İçinde Ur Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde UR olan 6 harfli 148 kelime bulunuyor. İçinde UR olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ur ile başlayan 6 harfli kelimeler. ur ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FAĞFUR26, MAĞFUR21, PANJUR20, BONJUR19, ABAJUR18, FURGON18, HURUFİ18, MAJURO18, VURUCU18, VURGUN18, AJURLU17, HURAFE17, MAĞDUR17, YOĞURT17, YAĞMUR17, BURGAÇ16, JURNAL16, URLU16, CUMHUR16, FLURYA15, MEŞHUR15, MAHCUR15, MAĞRUR15, MAHZUR15, PAPURA15, ZUHURİ15, BULGUR14, ÇURÇUR14, ÇİPURA14, DURUCU14, DURGUN14, MENFUR14, ŞAHTUR14, URAĞAN14, VURTUT14, VURMAK14, CURACI14, BUYURU13, BURHAN13, ÇARÇUR13, DUYURU13, FATURA13, GURBET13, MURGUL13, MAHSUR13, MAHMUR13, MECBUR13, OBURCA13, OMURGA13, SİMURG13, SUNGUR13, TURGAY13, TEKFUR13, URUM13, URDUCA13, CARCUR13, BURNAZ12, BURDUR12, BURÇAK12, DÜSTUR12, KURUCU12, MEZMUR12, NURSUZ12, OTUR12, ŞUURLU12, ŞURASI12, ŞURADA12, TURGOR12, URMA12, ASURCA11, BURSLU11, BURASI11, BURADA11, KURACI11, KURGAN11, KURŞUN11, LANGUR11, LAHURİ11, MEŞKUR11, MEZURA11, MEZKUR11, MENŞUR11, NURHAK11, OTOBUR11, PARKUR11, ŞURALI11, TURUNÇ11, TURİZM11, TURHAL11, BURKUK10, BURKMA10, BURALI10, BURMAK10, DİSKUR10, DURMAK10, DESTUR10, ETOBUR10, KURNAZ10, KURMAY10, KAMBUR10, KANCUR10, MURDAR10, OSURUK10, OSURMA10, OTURUM10, SABURA10, TAMBUR10, USKURU10, URODEL10, URBALI10, URANÜS10, ZARURİ10, AKYURT9, BİLLUR9, KURADA9, KURBAN9, KURULU9, KURUMA9, KALBUR9, MESTUR9, MESRUR9, MAMURE9, MEMURE9, MENSUR9, MASURA9, MASTUR9, NALBUR9, OTURMA9, ONURLU9, TABURE9, USTURA9, ANAMUR8, KONKUR8, KONTUR8, KURALI8, KURAMA8, KURMAK8, KURSAK8, KURTLU8, MURANA8, OTURAK8, SURETA8, SANTUR8, TURİST8, NURANİ7, NATURA7, TURANİ7, KUR'an6

NURANİ (Kelime Kökeni: Arapça nūrānī)

[sıfat]

  • Işıklı, nurlu

    Bu nurani adamın sözleri dağılan içimi toplamama yardım etti. - Kemal Bilbaşar

[mecaz]

  • Saygı uyandıran

    Nurani, babacan, hoşlanılır bir ihtiyar olamazsın. - Refik Halit Karay

NATURA (Kelime Kökeni: İtalyanca natura)

[isim]

  • İnsanın yaradılış özelliği

    Biraz da hastanın naturasını kollamadan ilaç yazar. - Reşat Nuri Güntekin

TURANİ (Kelime Kökeni: Farsça tūrān + Arapça -ī)

[isim]

[eskimiş]

  • Turanlı

ANAMUR

[isim]

  • Mersin iline bağlı ilçelerden biri

KONKUR (Kelime Kökeni: Fransızca concours)

[isim]

[spor]

  • Yarışma

KONTUR (Kelime Kökeni: Fransızca contour)

[isim]

  • Resimde nesneyi belirgin gösteren çevre çizgisi

    Bu ışık onların olanca konturlarını, ayrıntılarını ortaya çıkarır. - Haldun Taner

KURALI

[sıfat]

[askerlik]

  • Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker)

    Seferberlik başladığı zaman dertli analar nafakasını yok pahasına tefecilere satıyor, kuralı çocuklarına yol parası yetiştiriyorlardı. - Ruşen Eşref Ünaydın

KURAMA

[isim]

  • Türkistan'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse

KURMAK

[-i]

  • Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek

    Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. - Falih Rıfkı Atay

  • Hazırlamak

    Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! - Refik Halit Karay

  • Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek

    Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. - Haldun Taner

  • Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak

    Turşu kurmak.

  • Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek

    Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? - Orhan Seyfi Orhon

  • Yapmak, inşa etmek

    Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. - Nurullah Ataç

  • Yapmak, oluşturmak

[ticaret]

  • Ortaklık sağlamak
  • Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek

    Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. - Tarık Buğra

  • Bir araya getirmek, toplamak

    Divan kurmak.

  • Düşünmek

    Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. - Sait Faik Abasıyanık

  • Aklına koymak

    O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.

  • Zihinde büyütmek

    Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. - Halide Edip Adıvar

  • Sağlamak, oluşturmak

    Dostluk kurmak. İlişki kurmak.

[mecaz]

  • Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek

KURSAK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ

[hayvan bilimi]

  • Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı
  • Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılan veya ona benzetilen şişkin şey

    Düdüğün kursağı patlamış.

[halk ağzında]

  • Boğaz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kursağında kalmak

KURTLU

[sıfat]

  • İçinde kurt bulunan, kurtlanmış

    Bunlar düşmüş, buruşmuş, iyi değil, kurtludurlar. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yerinde rahat duramayan, sürekli kıpırdanan (kimse)

MURANA (Kelime Kökeni: Latince)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı (Muraena)

OTURAK

[isim]

  • Oturulacak yer veya şey
  • Alçak iskemle

    Üstüne konulan tandır oturağı çok kalın ve çok sağlam tahtadan fırınlanarak yapılmıştı. - Ayla Kutlu

  • Bir şeyin yere gelen tarafı, taban
  • Ördek
  • İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti
  • Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm

[sıfat]

  • Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm

[denizcilik]

  • Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta

Birleşik Kelimeler: oturak âlemi, oturak kündesi

SURETA (Kelime Kökeni: Arapça ṣūretā)

[zarf]

  • Görünüşe göre, görünüşte
  • Yalandan

SANTUR (Kelime Kökeni: Farsça sentūr)

[isim]

[müzik]

  • Kanuna benzeyen, tokmaklarla çalınan bir tür telli çalgı

    Saz takımında cızgara denilen ensiz, dikdörtgen bir kemanla santur da yer alır. - Salâh Birsel