İçinde Tur Bulunan 9 Harfli Kelimeler

İçerisinde TUR olan 9 harfli 30 kelime bulunuyor. İçinde TUR olan 9 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Tur ile başlayan 9 harfli kelimeler. tur ile biten 9 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

TURNAGÖZÜ25, OVUŞTURMA22, COŞTURUCU22, FATURASIZ21, ZAPTURAPT21, DESTURSUZ18, SUSTURUCU18, TUTTURGAÇ18, USTURUPLU18, UYUŞTURMA18, COŞTURMAK18, DRAMATURG17, KUSTURUCU17, TURFALAMA17, OTURUŞMAK16, OLUŞTURMA16, USTURMAÇA16, KOŞTURMAK15, SUSTURMAK14, YUTTURMAK14, KUSTURMAK13, OTURMALIK13, OTURTULMA13, OTURULMAK13, OKUTTURMA13, SOKTURMAK13, UNUTTURMA13, ULANBATUR13, TUTTURMAK12, TURALAMAK11

TURALAMAK

[-i]

  • İplik çilelerini turalarına ayırmak
  • Bazı oyunlarda, tura ile vurmak
  • Turlamak

TUTTURMAK

[-e]

[-i]

  • Tutmasını sağlamak

[nesnesiz]

  • Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak

    Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum - Orhan Veli Kanık

[nesnesiz]

  • Aklına koyup direnmek, ısrar etmek

    Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor. - Memduh Şevket Esendal

[-e]

[-i]

  • Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak

[nesnesiz]

  • Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek

    Taşı fırlattı ama tutturamadı. - Halikarnas Balıkçısı

[-i]

  • Takip etmek

    Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi. - Memduh Şevket Esendal

KUSTURMAK

[-e]

[-i]

  • Kusmasına yol açmak

OTURMALIK

[isim]

[mimarlık]

  • Sağlam bir taban oluşturmak için temel ile birlikte belli bir yüksekliğe ulaşmış yapının oturduğu bölüm, oturma duvarı, subasman

OTURTULMA

[isim]

  • Oturtulmak işi

OTURULMAK

[nesnesiz]

  • Oturma işi yapılmak

OKUTTURMA

[isim]

  • Okutturmak işi

SOKTURMAK

[-e]

[-i]

  • Sokma işini yaptırmak

    Hayatımı kazandığımda senin elini sıcak sudan soğuk suya sokturmam. - Ayla Kutlu

UNUTTURMA

[isim]

  • Unutturmak işi

SUSTURMAK

[-i]

  • Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak

    Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum. - Falih Rıfkı Atay

  • Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek

    Kendisini de arkadaşlarını da çok rahat susturup saf dışı bırakabilirlerdi. - Osman Aysu

[mecaz]

  • Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak

    İşimizi gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu. - Memduh Şevket Esendal

YUTTURMAK

[-e]

[-i]

  • Yutma (I) işini yaptırmak veya yutmasını sağlamak

[-i]

  • Kandırmak, aldatmak

    Çölde karıncalar tosbağaları taşır, bunlar nedir ki diye bir yalan uyduruyor, oğluna yutturuyordu. - Refik Halit Karay

KOŞTURMAK

[-i]

  • Koşma işini yaptırmak

    Atları hızla koşturdu.

  • Çok hızlı koşmak

    Hüdai birdenbire, kendinden beklenmeyen bir çeviklikle taşların üstünden atlaya atlaya önden koşturdu. - Ayşe Kulin

[-e]

[-i]

  • Çabucak göndermek

    Lalayı karakola koşturdular. - Reşat Nuri Güntekin

[mecaz]

  • Çabalamak, uğraşmak

    İnsanları fırtınalar gibi koşturan büyük enerji kaynağı inanmaktır. - Orhan Seyfi Orhon

OTURUŞMAK

[nesnesiz]

  • Yatışmak, hızı azalmak

OLUŞTURMA

[isim]

  • Oluşturmak işi

USTURMAÇA (Kelime Kökeni: İtalyanca stramazzo)

[isim]

[denizcilik]

  • Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, sabit veya taşınabilir yastık