İçinde Uma Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde UMA olan 7 harfli 26 kelime bulunuyor. İçinde UMA olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Uma ile başlayan 7 harfli kelimeler. uma ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
SOĞUMAK18,
TARUMAR (Kelime Kökeni: Farsça tārmār)
- Dağınık, karışık, perişan
Ata Sözleri ve Deyimler
- tarumar etmek
- tarumar olmak
KURUMAK
-
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek
Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu. - Halide Edip Adıvar
-
Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek
Bu ulu ağaç yerlerde sürüne sürüne kurudu ve etrafını dikenler, ısırganlar bürüdü. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
-
Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak
Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
-
Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek
Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu. - Refik Halit Karay
-
Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak
Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın. - Memduh Şevket Esendal
- Çok susamak
KORUMAK
-
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. - Orhan Seyfi Orhon
-
Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek
Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu. - Reşat Enis
-
Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek
Yurdu korumak.
-
Tehlikeli, zararlı durumları önlemek
İlaçla meyveleri korudu.
-
Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek
Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi.
-
Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek
Geleneklerini koruyorlar.
-
Karşılamak, denk gelmek
Bu işin geliri masrafını korumaz.
MALUMAT (Kelime Kökeni: Arapça maʿlūmāt)
-
Bilgi
Bu hakikatler artık çocukların bildikleri en basit malumat sırasına geçmiştir. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ata Sözleri ve Deyimler
- malumat almak
- malumat edinmek
- malumat vermek
Birleşik Kelimeler: malumat sahibi
KUMANYA (Kelime Kökeni: İtalyanca compagna)
-
Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık
Her sabah dağarcığına kumanyasını kor, çıngıraklı kara keçilerini patikalardan dağ aralıklarına sürerdi. - Halikarnas Balıkçısı
- Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek
KUMKUMA (Kelime Kökeni: Arapça ḳumḳume)
- Küçük testi, çömlek
-
Kötü, olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kimse, olay, olgu veya yer
Şu Mine, çelişkiler kumkuması bir kız. - Necip Fazıl Kısakürek
Birleşik Kelimeler: akıl kumkuması, dedikodu kumkuması, esrar kumkuması, fesat kumkuması, fitne kumkuması
KUMANDA (Kelime Kökeni: Fransızca commandé)
-
Komuta
Gemideki bütün askerler, derhâl kumanda kulesinin altındaki kaporta denilen delikten içeri giriyorlar. - Esat Mahmut Karakurt
- Elektronik aygıtları belli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz alet
Ata Sözleri ve Deyimler
- kumanda etmek
Birleşik Kelimeler: kumanda kolu, kumanda odası, uzaktan kumanda
SOLUMAK
-
Nefes alıp vermek
Soluduğum duman havaya karışırken aniden, kendiliğinden, küçük, bit kadar küçücük bir fikir geldi aklıma. - Elif Şafak
-
Sık ve kesik soluk alıp vermek
Devlerle güreşmiş gibi soluyordu. - Tarık Buğra
-
Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak
Otomobil soluyarak Kırmızıtepe'ye tırmanmaya başladı. - Halide Edip Adıvar
SORUMAK
- Emmek
SATSUMA (Kelime Kökeni: İngilizce satsuma)
- Kabuğu kolay soyulabilen, güzel kokulu bir tür mandalina
DOKUMAK
-
Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak
Orada kilim dokuyan kadınların arasında yaşam savaşı veriyordu. - Ayşe Kulin
- En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak
- Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek
DUMANLI
-
Dumanı olan, duman çıkaran
Dumanlı barut.
-
Sisli, sisle örtülü
Her türlü çiçekle kırlar süslenmiş / Yeşil yaprak giyer dumanlı dağlar - Âşık Veysel
-
Sıkıntılı, bulanık
Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne. - Aka Gündüz
- Esrik, sarhoş
Birleşik Kelimeler: başı dumanlı, kafası dumanlı
KUMANDI
- Kuzey Altaylarda yaşayan bir Türk boyu
- Bu boydan olan kimse
KUMANCA
- Kıpçakça
RÜSUMAT (Kelime Kökeni: Arapça rusūmāt)
-
Bazı mallardan devletçe alınan vergiler
Size ya rüsumat müdürlüğünde yahut da şehir eminliğinde gözü olduğunu söyler. - Refik Halit Karay