İçinde Tme Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde TME olan 8 harfli 236 kelime bulunuyor. İçinde TME olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "tme ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BÖĞÜRTME26, GÖÇÜRTME24, ÖĞÜRTMEK24, HIFZETME23, BUĞZETME22, GÖZLETME22, GÖZETMEN22, GÖZETMEK22, GÖÇERTME22, GEVŞETME22, HİCVETME22, HAZFETME22, LAĞVETME22, ÖĞRETMEN22, ÖĞRETMEK22, AFFETMEK21, GÖTÜRTME21, KÖPÜRTME21, LEFFETME21, VAKFETME21, DÖŞETMEK20, FEHMETME20, FESHETME20, MAHVETME20, VEHMETME20, ÇİĞNETME19, ÇÖMELTME19, FETHETME19, GEVRETME19, HACCETME19, HACZETME19, HAZZETME19, ÖLDÜRTME19, BAHŞETME18, ÇÖKERTME18, ÇÖKELTME18, ÇEVİRTME18, DÜŞÜRTME18, FİŞLETME18, HAPSETME18, KEŞFETME18, ÖZLETMEK18, ÖKSÜRTME18, SÜPÜRTME18, SÖYLETME18, VAZETMEK18, CEVRETME18, CEHDETME18, BÜYÜTMEK17, BÜYÜLTME17, DEFETMEK17, DEFNETME17, DEVRETME17, DEVİTMEK17, DEVİRTME17, HAPTETME17, HAZMETME17, KÜFRETME17, KEYFETME17, LÜTFETME17, NEFYETME17, SEĞİRTME17, VADETMEK17, YÖNETMEN17, YÖNETMEK17, YÖNELTME17, CEZBETME17, AHZETMEK16, BAHSETME16, ÇÜRÜTMEK16, DÜZLETME16, DÜZELTME16, EĞİRTMEK16, EĞRİLTME16, EĞRİTMEK16, FASLETME16, GÜMLETME16, GEÇİRTME16, GASBETME16, GİZLETME16, HÜKMETME16, HAMDETME16, HARCETME16, KÜÇÜLTME16, MEZCETME16, PİŞİRTME16, YÜCELTME16, ZEHRETME16, ATFETMEK15, AHDETMEK15, DEHLETME15, DAHLETME15, EVİRTMEK15, GUSLETME15, GEBERTME15, GADRETME15, GİDERTME15, HİSSETME15, KÖKERTME15, KÖRELTME15, KÖRLETME15, KAVLETME15, LÜPLETME15, ÖTELETME15, REFETMEK15, SPORTMEN15, ŞİŞLETME15, ŞİŞİRTME15, ÜRPERTME15, YÜRÜTMEK15, BEZETMEK14, BENZETME14, DİŞLETME14, DERCETME14, EZDİRTME14, GASLETME14, HAMLETME14, HATMETME14, HASRETME14, METHETME14, PİSLETME14, SÜRÜTMEK14, ŞÜKRETME14, YEŞERTME14, ZULMETME14, ZAMMETME14, ZEMMETME14, CELBETME14, CEBRETME14, AZMETMEK13, ADDETMEK13, DEDİRTME13, DARBETME13, ERGİTMEK13, EMZİRTME13, GETİRTME13, HALLETME13, HALETMEK13, HAKKETME13, KAHRETME13, KAYDETME13, KAYBETME13, NAZMETME13, PEKİTMEK13, RAPTETME13, RECMETME13, REDDETME13, SÜSLETME13, TAYYETME13, ÜTÜLETME13, ÜRKÜTMEK13, YÜKLETME13, CEMETMEK13, AZLETMEK12, BESLETME12, DEMLETME12, EKŞİTMEK12, EMDİRTME12, İZLETMEK12, İŞLETMEK12, İŞLETMEN12, İÇİRTMEK12, İNCİTMEK12, İNCELTME12, KESBETME12, KATMERCİ12, MASSETME12, MEYLETME12, NEZRETME12, NEZETMEK12, NEŞRETME12, NAKŞETME12, NAKZETME12, NASBETME12, REKZETME12, SABRETME12, SERDETME12, SEYİRTME12, SEYRETME12, SELBETME12, ŞENELTME12, ŞAKKETME12, ZİKRETME12, ZANNETME12, AKDETMEK11, BİLETMEK11, BELLETME11, BELİRTME11, BERKİTME11, BELETMEK11, BELERTME11, BEKİTMEK11, BEKLETME11, DİNLETME11, DİRETMEK11, DİRİLTME11, DELİRTME11, DİKELTME11, DENETMEN11, DENETMEK11, DERLETME11, İNDİRTME11, KÜTLETME11, RESMETME11, SIRRETME11, SEMİRTME11, SESLETME11, TÜRETMEK11, TÜKETMEK11, TARDETME11, TABETMEK11, ÜNLETMEK11, AKSETMEK10, ESKİTMEK10, ESNETMEK10, ESRİTMEK10, EMRETMEK10, EKSİLTME10, İSTETMEK10, KASTETME10, MENETMEK10, NEMLETME10, SETRETME10, SEKİTMEK10, EKLETMEK9, ELLETMEK9, İRKİLTME9, İKİLETME9, İNLETMEK9, KİRLETME9, KATETMEK9, KATLETME9, KATMERLİ9, NAKLETME9, TİTRETME9, TERLETME9

