak işi
Adam ise eldivenli eliyle zırhın öbür ucuna yapışmış, delikanlıyı sağa sola savurmaya başlamıştı. - İhsan Oktay Anar
- Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme
VURUNTU
- Ateşleme bozukluğu veya yanmanın sıra dışı olması sebebiyle bir motorun içinden gelen gürültü
VURUNMA
- Vurunmak işi