İçinde Taf Bulunan Kelimeler

İçinde TAF olan 29 kelime bulunuyor. İçerisinde TAF geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Taf ile başlayan kelimeler. Taf ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

METAFİZİKÇİLİK27

12 Harfli Kelimeler

BUTAFORCULUK27

11 Harfli Kelimeler

METAFİZİKÇİ24

10 Harfli Kelimeler

ŞATAFATSIZ24, STAFİLOKOK19, TAFSİLATLI18

9 Harfli Kelimeler

BUTAFORCU23, METAFİZİK19, ŞATAFATLI19, BERTAFSİL18, METAFORİK17

8 Harfli Kelimeler

MATAFYON18, DİKTAFON17, MATAFORA16, TAFSİLAT15, KATAFALK14

7 Harfli Kelimeler

BUTAFOR17, MÜSTAFİ17, TAFRACI17, ŞATAFAT16, METAFOR15, KATAFOT14, LETAFET13

6 Harfli Kelimeler

TAFSİL13, TAFLAN12

5 Harfli Kelimeler

ŞATAF14, MUTAF13, TAFTA11, TAFRA11

TAFTA (Kelime Kökeni: Farsça tāfte)

[isim]

  • Bir tür sert, ipekli kumaş

[sıfat]

  • Bu kumaştan yapılmış

    Söylemeyi unuttum, ben sana gri tafta çarşafımı verecektim, daha yirmi gün evvel yaptırdım ve hiç giymedim. - Peyami Safa

TAFRA (Kelime Kökeni: Arapça ṭafre)

[isim]

  • Kendisini olduğundan büyük gösterip böbürlenme, yüksekten atma

    Bir süre yakayı ele vermemenin tafrasıyla dolaşmak, bir beceri örneği değil mi? - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tafra satmak

Birleşik Kelimeler: afra tafra

TAFLAN

[isim]

[bitki bilimi]

  • Gülgillerden, 2-6 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz veya yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç, karayemiş ağacı, karayemiş (Prunus laurocerasus)

    Şimdi İstanbul taklarının yeşil taflanları altından gaziler geçiyor. - Aka Gündüz

LETAFET (Kelime Kökeni: Arapça leṭāfet)

[isim]

  • Güzel olma durumu, hoşluk

    Evet, bu kadının tebessümünde başka letafet var. - Ahmet Rasim

  • İncelik

    Bu ne letafet, bu ne güzellik ya Rabbi diye mırıldandı. - Ömer Seyfettin

TAFSİL (Kelime Kökeni: Arapça tafṣīl)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir şeyi ayrıntılarıyla anlatma, açıklama

MUTAF (Kelime Kökeni: Farsça mūytāb)

[isim]

[eskimiş]

  • Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası vb. dokuyan kimse
  • Keçi kılından dokunmuş veya örülmüş çul, çuval, yem torbası vb. şey

KATAFALK (Kelime Kökeni: Fransızca catafalque)

[isim]

  • Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer

KATAFOT (Kelime Kökeni: Fransızca cataphote)

[isim]

  • Dışarıdan gelen bir ışığın etkisiyle geceleyin ışıklı görünen reflektör

TAFSİLAT (Kelime Kökeni: Arapça tafṣīlāt)

[isim]

  • Ayrıntı
  • Ayrıntılı açıklama

    Gaybubeti sırasında geçen hadiselere dair tafsilatı bir kere de kulaklarıyla dinlemek istiyor. - Feridun Fazıl Tülbentçi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tafsilata girmek
  • tafsilat vermek

METAFOR (Kelime Kökeni: Fransızca métaphore)

[isim]

[edebiyat]

  • Mecaz

MATAFORA (Kelime Kökeni: İtalyanca metifore)

[isim]

[denizcilik]

  • Sandalları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan dikme

ŞATAFAT

[isim]

  • Görkem

    Hamam alayı da yine şatafat ve masraf cihetinden bundan aşağı kalmazmış. - Osman Cemal Kaygılı

METAFORİK (Kelime Kökeni: Fransızca métaphorique)

[sıfat]

  • Metafor ile ilgili, metafora ait

DİKTAFON (Kelime Kökeni: Fransızca dictaphone)

[isim]

  • Bir tür ses alma cihazı

BUTAFOR

[isim]

[tiyatro]

  • Oyun için gerekli sahne eşyası