İçinde Uşa Bulunan Kelimeler
İçinde UŞA olan 72 kelime bulunuyor. İçerisinde UŞA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Uşa ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
MERYEMANAKUŞAĞI31
13 Harfli Kelimeler
HACILARKUŞAĞI33, MEFRUŞATÇILIK29, YUMUŞATICILIK27, MUŞAMBALAŞMAK25, YUMUŞAKLAŞMAK25, BİLAKAYDUŞART23
12 Harfli Kelimeler
BOĞUŞABİLMEK29, BOZUŞABİLMEK25, MUŞAMBALAŞMA24, YUMUŞAKLAŞMA24, YUMUŞAKÇALAR23, BURUŞABİLMEK22, BULUŞABİLMEK22, YUMUŞATMALIK22, YUMUŞATILMAK22
11 Harfli Kelimeler
BOĞUŞABİLME28, GELİNKUŞAĞI27, BOZUŞABİLME24, BURUŞABİLME21, BULUŞABİLME21, YUMUŞATILMA21, KUŞAKLANMAK16
10 Harfli Kelimeler
ÇADIRUŞAĞI28, EBEMKUŞAĞI25, MEFRUŞATÇI25, MUŞAMBASIZ23, YUMUŞATICI23, YUMUŞATMAK19, YUMUŞAKLIK19, DUŞAKLAMAK17, KUŞANILMAK16, KUŞATILMAK16, KUŞAKLAMAK15, KUŞAKLANMA15
9 Harfli Kelimeler
8 Harfli Kelimeler
MEFRUŞAT19, KUŞAKSIZ17, YUMUŞAMA17, KUŞADASI16, KUŞANMAK13, KUŞATMAK13
7 Harfli Kelimeler
HURUŞAN16, DUŞANBE15, KUŞANIŞ15, KUŞATIŞ15, MUŞAMBA15, YUMUŞAK15, KUŞAKLI12, KUŞANMA12, KUŞANTI12, KUŞATMA12, UŞAKLIK12
6 Harfli Kelimeler
UŞAKLI11, KUŞANE10
5 Harfli Kelimeler
DUŞAK11, KUŞAK9
4 Harfli Kelimeler
GUŞA12, UŞAK8
UŞAK
- Çocuk
-
Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek
Kim bilir bu Anadolu uşaklarının her birinde ne cevherler vardır. - Cahit Sıtkı Tarancı
-
Erkek hizmetçi
Sağda, duvar kıyısında ahır, arabacı, uşak odaları var. - Yusuf Atılgan
-
Tayfa
Bir haykırma duyuldu. Uşakları koşturdum. Simit attırdım denize ama deniz geri vermedi. - Zeyyat Selimoğlu
Birleşik Kelimeler: uşakkapan, oğul uşak, çadıruşağı, yalı uşağı
- Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KUŞAK
-
Bele sarılan uzun ve enli kumaş
Emin olmak için kuşağından bir ayna çıkarıp camı bile çizdi. - İhsan Oktay Anar
- Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ
- Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri
-
Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge
İklim kuşakları. Zaman kuşakları.
-
Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı
Isı kuşak.
-
Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu
Daha çok yeni kuşak şairlerin ürünlerine yer veriyoruz. - Ahmet Ümit
- Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm
- Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler
-
Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi
Çizgi film kuşağı.
-
Yaklaşık yirmi beş otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon
Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir. - Falih Rıfkı Atay
Birleşik Kelimeler: kuşak bağlama, ılıman kuşak, ısı kuşak, orta kuşak, sıcak kuşak, şal kuşak, tropikal kuşak, yeşil kuşak, ağız kuşağı, Burçlar Kuşağı, dalga kuşağı, deprem kuşağı, ebekuşağı, ebemkuşağı, gayret kuşağı, gelinkuşağı, gökkuşağı, hacılarkuşağı, küre kuşağı, meryemanakuşağı, orman kuşağı, reklam kuşağı, ses kuşağı, yağmur kuşağı
KUŞANE (Kelime Kökeni: Türkçe kuş + Farsça ḫāne)
- Özellikle kuş etlerini pişirmekte kullanılan, yayvan, küçük tencere
UŞAKLI
- Uşak ilinden olan kimse
DUŞAK
- Hayvanın iki ayağını iple bağlayarak yapılan köstek
KUŞAKLI
-
Kuşağı olan
Kıpkızıl ve gırtlaktan aşağı kuşaklı gömlek, tuhaf bir kasket ve elde silah! - Aka Gündüz
KUŞANMA
- Kuşanmak işi
Birleşik Kelimeler: kılıç kuşanma
KUŞANTI
- Giyecek, kuşanılacak şey
KUŞATMA
- Kuşatmak işi
-
Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme, abluka, ihata, muhasara
Ne yapsa, nereye gitse bu kuşatmadan kurtulamıyordu bir türlü. - Yaşar Kemal
UŞAKLIK
-
Uşak olma durumu
Uşaklık, ayvazlık istihkakın yokken bu rütbeye gelmişsin. - Namık Kemal
- Birinin, kendi öz saygısı pahasına başkasına yaptığı hizmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- uşaklık etmek
GUŞA
- Guatr
KUŞANMAK
- Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak
-
Giyinmek
Takkesini geçirmiş, entarisini kuşanmış, elma soyuyordu. - Aka Gündüz
KUŞATMAK
-
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu. - Necati Cumalı
- Çevrelemek, çokça bulunmak
-
Kaplamak
Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı.
- Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak
KUŞAKLAMA
- Kuşaklamak işi
- Kuşak biçiminde
KUŞAKLAMAK
- Kuşaklarla sağlamlaştırmak