İçinde Ub Bulunan Kelimeler

İçinde UB olan 105 kelime bulunuyor. İçerisinde UB geçen kelimeler ve kelime anlamları.

15 Harfli Kelimeler

RUTUBETLENDİRME22

13 Harfli Kelimeler

RUTUBETSİZLİK21, LAUBALİLEŞMEK20, RUTUBETLENMEK18

12 Harfli Kelimeler

SUBJEKTİVİZM35, SUBJEKTİVİST32, SUBJEKTİFLİK31, SUBJEKTİVİTE31, ORDUBOZANLIK23, LAUBALİLEŞME19, RUTUBETLENME17

11 Harfli Kelimeler

DUBLAJCILIK30, DOĞUBEYAZIT30, BAŞMUBASSIR23, DUBARACILIK21, ASTSUBAYLIK19, LAUBALİYANE16

10 Harfli Kelimeler

MEVZUBAHİS28, MAĞLUBİYET23, MAHCUBİYET23, ÇUBUKÇULUK22, MEŞRUBATÇI21, GUDUBETLİK20, PAZUBENTLİ20, ÇUBUKLAMAK18, RUTUBETSİZ18, MENSUBİYET17, LAUBALİLİK13

9 Harfli Kelimeler

LJUBLJANA30, SUBJEKTİF28, KUŞÇUBAŞI23, DUBLÖRLÜK22, MAHCUBANE20, ORDUBOZAN19, SUBTROPİK18, ÇUBUKLAMA17, KUBBEALTI15, LAUBALİCE15, OLDUBİTTİ15, RUTUBETLİ13

8 Harfli Kelimeler

DUBLAJCI26, ÇUBUKSUZ20, GAYBUBET19, PAZUBENT18, DUBARACI17, DUBNİYUM17, KUBBESİZ17, MAHSUBEN17, RUBİDYUM17, ÜSTSUBAY17, ÇUBUKLUK16, UBUDİYET16, ASTSUBAY15, KUBAŞMAK15, MUBASSIR15, MEŞRUBAT15, SUBAYLIK15, SUBASMAN14, ULUBORLU14, KUBURLUK13
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

ÇUBUKÇU18, GUDUBET17, HUBUBAT17, MAHBUBE17, ÇUBUKLU15, KUBAŞMA14, DUBLEKS13, KUBBELİ12, SUBASAR12, KUBARMA11, RUTUBET11, LAUBALİ10

6 Harfli Kelimeler

DUBLAJ20, DUBLÖR17, SUBAŞI14, UCUBİK13, ULUBEY12, CENUBİ12, DUBARA11, DUBLİN11, SUBRET10, UKUBET10

5 Harfli Kelimeler

ÇUBUK12, UCUBE12, ACUBE11, SUBYE11, SUBAY11, ŞUBAT11, DUBLE10, DUBAR10, KUBBE10, KUBUR9, SUBRA9, KUBAT8, RUBLE8, RUB8

4 Harfli Kelimeler

ŞUBE10, DUBA9, RUBA7, TUBA7

RUBA (Kelime Kökeni: İtalyanca roba)

[isim]

[eskimiş]

  • Giysi, giyecek, urba

TUBA (Kelime Kökeni: Fransızca tuba)

[isim]

  • Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan nefesli çalgı

[isim]

  • Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç

KUBAT

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Kaba, biçimsiz
  • Davranışları kaba olan

RUBLE (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

  • Beyaz Rusya ve Rusya Federasyonu'nda kullanılan para birimi

RUBAİ (Kelime Kökeni: Arapça rubāʿī)

[isim]

[edebiyat]

  • Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül

    Bu rubailer basit olmakla beraber onlarda hayalden çok, mücerrede doğru bir akış vardır. - Asaf Halet Çelebi

KUBUR

[isim]

[eskimiş]

  • Tuvalet deliğinden lağıma inen boru
  • Boru biçiminde kap

    Ok kuburu.

  • Bir tür tabanca, dolma tabanca

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kubur sıkmak

SUBRA (Kelime Kökeni: Fransızca sous-bras)

[isim]

  • Koltukluk

DUBA

[isim]

[denizcilik]

  • Yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir tür deniz aracı
  • İçi boş, her yanı kapalı, suyun üstünde yüzen bir tür büyük şamandıra

    Dört beş duba üstüne bir küçük tahta köşk kurmuşlar. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • duba gibi

Birleşik Kelimeler: tarak dubası

LAUBALİ (Kelime Kökeni: Arapça lāʾubālī)

[sıfat]

  • Saygısız, çekinmesi olmayan

    O ilk gönderdiği laubali ve kaba haberi yumuşatmış. - Samiha Ayverdi

  • Senli benli, teklifsiz

    Gelenlerden biri gülerek laubali bir tavırla ona yaklaştı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Davranışları ölçülü, olgun olmayan, ciddiyetsiz

[zarf]

  • Aşırı samimi bir biçimde, teklifsizce

Ata Sözleri ve Deyimler

  • laubali olmak

SUBRET (Kelime Kökeni: Fransızca soubrette)

[isim]

[tiyatro]

  • Komedilerde hafifmeşrep genç kadın veya işveli hizmetçi rollerine çıkan kadın oyuncu

UKUBET (Kelime Kökeni: Arapça ʿuḳūbet)

[isim]

[eskimiş]

  • Ceza

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Çok çirkin

DUBLE (Kelime Kökeni: Fransızca doublé)

[isim]

  • Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı

    İçi öyle yanıyordu ki elinde olmadan buğulu bira dubleleri, bardak çatlatan nar şerbetleri kuruyor. - Attila İlhan

  • Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya giysilerin içine ayrı olarak giyilen giyecek

[sıfat]

  • İçkide belirli olan tek ölçüsünün iki katı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • duble etmek

Birleşik Kelimeler: duble paça, duble yol

DUBAR

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus)

KUBBE (Kelime Kökeni: Arapça ḳubbe)

[isim]

[mimarlık]

  • Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam, kümbet

    Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filan hepsi tamamdı. - Oğuz Atay

Birleşik Kelimeler: Kubbealtı, ana kubbe, gök kubbe, yarım kubbe

ŞUBE (Kelime Kökeni: Arapça şuʿbe)

[isim]

  • Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri

    Askerlik şubesi. Banka şubesi

  • Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri

    Üç günün içinde, ders verdiği üç şubeye de 'La Pipe Turque' adlı parçayı, noktasına, virgülüne hatta noktalı virgülüne kadar ezberletti. - Haldun Taner

[biyoloji]

  • Dal

    Hayvanlar iki şubeye ayrılır: Bir hücreliler ile çok hücreliler.

[eskimiş]

  • Kol

Birleşik Kelimeler: alt şube, askerlik şubesi