İçinde Uy Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde UY olan 6 harfli 40 kelime bulunuyor. İçinde UY olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Uy ile başlayan 6 harfli kelimeler. uy ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HAYHUY19, HUYSUZ18, DUYGUN16, UYUY16, DUYGAN15, UYUŞUM15, KUYUCU14, OKUY14, UYKUCU14, UYMACI14, UYUŞUK14, UYUŞMA14, UYUZLU14, BUYURU13, DUYURU13, UYARIŞ13, UYARCI13, UYANIŞ13, UYMACA13, BUYRUK12, BUYMAK12, DUYSAL12, DUYMAK12, SUYOLU12, UYUMLU12, UYARIM11, UYKULU11, UYULMA11, UYUTMA11, UYUNTU11, UYUNMA11, UYUMAK11, KUYMAK10, KUYRUK10, UYARTI10, UYARMA10, UYANMA10, UYANIK10, UYAKLI10, UYARAN9

UYARAN

[sıfat]

  • Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih
  • Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı

    Kahve, uyaran maddelerden biridir.

[isim]

  • Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı

KUYMAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Mısır unu, tereyağı, peynir ve su ile yapılan bir yemek

KUYRUK

[isim]

  • Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ
  • Bu organa benzeyen uzantı

    Uçağın kuyruğu. Gelinliğin kuyruğu.

  • Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti
  • Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı
  • Başın arkasına toplanmış saç demeti
  • Bir harfin bitiş kısmındaki kavisli kısa çizgi

[mecaz]

  • İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi

[alay yollu]

  • Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse

    Falanca kuyruğu ile birlikte geliyor.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kuyruğa girmek
  • kuyruğu dikmek
  • kuyruğuna basmak
  • kuyruğuna teneke bağlamak
  • kuyruğunu kısmak
  • kuyruğunu kıstırmak
  • kuyruğunu tava sapına çevirmek
  • kuyruğu sıkışmak (veya kapana kısılmak)
  • kuyruğu titretmek
  • kuyruk çekmek
  • kuyruk olmak
  • kuyruk sallamak
  • kuyruk yapmak

Birleşik Kelimeler: kuyruk acısı, kuyrukkakan, kuyruk kemiği, kuyruksallayan, kuyruk sokumu, kuyruksüren, kuyruk yağı, akkuyruk, çatalkuyruk, dikkuyruk, kamçıkuyruk, kepçe kuyruk, kıl kuyruk, kılıçkuyruk, kılkuyruk, kızılkuyruk, sarıkuyruk, sivrikuyruk, uzunkuyruk, yağlı kuyruk, aslankuyruğu, atkuyruğu, farekuyruğu, itkuyruğu, katırkuyruğu, kırlangıçkuyruğu, köpekkuyruğu, sıçankuyruğu, sığırkuyruğu, tavuskuyruğu, tilkikuyruğu

UYARTI

[isim]

[halk ağzında]

  • Uyarmak için söylenen söz, uyarı, ihtar
  • Uyaran kimse veya şey

UYARMA

[isim]

  • Uyarmak işi, ihtar, tembih

    Birinin çıkıp onu uyarmasına, nasıl göründüğünü söylemesine ihtiyacı vardı. - Elif Şafak

[biyoloji]

  • Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi

Birleşik Kelimeler: uyarma komutu

UYANMA

[isim]

  • Uyanmak durumu, intibah

    Hayalperest kendi âlemine dalmışken uyanmasına imkân yoktur. - Sait Faik Abasıyanık

  • Uyku durumundan çıkma

    Homurdanarak derin ve tatlı bir sabah uykusundan uyanmaya çalışıyor. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

UYANIK

[sıfat]

  • Uyumamış, bidar

    Uyuyor mu uyanık mı kestiremiyor, uykuyla uyanıklığın sınırlarını bulamıyordu. - Attila İlhan

  • Uykudan uyanmış

[mecaz]

  • Açıkgöz, kurnaz, cingöz

    Ayrıca son derece zeki ve uyanık bir genç kız vardı. - Haldun Taner

[mecaz]

  • Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız

[mecaz]

  • Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili

    Zeki ve uyanık kişilerle dostluk kadar iyi bir şey olamaz. - Salâh Birsel

Birleşik Kelimeler: uyur uyanık

UYAKLI

[sıfat]

[edebiyat]

  • Uyağı bulunan, kafiyeli, mukaffa

UYARIM

[isim]

[biyoloji]

  • Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki, tembih
  • Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme

UYKULU

[sıfat]

  • Uyku gereksinimi olan

    Gözleri her zaman uykuludur. - Sait Faik Abasıyanık

  • Uyku sersemi olan

    Uykulu gözlerini kırpıştırarak çöp tepelerine doğru yürüdüler. - Lâtife Tekin

[zarf]

  • Uyku sersemi olarak

Birleşik Kelimeler: uykulu uykulu

UYULMA

[isim]

  • Uyulmak işi

UYUTMA

[isim]

  • Uyutmak işi

UYUNTU

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Uyuşuk, tembel, miskin

UYUNMA

[isim]

  • Uyunmak durumu

UYUMAK

[nesnesiz]

  • Uyku durumunda olmak
  • İlaç etkisiyle ağrı duymayacak kadar derin uykuya dalmak

    Hasta uyuyunca ameliyata alınacak.

[mecaz]

  • İşlem görmemek, durgun kalmak, el sürülmemek

    Bu eski gururu ta canevinde uyurmuş meğer. - Tarık Buğra

[mecaz]

  • Çevresindeki olayları fark etmemek, görmemek

    Ben de sizler gibi adam olurdum, okurdum; okumak bilsem okurdum da uyumazdım. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • uyuyan yılanın kuyruğuna basmak