İçinde Vs Bulunan Kelimeler
İçinde VS olan 51 kelime bulunuyor. İçerisinde VS geçen kelimeler ve kelime anlamları.
13 Harfli Kelimeler
GÖREVSELCİLİK33
12 Harfli Kelimeler
SAVSAKLANMAK21
11 Harfli Kelimeler
GÖREVSİZLİK31, SAVSAKLAYIŞ25, İŞLEVSİZLİK24, TAVSİYENAME21, SAVSAKLANMA20, SAVSAKLAMAK20
10 Harfli Kelimeler
TAVSİYESİZ23, SAVSAKLAMA19
9 Harfli Kelimeler
PERTAVSIZ24, MEVSİMSİZ22, ABIKEVSER19, KLAVSENCİ19, MEVSİMSEL19, MEVSİMLİK18, TAVSİYELİ18, SEVSİNLER17, TAVSATMAK17
8 Harfli Kelimeler
GÖREVSİZ28, GÖREVSEL25, İŞLEVSİZ21, EVSİZLİK18, İŞLEVSEL18, SAVSAMAK17, LAVSONİT16, TAVSAMAK16, TAVSATMA16
7 Harfli Kelimeler
HAVSALA18, ALEVSİZ17, SAVSAMA16, TAVSİYE16, EVSEMEK15, TAVSAMA15,
6 Harfli Kelimeler
MEVSUF21, TAVSİF19, TAVSIZ17, MEVSUK15, MEVSİM15, EVSEME14, SAVSAK14, KEVSER13, TEVSİK13
5 Harfli Kelimeler
EVSAF18, HAVSA16, EVSİZ15, YAVSI15, EVSEL12, EVSİN12, TEVSİ12
EVSİN
-
Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze
Avcılar evsinler yapmışlardı ağaçlıkların arasında. - Ayla Kutlu
TEVSİ (Kelime Kökeni: Arapça tevsīʿ)
- Genişletme, yayma
Ata Sözleri ve Deyimler
- tevsi etmek
KEVSER (Kelime Kökeni: Arapça kevs̱er)
- Cennette bulunduğuna inanılan kutsal ırmak, havuz veya çeşme
Ata Sözleri ve Deyimler
- Kevser gibi
Birleşik Kelimeler: abıkevser
TEVSİK (Kelime Kökeni: Arapça tevs̱īḳ)
- Belgeleme
Ata Sözleri ve Deyimler
- tevsik etmek
KLAVSEN (Kelime Kökeni: Fransızca clavecin)
- Klavyeli ve telli bir çalgı, çembalo, çimbali
EVSEME
- Evsemek durumu
SAVSAK
- İhmalkâr
EVSEMEK
- Evini, yurdunu özlemek
TAVSAMA
-
Tavsamak işi
Hafif bir tavsama karşısında sanat ve kültürü canlandıracak önlemleri almayı hayati bir ödev sayıyorlar. - Haldun Taner
MEVSUK (Kelime Kökeni: Arapça mevs̱ūḳ)
- Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen, sağlam
MEVSİM (Kelime Kökeni: Arapça mevsim)
-
Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon
Bütün bir mevsim vur patlasın çal oynasın, eğlenildi. - Sait Faik Abasıyanık
-
Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman
Yağmur mevsimi. Fırtına mevsimi.
-
Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem
Kütahya'ya bir kiraz ve Bursa'ya bir şeftali mevsiminde gitmiştim. - Aka Gündüz
-
Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi, sezon
Tiyatro mevsimi.
-
Zaman, dönem, çağ
Sevda mevsimi gelince kuşlar bin türlü teranelerle minimini göğüslerini yırtarlar. - Reşat Nuri Güntekin
-
Yaşamın bir bölümü
Yaşamın kış mevsimi yaşlılıktır.
Birleşik Kelimeler: ölü mevsim, av mevsimi, avlanma mevsimi, yağmur mevsimi
EVSİZ
-
Evi olmayan
Zavallı evsizler ne zaman başlarının üstünde bir dama kavuşacaklar diye her ağızdan bir nakarat. - Halide Edip Adıvar
- Yaşamını sokaklarda sürdüren
Birleşik Kelimeler: evsiz barksız
YAVSI
- Bir tür kene
LAVSONİT (Kelime Kökeni: Fransızca lawsonite)
- Hidratlı alüminyum ve kalsiyum çift silikatı
TAVSAMAK
-
Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek
Bütün galeyanı, bu taş gibi karşısında oturan, her an fırlayacak adam önünde tavsadı. - Nazım Hikmet