İçinde Ufa Bulunan Kelimeler
İçinde UFA olan 23 kelime bulunuyor. İçerisinde UFA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ufa ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
10 Harfli Kelimeler
TUFANBEYLİ21
9 Harfli Kelimeler
UFALAYICI23, UFALANMAK17
8 Harfli Kelimeler
MUFASSAL18, UFARAKÇA18, UFALTMAK16, UFALANMA16, UFALAMAK16, RUFAİLİK15
7 Harfli Kelimeler
HURUFAT19, UFALTMA15, UFALMAK15, UFALAMA15, UFAKLIK15
6 Harfli Kelimeler
UFACIK17, UFAKÇA16, UFALMA14, UFAKLI14, UFARAK13
5 Harfli Kelimeler
RUFAİ12, TUFAN12
4 Harfli Kelimeler
ŞUFA14, UFAK11
UFAK
-
Boyutları normalden küçük
Ufak ev.
-
Yaşça daha küçük olan
Bir sabah ufak, sarışın, ela gözlü bir kız karşıma geldi. - Necip Fazıl Kısakürek
-
Makam, derece bakımından geri olan
Ufak bir memuriyet de olsa olurdu. - Orhan Kemal
-
Kısa bir süre
Ufak bir istirahatten sonra oyuncular birinci muvaffakiyetin tesiri ile ikinci bir raksa başladılar. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
-
Önemsiz, çok az
Ufak bir ameliyatla yüzük kesilip alındı. - Reşat Nuri Güntekin
Ata Sözleri ve Deyimler
- ufak at da civcivler yesin
Birleşik Kelimeler: ufak çapta, ufak para, ufak tefek, ufak ufak, ufaktan ufağa, ufaktan ufaktan, ekmek ufağı
RUFAİ (Kelime Kökeni: Arapça rifāʿī)
- Rufailik tarikatından olan kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- Rufailere karışmak
- Rufailer karışır
TUFAN (Kelime Kökeni: Arapça ṭūfān)
- Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur
- Şiddetli yağmur
-
Çok yoğun veya şiddetli şey
Bu heyecan tufanı içinde hiçbir muayyen şekli göremiyordu. - Ömer Seyfettin
Birleşik Kelimeler: kahkaha tufanı
UFARAK
-
Biraz ufak
Kara ve pos bıyıklar bu kuru ve ufarak yüzü karanlıklar içinde bırakıyordu. - Peyami Safa
UFALMA
- Ufalmak durumu
ŞUFA (Kelime Kökeni: Arapça şufʿa)
- Ön alım
Birleşik Kelimeler: şufa hakkı
RUFAİLİK
- Ahmet Rifai'nin kurduğu Sünni bir tarikat
UFALTMA
- Ufaltmak işi
UFALMAK
-
Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek
Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Büzülmek, küçülmek
Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu. - Peyami Safa
- Küçülmek, değersiz duruma gelmek
UFALAMA
- Ufalamak işi
UFAKLIK
- Ufak olma durumu
-
Küçük çocuk
Her seferinde ufaklıklardan en büyüğü açardı telefonu. - Elif Şafak
- Bozuk para
- Çocuklar için kullanılan bir seslenme sözü
- Bit
UFALTMAK
- Büyük olan bir şeyi daha küçük duruma getirmek, küçültmek
UFALANMA
- Ufalanmak işi
UFALAMAK
-
Kırarak, ovarak veya ezerek ufak parçalara ayırmak
Bahçenin çevresi lavanta çiçekleriyle çevrili. Eğildim, kopardım bir tutam ve avucumda iyice ufaladım. - Nazım Hikmet
- Hırpalamak
UFAKÇA
- Oldukça ufak, ufarak