İçinde Uha Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde UHA olan 8 harfli 31 kelime bulunuyor. İçinde UHA olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "uha ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

MUHAVVİL26, MUHAFAZA23, MUHADDEP22, TUHAFİYE21, MUHAVERE20, TUHAFLIK20, MUHADDİS19, MUHAYYEL18, MUHAYYER18, MUHABBET18, MUHASEBE17, MUHASSAS17, MUHASSIL17, MUHARRİŞ17, MUHAMMES17, MEŞRUHAT17, MUHABERE16, MUHAMMEN16, MUHAMMİN16, MUHAREBE16, YUHALAMA16, MUHASARA15, MUHAKEME15, MUHARREM15, MUHATARA14, MUHARRİR14, MUHARRİK14, MUHAKKAK14, MUHAKKİK14, MUHANNET14, MUHARRER14

MUHATARA (Kelime Kökeni: Arapça muḫāṭara)

[isim]

[eskimiş]

  • Korku verici durum, tehlike
  • Zarar, ziyan

MUHARRİR (Kelime Kökeni: Arapça muḥarrir)

[isim]

[eskimiş]

  • Yazar

    Bunun muharririnin veya muharrirlerinin eski zamanlara ait kanun mecmualarını çok iyi bildikleri anlaşılıyor. - Asaf Halet Çelebi

Birleşik Kelimeler: başmuharrir, sermuharrir, mazbata muharriri

MUHARRİK (Kelime Kökeni: Arapça muḥarrik)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Hareketi sağlayan, harekete getiren

    Muharrik kuvvet.

[mecaz]

  • Kışkırtıcı

MUHAKKAK (Kelime Kökeni: Arapça muḥaḳḳaḳ)

[sıfat]

  • Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş

    Yalnız muhakkak olan bir şey varsa o da, Orhan'ın bana fena hâlde âşık olduğudur. - Nazım Hikmet

[zarf]

  • Kesinlikle

    Her birinin muhakkak bir yakın arkadaşı vardır. - Elif Şafak

MUHAKKİK (Kelime Kökeni: Arapça muḥaḳḳiḳ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Gerçeği araştıran

[isim]

  • Soruşturmacı

MUHANNET (Kelime Kökeni: Arapça muḫannes̱)

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Alçak, korkak, namert

MUHARRER (Kelime Kökeni: Arapça muḥarrer)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yazılmış, yazılı, yazıya geçirilmiş

    Nama muharrer senet.

Birleşik Kelimeler: emre muharrer senet

MUHASARA (Kelime Kökeni: Arapça muḥāṣara)

[isim]

[eskimiş]

  • Kuşatma
  • Çevirme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • muhasara altına almak
  • muhasara etmek

MUHAKEME (Kelime Kökeni: Arapça muḥākeme)

[isim]

[hukuk]

  • Yargılama

[felsefe]

  • Usa vurma

    Daima felsefe yapmaya hazır, kurulmuş bir makineye benzeyen ukala dimağım muhakemeye başladı. - Ömer Seyfettin

[mecaz]

  • Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama

    Güldüm, şu muhakemem ne garip münasebetsizlikti. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • muhakeme etmek
  • muhakeme yürütmek

Birleşik Kelimeler: muhakeme usulü

MUHARREM (Kelime Kökeni: Arapça muḥarrem)

[isim]

  • Ay takviminin birinci ayı, aşure ayı, matem ayı

MUHABERE (Kelime Kökeni: Arapça muḫābere)

[isim]

  • Haberleşme
  • Yazışma

    Mektupçu evrak okur, cevap yazar, muhabere işlerini idare ederdi. - Samiha Ayverdi

[teknik]

  • İletişim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • muhabere etmek

Birleşik Kelimeler: muhabere memuru, muhabere sınıfı

MUHAMMEN (Kelime Kökeni: Arapça muḫammen)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Oranlanan, tahmin edilen

MUHAMMİN (Kelime Kökeni: Arapça muḫammin)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Oranlayan, tahmin eden

MUHAREBE (Kelime Kökeni: Arapça muḥārebe)

[isim]

[askerlik]

  • Savaşta yapılan çarpışmalardan her biri

    Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor. - Necip Fazıl Kısakürek

[mecaz]

  • Güçlü tartışma

Birleşik Kelimeler: meydan muharebesi

YUHALAMA

[isim]

  • Yuhalamak işi