İçinde Utt Bulunan Kelimeler

İçinde UTT olan 21 kelime bulunuyor. İçerisinde UTT geçen kelimeler ve kelime anlamları.

11 Harfli Kelimeler

YUTTURULMAK17, TUTTURUKLUK15, TUTTURMALIK15

10 Harfli Kelimeler

YUTTURMACA18, YUTTURULMA16, OKUTTURMAK14, UNUTTURMAK14

9 Harfli Kelimeler

TUTTURGAÇ18, YUTTURMAK14, OKUTTURMA13, UNUTTURMA13, TUTTURMAK12

8 Harfli Kelimeler

MUTTASIF18, TUTTURUŞ14, TUTTURAÇ13, YUTTURMA13, MUTTASIL12, TUTTURMA11, TUTTURUK11, MUTTARİT10

7 Harfli Kelimeler

MUTTALİ9

MUTTALİ (Kelime Kökeni: Arapça muṭṭaliʿ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • muttali olmak

MUTTARİT (Kelime Kökeni: Arapça muṭṭarid)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Tekdüze

TUTTURMA

[isim]

  • Tutturmak işi

    Annem pek yorgun bir saatinde değilse bu tutturmalarıma sabır gösterirdi. - Adalet Ağaoğlu

TUTTURUK

[sıfat]

  • İnatçı, takıntılı

TUTTURMAK

[-e]

[-i]

  • Tutmasını sağlamak

[nesnesiz]

  • Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak

    Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum - Orhan Veli Kanık

[nesnesiz]

  • Aklına koyup direnmek, ısrar etmek

    Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor. - Memduh Şevket Esendal

[-e]

[-i]

  • Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak

[nesnesiz]

  • Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek

    Taşı fırlattı ama tutturamadı. - Halikarnas Balıkçısı

[-i]

  • Takip etmek

    Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi. - Memduh Şevket Esendal

MUTTASIL (Kelime Kökeni: Arapça muttaṣil)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Bitişik, yan yana olan

[zarf]

  • Aralık vermeden, aralıksız, durmadan, biteviye

    Yalnız birçok nefer yırtık, fersude eşyayı muttasıl at, eşek, öküz arabalarına yükletiyorlardı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

OKUTTURMA

[isim]

  • Okutturmak işi

UNUTTURMA

[isim]

  • Unutturmak işi

TUTTURAÇ

[isim]

  • Bir şeyin bağlanıp tutturulduğu nesne

YUTTURMA

[isim]

  • Yutturmak işi

OKUTTURMAK

[-e]

[-i]

  • Okutma işini yaptırmak

UNUTTURMAK

[-e]

[-i]

  • Unutmasına yol açmak veya unutmasını sağlamak

    Azrail ala canını, unuttura her sanını / Kara toprağa tenini kararlar bir eyyam gelir - Yunus Emre

YUTTURMAK

[-e]

[-i]

  • Yutma (I) işini yaptırmak veya yutmasını sağlamak

[-i]

  • Kandırmak, aldatmak

    Çölde karıncalar tosbağaları taşır, bunlar nedir ki diye bir yalan uyduruyor, oğluna yutturuyordu. - Refik Halit Karay

TUTTURUŞ

[isim]

  • Tutturma işi

TUTTURUKLUK

[isim]

  • Tutturuk olma durumu

    Onun bu tutturukluğunu ve inadını en iyi anlayan Morris'ti. - Murathan Mungan