İçinde Vam Bulunan Kelimeler
İçinde VAM olan 22 kelime bulunuyor. İçerisinde VAM geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Vam ile başlayan kelimeler. Vam ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
14 Harfli Kelimeler
KIVAMLAŞTIRICI31,
13 Harfli Kelimeler
KIVAMLAŞTIRMA26, YALOVAMİSKETİ24
11 Harfli Kelimeler
DEVAMSIZLIK26, KIVAMLANMAK20
10 Harfli Kelimeler
DEVAMLILIK21, KIVAMLANMA19
8 Harfli Kelimeler
DEVAMSIZ22, KIVAMSIZ21, BERDEVAM19
7 Harfli Kelimeler
DEVAMLI17, KIVAMLI16, SIVAMAK16
6 Harfli Kelimeler
VAMPİR17, AVAMCA16, SIVAMA15
5 Harfli Kelimeler
DEVAM14, KIVAM13, AKVAM12
4 Harfli Kelimeler
VAMP15, AVAM11
AVAM (Kelime Kökeni: Arapça ʿavām)
-
Alt tabaka, havas karşıtı
Bu zihniyette olan avam değildi, bilhassa havas denilen insanlar böyle düşünüyordu. - Atatürk
AKVAM (Kelime Kökeni: Arapça aḳvām)
- Kavimler
KIVAM (Kelime Kökeni: Arapça ḳivām)
-
Sıvılarda koyuluk, yoğunluk
Bal kıvamında.
- Sıvıların koyuluk derecesi
-
Bir şeyin en uygun zaman veya durumu
Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular. - Refik Halit Karay
- Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum
Ata Sözleri ve Deyimler
- kıvamına (veya kıvama) gelmek
- kıvamını bulmak
DEVAM (Kelime Kökeni: Arapça devām)
- Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
-
Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme
Devam zorunludur.
- Ek, parça
- `Kesme, sürdür` anlamında kullanılan bir söz
Ata Sözleri ve Deyimler
- devam etmek
- devam ettirmek
SIVAMA
- Sıvamak işi
-
Sıvanır gibi üstüne kaplanmış, örtülmüş veya çok sık takılmış
Sıvama pırlanta bir taç.
- Zemini hemen hiç görülmeyecek kadar kaplanmış, örtülmüş veya takılmış olarak
-
Silme
Bardağı sıvama doldurdu.
VAMP (Kelime Kökeni: Fransızca vamp)
- Erkekleri peşinde koşturan, aşırı tavır, kıyafet veya makyajıyla bakışları üzerinde toplayan, baştan çıkarıcı kadın
KIVAMLI
- Gereken kıvamı bulmuş olan, özlü
SIVAMAK
-
Sıva ile kaplamak, sıva vurmak
Kırlangıç yapar yuvayı / Çamur sıvayı sıvayı - Anonim şiir
-
Harcı bir yere vurmak
Çimentoyu duvara sıvamak.
-
Bulaştırmak
Yüzünün bütün derisini kulaklarının arkasına kadar bir krem tabakasıyla sıvadı. - Peyami Safa
-
Okşamak, sıvazlamak
Zehra Hanım Tevfik'in ebesiydi ve onu çok severdi. Arkasını sıvardı, teselli verdi. - Halide Edip Adıvar
- Küfretmek
-
Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak
Sait elini kolunu sıvayıp ıstakozu çıtır çıtır kırmıştır. - Salâh Birsel
AVAMCA
- Avama yakışır bir biçimde
DEVAMLI
- Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan
-
Okuluna düzenli bir biçimde devam eden
Devamlı öğrenci.
-
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde
Sırtımdaki kırmızı yün hırkam devamlı su çekiyordu. - Ayla Kutlu
Birleşik Kelimeler: devamlı otlatma
VAMPİR (Kelime Kökeni: Fransızca vampire)
- İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık
- Yarasalardan, Yeni Dünya'nın tropik bölgelerinde yaşayan, kuyruksuz, kahverengi tüylü, arka bacakları yürümeye ve sıçramaya çok uygun, kan emici bir tür memeli (Vampyrus spectrum)
KIVAMLANMA
- Kıvamlanmak işi
BERDEVAM (Kelime Kökeni: Farsça ber + Arapça devām)
-
Sürmekte olan, sürüp giden
Yüz elli sene evvel türeyen bu âdet hâlâ da berdevam. - Yahya Kemal Beyatlı
KIVAMLANMAK
- Sıvılar kıvamına gelmek, koyulaşmak
- Olgunlaşmak, uygun duruma gelmek
DEVAMLILIK
- Devamlı olma durumu, süreklilik