İçinde Um Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde UM olan 7 harfli 107 kelime bulunuyor. İçinde UM olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Um ile başlayan 7 harfli kelimeler. um ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HÜCUMCU22, BOĞUMLU20, DOĞUMLU20, SFAGNUM20, KAVUŞUM19, BOZUMCA18, DUYUMCU18, SOĞUMAK18, TOHUMCU18, BOZUMSU17, ÇAYCUMA17, KOŞUMCU17, UYUMSUZ17, BOZUNUM16, KUMAŞÇI16, KUYUMCU16, LUMBAGO16, VAKUMLU16, YORUMCU16, BURCUMA15, DOYUMLU15, DUYURUM15, DUYUMLU15, DURUMCA15, HUMBARA15, HUMMALI15, HUSUMET15, KUMBAŞI15, LÜZUMLU15, OPTİMUM15, OLUMSUZ15, PORSUMA15, TOHUMLU15, TUZUMSU15, UMUTSUZ15, YUMUŞAK15, CUMBALI15, ÇORUMLU14, KUMASIZ14, KUMRUCU14, KOŞUMLU14, MUMHANE14, MASUMCA14, MERHUME14, OSMİYUM14, RUMUZLU14, STADYUM14, TULUMCU14, UMARSIZ14, AMONYUM13, BİLUMUM13, DOKUNUM13, ERZURUM13, ERBİYUM13, HANUMAN13, İRİDYUM13, İNDİYUM13, KUMARCI13, KUMAŞLI13, KUMLUCA13, KUMUKÇA13, KÜRİYUM13, MORUMSU13, MANZUME13, OYLUMLU13, TOZUMAK13, UMDURMA13, YUMULMA13, ZUMLAMA13, BUMLAMA12, DOKUMAK12, DUMANLI12, KUMANDI12, KUMANCA12, RÜSUMAT12, RUMENCE12, SOLUNUM12, SORUMLU12, TULUMBA12, USKUMRU12, URANYUM12, YUMURTA12, İTRİYUM11, KURUMLU11, KUMANYA11, KUMBARA11, KUMKUMA11, KUMANDA11, KORUNUM11, MİNİMUM11, MUMLAMA11, OTURTUM11, OLUMSAL11, SOLUMAK11, SORUMAK11, SATSUMA11, TUTUMLU11, TUTULUM11, TRİTYUM11, UMULMAK11, KURUMAK10, KUMLAMA10, KORUMAK10, KUANTUM10, MALUMAT10, NUMERİK9, TARUMAR9

NUMERİK (Kelime Kökeni: Fransızca numérique)

[sıfat]

  • Sayısal

[zarf]

  • Sayı bakımından

TARUMAR (Kelime Kökeni: Farsça tārmār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Dağınık, karışık, perişan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tarumar etmek
  • tarumar olmak

KURUMAK

[nesnesiz]

  • Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek

    Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu. - Halide Edip Adıvar

  • Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek

    Bu ulu ağaç yerlerde sürüne sürüne kurudu ve etrafını dikenler, ısırganlar bürüdü. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

  • Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak

    Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek

    Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu. - Refik Halit Karay

[mecaz]

  • Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak

    Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Çok susamak

KUMLAMA

[isim]

  • Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme
  • Oyma işlerinde, çukurda kalan yüzeyleri özel dişli araçlarla pürüzlü duruma getirme

KORUMAK

[-i]

[-den]

  • Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek

    Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. - Orhan Seyfi Orhon

  • Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek

    Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu. - Reşat Enis

[-i]

  • Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek

    Yurdu korumak.

[-i]

  • Tehlikeli, zararlı durumları önlemek

    İlaçla meyveleri korudu.

[-i]

[mecaz]

  • Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek

    Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi.

[-i]

[mecaz]

  • Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek

    Geleneklerini koruyorlar.

[-i]

[mecaz]

  • Karşılamak, denk gelmek

    Bu işin geliri masrafını korumaz.

KUANTUM (Kelime Kökeni: Fransızca quantum)

[isim]

[fizik]

  • Bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri

MALUMAT (Kelime Kökeni: Arapça maʿlūmāt)

[isim]

  • Bilgi

    Bu hakikatler artık çocukların bildikleri en basit malumat sırasına geçmiştir. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • malumat almak
  • malumat edinmek
  • malumat vermek

Birleşik Kelimeler: malumat sahibi

İTRİYUM (Kelime Kökeni: Fransızca yttrium)

[isim]

[kimya]

  • Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)

KURUMLU

[sıfat]

  • Kurum(I) tutmuş olan

[sıfat]

  • Gururlanarak kasılan, mağrur, dikbaşlı

KUMANYA (Kelime Kökeni: İtalyanca compagna)

[isim]

  • Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık

    Her sabah dağarcığına kumanyasını kor, çıngıraklı kara keçilerini patikalardan dağ aralıklarına sürerdi. - Halikarnas Balıkçısı

[askerlik]

  • Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek

KUMBARA (Kelime Kökeni: Farsça ḫumbere)

[isim]

  • Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap

[tarih]

  • Humbara

Birleşik Kelimeler: kumbarahane

KUMKUMA (Kelime Kökeni: Arapça ḳumḳume)

[isim]

[eskimiş]

  • Küçük testi, çömlek

[mecaz]

  • Kötü, olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kimse, olay, olgu veya yer

    Şu Mine, çelişkiler kumkuması bir kız. - Necip Fazıl Kısakürek

Birleşik Kelimeler: akıl kumkuması, dedikodu kumkuması, esrar kumkuması, fesat kumkuması, fitne kumkuması

KUMANDA (Kelime Kökeni: Fransızca commandé)

[isim]

  • Komuta

    Gemideki bütün askerler, derhâl kumanda kulesinin altındaki kaporta denilen delikten içeri giriyorlar. - Esat Mahmut Karakurt

  • Elektronik aygıtları belli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz alet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kumanda etmek

Birleşik Kelimeler: kumanda kolu, kumanda odası, uzaktan kumanda

KORUNUM

[isim]

  • Korunma işi, muhafaza

MİNİMUM (Kelime Kökeni: Fransızca minimum)

[sıfat]

  • Asgari

[matematik]

  • Değişken bir niceliğin inebileceği en alt olan (sınır), asgari, minimal