İçinde Vez Bulunan Kelimeler

İçinde VEZ olan 23 kelime bulunuyor. İçerisinde VEZ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Vez ile başlayan kelimeler. Vez ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

VEZİRPARMAĞI34, GEVEZELENMEK26

11 Harfli Kelimeler

GEVEZELENME25, VEZNEDARLIK23

10 Harfli Kelimeler

VEZİRKÖPRÜ31, MÜVEZZİLİK25, VEZİRİAZAM23, VEZNECİLİK22

9 Harfli Kelimeler

GEVEZELİK22

8 Harfli Kelimeler

VEZİNSİZ21, VEZNEDAR19, VEZİRLİK17

7 Harfli Kelimeler

VEZ22, VEZNECİ19, VEZİKÜL18, VEZİNLİ16, VEZARET16

6 Harfli Kelimeler

GEVEZE19

5 Harfli Kelimeler

VEZ20, VEZNE14, VEZİN14, VEZİR14

4 Harfli Kelimeler

ÜVEZ15

VEZNE (Kelime Kökeni: Arapça vezne)

[isim]

  • Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alınıp verilen yer

[eskimiş]

  • Terazi

VEZİN (Kelime Kökeni: Arapça vezn)

[isim]

[eskimiş]

  • Tartı

[edebiyat]

  • Ölçü

    Ben hiç vezne, kafiyeye bakmam, bu bana bir Allah vergisi, içimden gelir söylerim. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: aruz vezni, hece vezni, satranç vezni

VEZİR (Kelime Kökeni: Arapça vezīr)

[isim]

[tarih]

  • Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse
  • Satrançta, her yöne gidebilen, önemce ikinci sırada gelen taş, ferz

    Çok güzel. Şimdi ben veziri iki tane ilerletiyorum. Ne yaparsınız. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: veziriazam, vezirparmağı, vezir vüzera, başvezir

ÜVEZ

[isim]

[bitki bilimi]

  • Gülgillerden, orta boylu bir ağaç (Pirus sorbus)
  • Bu ağacın muşmulaya benzeyen yemişi

    Gülse bile gülüşünde ham ayva, muşmula veya üvez yemiş gibi bir burukluk vardır. - Refik Halit Karay

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sivrisineğe benzer bir böcek

VEZİNLİ

[sıfat]

[edebiyat]

  • Ölçülü

    Vezinli şiir.

[eskimiş]

  • Tartılı

VEZARET (Kelime Kökeni: Arapça vezāret)

[isim]

[eskimiş]

  • Vezirlik

VEZİRLİK

[isim]

  • Vezir olma durumu, vezaret

Birleşik Kelimeler: başvezirlik

VEZİKÜL (Kelime Kökeni: Fransızca vésicule)

[isim]

  • İçi su dolu kabarcık

VEZNEDAR (Kelime Kökeni: Arapça vezne + Farsça -dār)

[isim]

  • Vezneci

VEZNECİ

[isim]

  • Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar
  • Terazi yapan veya satan kimse

GEVEZE

[sıfat]

  • Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron

    Bir insanın geveze, hasis ve korkak olması kendisine yeter. - Necip Fazıl Kısakürek

[mecaz]

  • Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı

GÜVEZ

[isim]

  • Mora çalan kırmızı renk

[sıfat]

  • Bu renkte olan

    Bıyıkları tıraşlı bir uşak sağ tarafta üstü koyu güvez çuha ile kaplanmış bir kapı açtı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

VEZİNSİZ

[sıfat]

[edebiyat]

  • Ölçüsü olmayan

    Vezinsiz şiir.

[eskimiş]

  • Tartısız

VEZNECİLİK

[isim]

  • Veznecinin yaptığı iş

    Babam veznecilik yapar.

GEVEZELİK

[isim]

  • Geveze olma durumu, zevzeklik, lafazanlık

    Gevezeliklerine tam zamanında son vermişler. - Nazım Hikmet

  • Düzensiz, gelişigüzel konuşma, yazma

    Hikâyeye girmeden evvel uzun uzun gevezelikler yapmamalıyız. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gevezelik etmek