İçinde Utu Bulunan Kelimeler

İçinde UTU olan 102 kelime bulunuyor. İçerisinde UTU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Utu ile başlayan kelimeler. Utu ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

RUTUBETLENDİRME22

13 Harfli Kelimeler

RUTUBETSİZLİK21, RUTUBETLENMEK18

12 Harfli Kelimeler

TUTUCULAŞMAK22, KORKUTUCULUK20, RUTUBETLENME17

11 Harfli Kelimeler

AVUTUVERMEK26, KUTUPLAŞMAK21, SUKUTUHAYAL21, TUTUCULAŞMA21, TUTUMSUZLUK20, TUTUKSUZLUK19, TUTULMUŞLUK19, KUTUPLANMAK18, TUTULMAZLIK18, TUTUŞTURMAK18, TUTUKLATMAK14, TUTUKLANMAK14

10 Harfli Kelimeler

AVUTUVERME25, SOĞUTULMAK22, KUTUPLAŞMA20, UYUTUCULUK20, RUTUBETSİZ18, KUTUPLANMA17, TUTUŞTURMA17, TUTUKLANIŞ16, TUTUMLULUK15, KURUTULMAK14, TUTUKLULUK14, KUTULANMAK13, TUTUKLAMAK13, TUTUKLANMA13, TUTUKLATMA13

9 Harfli Kelimeler

SOĞUTULMA21, AVUTULMAK18, KUTULAYIŞ17, KORKUTUCU16, KUTUCULUK16, TUTUCULUK16, YAKUTUMSU16, KUTULANIŞ15, UYUTULMAK15, KURUTULMA13, OKUTULMAK13, RUTUBETLİ13, UNUTULMAK13, KUTULAMAK12, KUTULANMA12, TUTUKLAMA12

8 Harfli Kelimeler

SOĞUTUCU23, AVUTULUŞ20, AVUTULMA17, TUTUKEVİ16, TUTUMSUZ16, KURUTUCU15, KUTUPSAL15, TUTUKSUZ15, TUTULMUŞ15, TUTULMAZ14, TUTUŞMAK14, UYUTULMA14, YUTULMAK13, OKUTULMA12, UNUTULMA12, KUTULAMA11, TUTUKLUK11, TUTULMAK11, TUTUNMAK11, KARAKUTU10

7 Harfli Kelimeler

SOĞUTUŞ21, AVUTUCU19, UYUTUCU16, KURUTUŞ13, TUTUNUŞ13, TUTULUŞ13, TUTUŞMA13, YUTULMA12, RUTUBET11, TUTUMLU11, TUTULUM11, TUTUNMA10, TUTULMA10, TUTUKLU10, TUTURUK10, UTULMAK10

6 Harfli Kelimeler

AVUTUŞ17, KUTUCU12, OKUTUŞ12, TUTUCU12, KUTULU9, TUTULU9, UTULMA9

5 Harfli Kelimeler

HUTUT11, KUTUP11, TUTUŞ10, YUTUM10, TUTUM8, KUTUR7, NUTUK7, TUTUK7

4 Harfli Kelimeler

KUTU6, TUTU6

KUTU (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap

    Enfiyesini, üstü mineli bir kutudan çekerdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

[sıfat]

  • Bu kabın alabildiği miktarda olan

    Tam bir kutu çorabı tıkıştırdılar koltuğumun altına. - Nazım Hikmet

  • Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap

[mecaz]

  • Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz

    Akıl kutusu. Fesat kutusu.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kutu gibi

Birleşik Kelimeler: kutu kutu, camekânlı kutu, kapalı kutu, karakutu, kara kutu, akıl kutusu, batarya kutusu, boya kutusu, ecza kutusu, kalem kutusu, mücevher kutusu, posta kutusu, sorgu kutusu, şikâyet kutusu, vites kutusu, yağ kutusu, yakınma kutusu, zemberek kutusu

TUTU

[isim]

[ticaret]

  • Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tutuya bırakmak (veya koymak)

KUTUR (Kelime Kökeni: Arapça ḳuṭr)

[isim]

[eskimiş]

[matematik]

  • Daire ve kürede çap
  • Köşegen

Birleşik Kelimeler: nısıf kutur

NUTUK (Kelime Kökeni: Arapça nuṭḳ)

[isim]

  • Söz, konuşma

    Onun nutkundan sonra bu meselenin artık münakaşa edilmemesi, bitmesi lazımdı. - Memduh Şevket Esendal

  • Söylev

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nutku tutulmak
  • nutuk atmak (veya çekmek)
  • nutuk vermek

TUTUK

[sıfat]

  • Akıcı, rahat konuşamayan

    Önce benim sonra kardeşimin elini avuçlarının arasına alıp tutuk ama heyecansız bir sesle yakında yeniden evleneceğini söyledi. - Elif Şafak

  • Eski işlevini göremez duruma gelmiş

    Ne var ki banyo kapısının sürgüsü tutuk, kilidi de kırık olduğundan, kolu indirerek dışarı çıkmayı başarmıştı her seferinde. - Elif Şafak

  • Olması gereken gibi olmayan

    Millî takım bugünlerde tutuk.

  • Bir organ hareket edemez olmuş

    Geçen gün beni dövdüler. Boynum, omuzlarım hâlâ tutuk. - Attila İlhan

  • Kısılmış, kesik

    Ağır ağır ve tahtalar arasında boğulan tutuk akislerle yükseliyordu. - Peyami Safa

[hukuk]

  • Tutuklu
  • Kapalı, tıkalı
  • Sıkıntılı

    Bu tutuk hava içinde saat ona doğru Meclisin zili uzun uzun çaldı. - Ruşen Eşref Ünaydın

[mecaz]

  • Durgun, çekingen, sıkılgan

    Bu babadan geçme derviş huyum, hoşgörüm yüzünden tutuk oluşumu anlamıyorlar. - Nezihe Meriç

Birleşik Kelimeler: tutukevi, dili tutuk

TUTUM

[isim]

  • Tutulan yol, tavır

    Dil bir bakış, görmede bir tutum, belli bir algılama biçimidir. - Nermi Uygur

  • Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi

KUTULU

[sıfat]

  • Kutusu olan

Birleşik Kelimeler: kutulu telefon

TUTULU

[sıfat]

  • Tutulmuş

    Bizim takımda bütün yerler evvelden tutulu idi. - Haldun Taner

[ticaret]

  • Tutu olarak alınmış, ipotekli

Birleşik Kelimeler: tutulu satış

UTULMA

[isim]

  • Utulmak işi

KARAKUTU

[isim]

  • Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç

TUTUNMA

[isim]

  • Tutunmak işi

TUTULMA

[isim]

  • Tutulmak işi
  • Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite

[gök bilimi]

  • Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı

Birleşik Kelimeler: Ay tutulması, gün tutulması, Güneş tutulması

TUTUKLU

[sıfat]

[hukuk]

  • Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf

    Bir hafta süreyle durmaksızın işkence ettiği tutuklusunun yüzüne bile bakmamıştı. - Osman Aysu

TUTURUK

[isim]

[halk ağzında]

  • Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler

[sıfat]

  • Çok ekşi

UTULMAK

[-e]

[halk ağzında]

  • Utma işi yapılmak veya utma işine konu olmak