İçinde Uht Bulunan Kelimeler

İçinde UHT olan 28 kelime bulunuyor. İçerisinde UHT geçen kelimeler ve kelime anlamları.

11 Harfli Kelimeler

FAİLİMUHTAR23

10 Harfli Kelimeler

MUHTEVİYAT24, MUHTARİYET18, MUHTEMELEN17, MUHTASARAN17

9 Harfli Kelimeler

MUHTEVALI22, MUHTAÇLIK19, MUHTARLIK16

8 Harfli Kelimeler

MUHTELİF20, MUHTESİP19, MUHTEŞEM18, MUHTERİZ17, MUHTELİS15, MUHTEMEL15, MUHTEREM15, MUHTERİS15, MUHTASAR15, MUHTEKİR14, MUHTELİT14

7 Harfli Kelimeler

MUHTEVİ19, MUHTEVA19, DERUHTE14, LAYUHTİ14, MUHTIRA14, MUHTERİ13

6 Harfli Kelimeler

MUHT15, MUHTEL12, MUHTAR12

MUHTEL (Kelime Kökeni: Arapça muḫtell)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Düzeni bozulmuş, bozuk

MUHTAR (Kelime Kökeni: Arapça muḫtār)

[isim]

  • Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı

    Bir sabah kalktım, sofaya muhtar önde bütün köylü yığılmış. - Halide Edip Adıvar

[sıfat]

[eskimiş]

  • Özerk

    Milletin ağzı torba değil ki, iki gözüm, dikesin. Herkes dilediği hikmeti savurmakta muhtardır. - Nazım Hikmet

[sıfat]

[mecaz]

  • Her işe burnunu sokan

Birleşik Kelimeler: failimuhtar, köy muhtarı, mahalle muhtarı

MUHTERİ (Kelime Kökeni: Arapça muḫteriʿ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yeni bir şey yaratan, icat eden

[mecaz]

  • Yalanlar uydurarak bir kimseye iftirada bulunan

MUHTEKİR (Kelime Kökeni: Arapça muḥtekir)

[sıfat]

[eskimiş]

[ticaret]

  • Vurguncu

MUHTELİT (Kelime Kökeni: Arapça muḫteliṭ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Karma

DERUHTE (Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ʿuhde)

[isim]

[eskimiş]

  • Üzerine alma, üstlenme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • deruhte etmek

LAYUHTİ (Kelime Kökeni: Arapça lāyuḫṭī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Hata işlemeyen, yanlış yapmayan

MUHTIRA (Kelime Kökeni: Arapça muḫṭira)

[isim]

  • Herhangi bir şeyi hatırlatmak, uyarmak amacıyla yazılan yazı
  • Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı, memorandum, nota
  • Andıç
  • Günlük

MUHTELİS (Kelime Kökeni: Arapça muḫtelis)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Kamu malını zimmetine geçiren, çalan

MUHTEMEL (Kelime Kökeni: Arapça muḥtemel)

[sıfat]

  • Gerçekleşmesi de gerçekleşmemesi de ihtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, olası, olasılı, mümkün

    Bir insan için güzel olanın, daha birçok insan için de güzel olması pek muhtemeldir. - Nurullah Ataç

MUHTEREM (Kelime Kökeni: Arapça muḥterem)

[sıfat]

  • Saygıdeğer

    Bendenizle birlikte muhterem okuyucuların hepsi de güler, durur. - Ahmet Rasim

MUHTERİS (Kelime Kökeni: Arapça muḥteriṣ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Hırslı

    Bizim doğru yolda bulmadıklarımız, muhteris ve kendi ikballeri için çalışıyor zannettiklerimizdir. - Tarık Buğra

MUHTASAR (Kelime Kökeni: Arapça muḫtaṣar)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Kısaltılmış olan

MUHTAÇ (Kelime Kökeni: Arapça muḥtāc)

[sıfat]

  • Bir şeye gereksinim duyan

    Bunu işitmeye ne kadar muhtaçmış! - Adalet Ağaoğlu

  • Yoksul, fakir (kimse)

    Muhtaç hemşehrilerin bir kısmı etrafımda dolaşmaya, bana kur yapmaya başladılar. - Reşat Nuri Güntekin

  • Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • muhtaç etmek
  • muhtaç olmak

MUHTARLIK

[isim]

  • Muhtarın görevi veya makamı
  • Muhtarın görevini yaptığı yer