İçinde Tık Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde TIK olan 8 harfli 28 kelime bulunuyor. İçinde TIK olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Tık ile başlayan 8 harfli kelimeler. tık ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FISTIKÇI21, TIKAÇSIZ17, TIKNEFES16, TIMTIKIZ15, YIRTIKÇA15, KATIKSIZ14, MANTIKÇI14, TIKIŞMAK14, TIKIZLIK14, TIRTIKÇI14, ÇATIKLIK13, MANTIKÇA13, YASTIKLI13, TIKSIRMA12, TIKSIRIK12, MANTIKLI11, RASTIKLI11, TIKILMAK11, TIKINMAK11, TIKAMALI11, TIRTIKLI11, MANTIKEN10, NATIKALI10, TIKLATMA10, TIKLANMA10, TIKANMAK10, TIKATMAK10, TIKLAMAK10

MANTIKEN (Kelime Kökeni: Arapça manṭiḳen)

[zarf]

  • Mantıkça

NATIKALI

[sıfat]

  • Düzgün ve iyi konuşan

TIKLATMA

[isim]

  • Tıklatmak işi

TIKLANMA

[isim]

  • Tıklanmak işi

TIKANMAK

[nesnesiz]

  • Tıkama işine konu olmak

    Anlattıklarını dinledikçe sanki hava borum tıkanmış da deniz baskısından iliklerim gözlerimden pırtlıyormuş gibi sıkılıyorum. - Halikarnas Balıkçısı

  • İştahı kalmayıp yemek yiyememek
  • Soluk alamamak, soluğu kesilmek

    Hâlâ tıkanmış, boğulmuş gibi kesik kesik nefes alan Lâle'ye bir kere daha baktı. - Ömer Seyfettin

TIKATMAK

[-e]

[-i]

  • Tıkama işini yaptırmak

TIKLAMAK

[-i]

  • Bir yere hafifçe vurarak `tık` sesi çıkarmak

    Girmeden önce kapıyı tıkladı.

[-e]

  • Bilgisayarda, ağ sayfalarında bağlantılara ulaşmak amacıyla fare ile düğmeye veya bağlantı adresine dokunmak, kliklemek

MANTIKLI

[sıfat]

  • Mantığa uygun, akla uygun, mantıksal, mantıki, lojik

    Mantıklı söz.

  • Mantığa uygun davranan, makul

    Mantıklı adam.

RASTIKLI

[sıfat]

  • Rastık sürülmüş olan (kaş veya saç)

    Kaşları rastıklı taze, tatlı bir gözle şimdi kendilerine yaklaşmış askeri süzdü. - Sait Faik Abasıyanık

TIKILMAK

[nesnesiz]

  • Tıkma işi yapılmak

    Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak

    Mecliste altmış kişi bir odaya tıkıldık. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Hapsedilmek

    Bu bücürü yeni tıkıldığı karakolun birinden ben çıkarttım. - Nazım Hikmet

TIKINMAK

[nesnesiz]

[teklifsiz konuşmada]

  • Eline geçen yiyeceği oburca yemek

    Vebali boynuna, bunların karınlarına sığdırdıklarını bir insan tıkınamaz. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Yemek yemek

Birleşik Kelimeler: ıkına tıkına

TIKAMALI

[sıfat]

  • Tıkaması olan, tıkaçlı

TIRTIKLI

[sıfat]

  • Tırtığı olan

    Ölgün sesi pürtüklü bir duvar, tırtıklı bir kâğıt gibi belli belirsiz yükselip alçaldı. - Elif Şafak

TIKSIRMA

[isim]

  • Tıksırmak işi

TIKSIRIK

[isim]

  • Tıksırırken çıkan ses

Birleşik Kelimeler: öksürük tıksırık