EKLETMEK

[-e]

[-i]

  • Ekleme işini yaptırmak

ELLETMEK

[-i]

  • Elleme işini yaptırmak

İRKİLTME

[isim]

  • İrkiltmek işi

İKİLETME

[isim]

  • İkiletmek işi

İNLETMEK

[-i]

  • İnlemesine yol açmak

[mecaz]

  • Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek

KİRLETME

[isim]

  • Kirletmek işi

KATETMEK (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭʿ + Türkçe etmek)

[-i]

[eskimiş]

  • Kesmek, bölmek
  • Bir yeri aşarak geçmek, yol almak

    Yolumuz bir dereyi katedecekti. - Aka Gündüz

KATLETME

[isim]

  • Katletmek işi

KATMERLİ

[sıfat]

  • Katmeri olan, kat kat olan

    Katmerli çiçek.

  • Çok fazla olan, aşırı

    Hem vuruyor hem de suratına birbirinden ağır, birbirinden katmerli küfürler savuruyordum. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: katmerli badem, katmerli birleşik zaman, katmerli iyelik, katmerli katmerli, katmerli yalan

NAKLETME

[isim]

  • Nakletmek işi

TİTRETME

[isim]

  • Titretmek işi

TERLETME

[isim]

  • Terletmek işi

AKSETMEK (Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + Türkçe etmek)

[-den]

  • Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek

    Aksetti uyanmış tepelerden sırasıyla / Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi - Yahya Kemal Beyatlı

[-e]

[-den]

  • Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak

    Ve aynaya akseden alın kırışığında / Ölümü hatırlarız solgun mum ışığında - Halit Fahri Ozansoy

  • Evirmek, tersine çevirmek

[-e]

[mecaz]

  • Ulaşmak, yayılmak, duyulmak

    Zaptiye ve hafiye vakalarına dair havadisler bize, âdeta, efsaneleşmiş olarak aksetmez miydi? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

ESKİTMEK

[-i]

  • Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek, yıpratmak

    Çocuk, pantolonunu eskitti.

[mecaz]

  • Etkisini sürdürememek, yıpratmak

    Yunus Emre'yi yüzyıllar eskitemedi.

[mecaz]

  • Yaşlandırmak

    Alkol, tütün ve aşk eskitti beni. - Attila İlhan

ESNETMEK

[-i]

  • Esnemesine sebep olmak