İçinde Uva Bulunan 10 Harfli Kelimeler

İçerisinde UVA olan 10 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde UVA olan 10 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "uva ile biten 10 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BURJUVALIK30, YUVARÖLÇER28, ÇUVALLAYIŞ26, ÇUVALCILIK25, DUVARCILIK24, DUVAKÇILIK24, YUVARLACIK23, YUVARLANIŞ23, KRUVAZİYER22, ÇUVALLATMA21, ÇUVALLANMA21, ÇUVALLAMAK21, MUVAZENELİ21, REPERTUVAR21, DUVAKLANMA20, DUVAKLAMAK20, YUVALANMAK20, YUVARLAMAK20, YUVARLANMA20, YUVARLATMA20, MUVAKKATEN18

MUVAKKATEN (Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳaten)

[zarf]

[eskimiş]

  • Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak

    Muvakkaten onu nöbetçi asistanın odasına yatırmışlar. - Peyami Safa

DUVAKLANMA

[isim]

  • Duvak örtünme

DUVAKLAMAK

[-i]

  • Başını ve yüzünü duvakla örtmek

YUVALANMAK

[nesnesiz]

  • Ev bark, yuva sahibi olmak, yuva kurmak

[askerlik]

  • Silah, görünmeyecek bir biçimde gizlenmek

[mecaz]

  • Bir yerde birikmek, toplanmak

    Bu isim bana bir zamanlar İstanbul'un en kirli âlemlerinde yuvalanmış bir simayı hatırlattı. - Halit Ziya Uşaklıgil

YUVARLAMAK

[-e]

  • Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek

    Balta ve küskü ile onu kaldırır, aşağıya yuvarlarız. - Refik Halit Karay

[-i]

  • Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek

[-e]

[-i]

  • Hızla düşürmek, devirmek

    Bir çelmede adamı yere yuvarladı.

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek

    Bu meslekte neler gördük biz diye yuvarlayarak lafı değiştiriyorum. - Ahmet Ümit

[nesnesiz]

[teklifsiz konuşmada]

  • İnanılmayacak yalanlar söylemek

[nesnesiz]

[teklifsiz konuşmada]

  • İstekle ve çabucak yemek veya içmek

    Birbiri ardınca bilmem kaç şişe bira yuvarlamış. - Attila İlhan

[-i]

  • Kelimelerin bazı seslerini söylememek

    Kendine has, kelimelerin son hecelerini yuvarlaya yuvarlaya, yumuşak bir konuşma tarzı vardı. - Emine Işınsu

[-i]

  • Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek

YUVARLANMA

[isim]

  • Yuvarlanmak işi

YUVARLATMA

[isim]

  • Yuvarlatmak işi

ÇUVALLATMA

[isim]

  • Çuvallatmak işi

ÇUVALLANMA

[isim]

  • Çuvallanmak işi

ÇUVALLAMAK

[nesnesiz]

  • Çuvala doldurmak

[argo]

  • Başaramamak

MUVAZENELİ

[sıfat]

  • Dengeli, ölçülü

    Beyaz kalın boynu üzerinde kafası çok muvazeneli, çok yerinde, çok erkek görünüyor. - Abdülhak Şinasi Hisar

[mecaz]

  • Davranışları ölçülü olan

    Birinci ciltte garip, kaçık, bön, saf gördüğümüz Don Kişot, ikinci ciltte nasihatçi, oldukça muvazeneli bir adam oluyor. - Ömer Seyfettin

REPERTUVAR (Kelime Kökeni: Fransızca répertoire)

[isim]

  • Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi

    Atılacak bu ilk adımdan sonra repertuvar meselesi kalır. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi

    Repertuvarında bir tek piyes vardı denilebilir. - Elif Şafak

  • Birikim

    Evrenin zengin repertuvarı onun tükenmez ilham kaynağıdır. - Haldun Taner

[müzik]

  • Dağarcık

KRUVAZİYER (Kelime Kökeni: Fransızca croisière)

[isim]

[denizcilik]

  • Büyük gezinti gemisi

YUVARLACIK

[sıfat]

  • Küçük ve yuvarlak

    Nil, yuvarlacık kalçalarına seyredenlerle alay eden bir eda vermeyi bilmişti. - Refik Halit Karay

YUVARLANIŞ

[isim]

  • Yuvarlanma işi

    Nihat'ın yuvarlanışını gördükleri zaman kısık kısık bir kahkaha koyuvermişlerdi. - Peyami Safa