İçinde Tü Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde TÜ olan 7 harfli 84 kelime bulunuyor. İçinde olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Tü ile başlayan 7 harfli kelimeler. tü ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÖĞÜ29, BÖĞÜR26, HÖPÜR25, RÜŞ24, SÖVÜN24, VİRÖZ24, ÇÖZÜN23, GÖMÜL22, RÜM22, ÖMSÜZ22, BÖBÜR21, GÖRÜN21, ÖRSÜZ21, ÜŞÜ21, BÜYÜŞ20, BAŞÖR20, ÇÖKÜN20, RME20, CÜL20, ÖPRME20, BÖLÜN19, ÇÜRÜŞ19, DÖKÜN19, GÖKRK19, ÖRŞME19, ÖŞMEK19, RGE19, YÜZÜS19, RÜM18, SÖKÜN18, FEKÇİ18, DİZÜS17, GÜRÜL17, LÜK17, RLÜ17, SUÇÜS17, SÜZÜN17, ÜSBEÇ17, FİKSR16, KIÇÜS16, ÖRNME16, ÖRLME16, ÖTRME16, ÖRMEK16, NCÜ16, RKÜCÜ16, UVERR16, YÜRÜM16, AVANR15, BÜKÜN15, DÜT15, KÖKRK15, TEVAR15, MLÜ14, KÜMÜL14, TSÜLÜ14, REYİŞ14, PLEME14, R13, KÜRÜK13, ÜRKÜN13, KÜRME12, KENİŞ12, ÜLMEK12, ÜLEME12, ZARRE12, STAKO11, RKLÜK11, MLEME11, LBENT11, ARMAR10, ENSTİ10, TEMET10, RKMEN10, RETME10, REMEK10, KETME10, KETİM10, KENME10, NEMEK10, NAREL9, RKELİ9, RENTİ9, KENİK9

NATÜREL (Kelime Kökeni: Fransızca naturel)

[sıfat]

  • Doğal

    Natürel renk.

TÜRKELİ

[isim]

  • Sinop iline bağlı ilçelerden biri

TÜRENTİ

[isim]

[dil bilgisi]

  • Söz türetmecilik, neolojizm

TÜKENİK

[sıfat]

  • Bitmiş, tükenmiş

    Bitkin ve tükenik hâliyle cevaplar veriyordu. - Gürbüz Sazak

[zarf]

  • Çok azalmış bir biçimde

    Uzaklarda coşkun akan Ravi Çayı, suyunu kumluk vadilere içire içire, Lahor'a yorgun ve tükenik gelirmiş. - Falih Rıfkı Atay

ARMATÜR (Kelime Kökeni: Fransızca armature)

[isim]

  • Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım

[fizik]

  • Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası

[fizik]

  • Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri

ENSTİTÜ (Kelime Kökeni: Fransızca institut)

[isim]

  • Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu

    Türkiyat Enstitüsü.

    Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: eğitim enstitüsü, güzellik enstitüsü, sanat enstitüsü

TEMETTÜ (Kelime Kökeni: Arapça temettuʿ)

[isim]

[eskimiş]

[ticaret]

  • Kazanç

Birleşik Kelimeler: temettü hissesi

TÜRKMEN

[isim]

  • Türkmenistan Cumhuriyeti'nde ve Irak'ta yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse
  • Yörük

TÜRETME

[isim]

  • Türetmek işi

[dil bilgisi]

  • Ad ve fiillerin kök veya gövdelerine yapım eki getirilerek kelime kurma, iştikak: Göz-lük-çü, söyle-n-ti, sev-gi gibi
  • Bilinen bazı şeylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma, ihtira

Birleşik Kelimeler: türetme eki

TÜREMEK

[nesnesiz]

  • Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak

    Halide Hanım'ın hikâyesinden sonra türeyen bugünkü Turan lokantaları, Turan berberleri, Turan ocakları bütün payitahtı sarmış. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Parçalanıp çoğalmak, üremek
  • Çoğalmak

    Uzun zamandır ıssız, bakımsız kaldığı için o gümrah yeşillikler bölgesinde yılanlar türediği biliniyordu. - Ruşen Eşref Ünaydın

[dil bilgisi]

  • Bir kökten çıkmak

TÜKETME

[isim]

  • Tüketmek işi

    Domuzun malı için can tüketmeye mi geldik dünyaya? - Refik Halit Karay

TÜKETİM

[isim]

  • Tüketme işi
  • Üretilen veya yapılan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı

    Benim durumumdan kasıt, günbegün artış kaydeden içki tüketimimdi. - Elif Şafak

Birleşik Kelimeler: birim tüketimi, ticari tüketim

TÜKENME

[isim]

  • Tükenmek işi

    Zaten aylardan beri yüreğine dertler, endişeler içinde garip bir baygınlık arız oluyor, yüreğinde bir erime, bir tükenme hâli seziyordu. - Refik Halit Karay

TÜNEMEK

[nesnesiz]

  • Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak

    Bir sene evvel kargaların tünediği çınara şimdi bir bülbül konmuş ötüyordu. - Ömer Seyfettin

  • Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak

    Athena, gidip taburelerden birine tünedi. - Attila İlhan

STATÜKO (Kelime Kökeni: Latince)

[isim]

  • Süregelen düzenin korunması durumu, sürer durum
  • Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum, sürer durum