İçinde Uş Bulunan 11 Harfli Kelimeler

İçerisinde UŞ olan 11 harfli 39 kelime bulunuyor. İçinde olan 11 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Uş ile başlayan 11 harfli kelimeler. uş ile biten 11 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BAŞÇAVLUK30, BOZUVERME29, BOĞABİLME28, ÜSTÇAVLUK28, GELİNKAĞI27, BURUVERME26, BULUVERME26, BOZABİLME24, DOLMÇULUK24, KOVTURMAK24, SAVTURMAK24, DONDURULM23, KAVTURMAK23, OLUMCULUK23, SORTURUCU23, VURKANLIK23, KURTULSUZ22, KKUSUZLUK22, RÖTLATMAK22, BURABİLME21, BULABİLME21, KOŞTURMAK21, UYTURULMA21, YUMATILMA21, BURTURMAK20, BULTURMAK20, OLTURULMA19, SOKTURMAK19, SORTURMAK19, TUTULMLUK19, KOKTURMAK18, KONTURMAK18, MTULANMAK18, TOKTURMAK18, TUTTURMAK18, KONLANMAK17, KONKANLIK17, KKULANMAK17, KAKLANMAK16

KUŞAKLANMAK

[nesnesiz]

  • Kuşaklama işine konu olmak

[mecaz]

  • Çepeçevre sarılmak

    İstanbul, gecenin karanlığını bir cadde genişliğinde delip geçen bir ışık çemberiyle kuşaklanmıştı. - Falih Rıfkı Atay

KONUŞLANMAK

[nesnesiz]

[askerlik]

  • Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek

KONUŞKANLIK

[isim]

  • Konuşkan olma durumu

KUŞKULANMAK

[nesnesiz]

  • Kuşku içinde bulunmak, kuşku duymak, şüphelenmek

    Bu sükûttan kuşkulanan Mebrure, yarı beline kadar hastanın üstüne düşerek elini yakaladı. - Peyami Safa

KOKUŞTURMAK

[-i]

  • Kokuşmasına sebep olmak

KONUŞTURMAK

[-i]

  • Konuşmasını sağlamak, konuşmasına yol açmak

    Karagözcü hem görüntüleri hareket ettirir hem de her kişinin özelliğine göre sesini değiştirerek her birini ayrı ayrı konuşturur. - Metin And

[mecaz]

  • Bir müzik aletini çok güzel çalmak

    Piyanoyu konuşturuyor.

MUŞTULANMAK

[nesnesiz]

  • Sevinçli bir haber verilmek, müjdelenmek

TOKUŞTURMAK

[-i]

[-le]

  • Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak

    Limonata bardaklarını içki kadehi gibi tokuşturarak fevkalade neşeleniyor görünür. - Reşat Nuri Güntekin

TUTUŞTURMAK

[-i]

  • Tutuşmalarını veya tutuşmasını sağlamak

    Mutfakta maltız zaten yanmaktadır, anne iki gözlü ocağı da tutuşturuyor. - Tarık Buğra

[-e]

[-i]

  • Karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin ansızın vermek

    Kadın mutfaktan alıp geldiği fileyi erkeğin eline tutuşturdu. - Necati Cumalı

[mecaz]

[-de]

  • Coşturmak, çok heyecanlandırmak

    Saz sesleri ... eski hislerimizin küllerini savurur, gizli ateşlerini üfler ve içimizde tekrar tutuştururdu. - Abdülhak Şinasi Hisar

OLUŞTURULMA

[isim]

  • Oluşturulmak işi

    Şimdilik, bu amaçla özel bir komisyonun hazırlığı niteliğinde bir kurul oluşturulmasını öneriyorum. - Nazım Hikmet

SOKUŞTURMAK

[-e]

[-i]

  • Dar bir yere zorla veya iterek sokmak

[mecaz]

  • Belli etmeden kötü bir malı vermek

    Manav çürük elmaları sokuşturup çocuğa verdi.

[mecaz]

  • Bir sözü kırıcı olmak amacıyla tekrar tekrar söylemek

    İkide birde başlarında Selman gibi adamlar olduğunu sokuşturuyordu. - Halide Edip Adıvar

SORUŞTURMAK

[-i]

  • Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak, araştırmak

    Paramıza mı göz dikiyorlar hele bir inceden inceye soruşturalım. - Aka Gündüz

TUTULMUŞLUK

[isim]

  • Tutulmuş olma durumu

BURUŞTURMAK

[-i]

  • Buruşuk duruma getirmek

    Az kalsın açmadan onu da buruşturup atacaktı. - Osman Aysu

BULUŞTURMAK

[-i]

[-le]

  • Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek