İçinde Sıt Bulunan Kelimeler

İçinde SIT olan 42 kelime bulunuyor. İçerisinde SIT geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sıt ile başlayan kelimeler. Sıt ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

KISITLAYICILIK25

12 Harfli Kelimeler

VASITASIZLIK26, YANSITICILIK22

11 Harfli Kelimeler

VASITASIYLA23, KISITLAYICI21, YANSITILMAK17, KISITLANMAK15, SITMALANMAK15

10 Harfli Kelimeler

MUTAVASSIT21, BİLAVASITA20, KISITLAYIŞ19, KISITLANIŞ17, YANSITILMA16, KISITLILIK15, KISITLAMAK14, KISITLANMA14, SITMALANMA14

9 Harfli Kelimeler

VASITASIZ22, BİLVASITA19, VASITALIK18, YANSITICI18, ISITILMAK14, YANSITMAK14, KISITLAMA13

8 Harfli Kelimeler

VASITALI17, KASITSIZ15, YANSIT15, ISITILMA13, YANSITMA13, SITMALIK12

7 Harfli Kelimeler

ISITICI15, ISITMAK11, KISITLI11, SITMALI11, KASITLI10

6 Harfli Kelimeler

VASITA14, ISIT13, ISITMA10

5 Harfli Kelimeler

KISIT8, SITMA8, KASIT7, RASIT7

KASIT (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣd)

[isim]

  • Amaç, istek, maksat

    Benim durumumdan kasıt, günbegün artış kaydeden içki tüketimimdi. - Elif Şafak

  • Öldürmeyi, yaralamayı veya zarar vermeyi isteme, kötü niyet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kastı olmak

Birleşik Kelimeler: kastetmek, suikast

RASIT (Kelime Kökeni: Arapça rāṣid)

[isim]

[eskimiş]

[gök bilimi]

  • Gözlemci

KISIT

[isim]

[hukuk]

  • Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
  • Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kısıt altına almak

SITMA

[isim]

[tıp]

  • Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, ısıtma, malarya

    Sıtma, bir on beş gün içinde beni, çocuğa döndürmüştü. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sıtma tutmak

Birleşik Kelimeler: sıtma ağacı, sıtma bilimi, sıtmagörmemiş, sıtma nöbeti, gizli sıtma

KASITLI

[sıfat]

  • İsteyerek, bilerek yapılan, maksatlı

    Bu yüzden İstanbul'un, perde perde sis ardına çekilmekteki ısrarını, kasıtlı bir husumet, kendisine yöneltilmiş bir hakaret gibi algıladı. - Elif Şafak

ISITMA

[isim]

  • Isıtma işi, teshin

[eskimiş]

  • Sıtma

Birleşik Kelimeler: buharlı ısıtma, merkezî ısıtma

ISITMAK

[-i]

  • Sıcak duruma getirmek

    Her gün birkaç ev kadını orada çalı çırpıyla su ısıtıp çamaşırını yıkıyor. - Azra Erhat

[mecaz]

  • Çekici, olumlu, hoş bir duruma getirmek

    Orada kapkaranlık, soğuk geceleri ısıtan bir aydınlık vardı. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ısıtıp ısıtıp önüne koymak

KISITLI

[sıfat]

[hukuk]

  • Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur

    En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar... milletvekili seçilemezler. - Anayasa

  • Sınırlı

    Ben makarnaları haşlarken o da evdeki kısıtlı malzemeyle kekikli, domatesli bir sos hazırlamaya koyuldu. - Elif Şafak

SITMALI

[sıfat]

  • Sıtmaya tutulmuş (kimse)

    Bunların ikisi güzelce idi ama pek zayıf ve sıtmalı idiler. - Ömer Seyfettin

  • Sıtmanın salgın denecek kadar çok görüldüğü (yer)

SITMALIK

[isim]

  • Sıtmaya çok yakalanılan yer

KISITLAMA

[isim]

  • Kısıtlamak işi

    Öteden beri kısıtlamalarla iç içe yaşamaya alıştığımızdan bunu da anlayışla kabul ediyoruz. - Tomris Uyar

[hukuk]

  • Kısıt

Birleşik Kelimeler: hak kısıtlaması, para kısıtlaması

ISITILMA

[isim]

  • Isıtılmak işi

YANSITMA

[isim]

  • Yansıtmak işi

[mecaz]

  • İletme, duyurma

ISITIŞ

[isim]

  • Isıtma işi

KISITLAMAK

[-i]

  • Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek

    Hükûmet dış gezileri kısıtladı.

[mecaz]

  • Sınırlamak, daraltmak

[hukuk]

  • Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak