İçinde Sın Bulunan Kelimeler

İçinde SIN olan 108 kelime bulunuyor. İçerisinde SIN geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sın ile başlayan kelimeler. Sın ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

ÇAPRAZLAMASINA27, SINIFLANDIRMAK27, SINIRLANDIRMAK21

13 Harfli Kelimeler

SINIFLANDIRMA26, SINIRLANDIRMA20

12 Harfli Kelimeler

ÇILGINCASINA26, MAĞRURCASINA26, BUDALACASINA22, UZUNLAMASINA20, ORTALAMASINA16

11 Harfli Kelimeler

BASINÇÖLÇER27, GAVURCASINA27, SINIFLAŞMAK24, SINIFLANMAK21, APTALCASINA20, SINIRSIZLIK20, SINIRDAŞLIK20, SARSINTISIZ20, BOYLAMASINA19, BASINÇLANMA19, BASINÇLAMAK19, SINDIRILMAK18, DAKİKASINDA17, YANLAMASINA16, SINIRLANMAK15

10 Harfli Kelimeler

FEHVASINCA31, SINIFLAŞMA23, SINIFLANIŞ23, BEDAVASINA22, GÜNEYSINIR21, SINIFLANMA20, SINIFLAMAK20, KISINTISIZ19, OBURCASINA19, SINIRLAYIŞ19, ADAMCASINA18, BASINÇLAMA18, KASINTISIZ18, NASILSINIZ18, SINIKÇILIK18, ISINDIRMAK17, SINIRLANIŞ17, SINDIRILMA17, SARSINTILI15, ARKASINDAN14
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

SAFÇASINA21, SINIFLAMA19, VERYANSIN19, ISINDIRMA16, YADSINMAK16, SIRASINDA15, SINDIRMAK15, ESNASINDA14, KISINTILI14, IRAKSINMA13, KASINTILI13, SINIRLAMA13

8 Harfli Kelimeler

SINIFSIZ22, PAHASINA18, SINDIRGI18, SINIFSAL18, BASINÇLI16, SINIRDAŞ16, SINIRSIZ16, YADSINMA15, SINDIRMA14, BAKARSIN12, KISINMAK12, SARSINTI12, KASINMAK11, SINANMAK11, SINATMAK11

7 Harfli Kelimeler

SINIFLI17, SINAYIŞ15, SINIKÇI14, YAŞASIN14, ISINMAK11, KISINMA11, KISINTI11, SINIRLI11, YARASIN11, KASINMA10, KASINTI10, SINAMAK10, SINANMA10, SINATMA10

6 Harfli Kelimeler

BASINÇ13, ISIN13, SINGIN13, KASINÇ11, SINCAN11, ISINMA10, ASINTI9, SINMAK9, SINAMA9, SINAAT8

5 Harfli Kelimeler

SINIF14, SINAV13, SINDI10, BASIN9, SINMA8, SINIR8, SINIK8, SIN7

4 Harfli Kelimeler

ISIN7

SINAİ (Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿī)

[sıfat]

  • Sanayi ile ilgili, endüstriyel

ISIN

[isim]

[fizik]

  • Kalori

SINAAT (Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿat)

[isim]

[eskimiş]

  • Zanaat

SINMA

[isim]

  • Sınmak işi

SINIR (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut
  • Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi
  • Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç

    Bataklığın sınırı. Ormanın sınırı.

  • Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit

    Hele bir de birkaç sünger bulabilse artık mutluluğunun sınırı olmayacaktı. - Halikarnas Balıkçısı

[matematik]

  • Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit

[mecaz]

  • Uç, son

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sınır çekmek (veya çizmek)
  • sınırlarını (veya sınırını) zorlamak

Birleşik Kelimeler: sınır açı, sınıraşan, sınır boyu, sınır dışı, sınır kapısı, sınır karakolu, sınır taşı, açlık sınırı, akma sınırı, takat sınırı, yaş sınırı, yoksulluk sınırı

SINIK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Kırık, çıkık
  • Yenilmiş, bozguna uğramış

ASINTI

[isim]

  • Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik

    İşi asıntıya bıraktı. İş asıntıda kaldı.

  • Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme

[argo]

  • Sırnaşan, tebelleş olan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • asıntı olmak

SINMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Kırılmak, parçalanmak, bozulmak
  • Yenilmek, bozguna uğramak

SINAMA

[isim]

  • Sınamak işi, deneme, tecrübe

BASIN

[isim]

  • Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat

    Bütün bildiklerimizden öteye İstanbul basını bize ne öğretebilirdi? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü

    Arkasında birileri var gibi, basından birileri sanırım, sürekli fiştekliyorlar herifi. - Tahsin Yücel

Birleşik Kelimeler: basın ataşesi, basın bildirisi, basın danışmanı, basın dünyası, basın kartı, basın özeti, basın özgürlüğü, basın toplantısı, basın yasağı, besleme basın, boyalı basın, renkli basın

KASINMA

[isim]

  • Kasınmak işi

KASINTI

[isim]

  • Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş

    Bu kolun kasıntısını sökmeli.

[mecaz]

  • Büyüklenme, kurum, gurur

[sıfat]

[mecaz]

  • Büyüklenen, gururlanan ve bunu davranışlarıyla belli eden (kimse)

SINAMAK

[-i]

  • Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek

    Büyük sanatçılar, arayışı önce kendi varlıklarında sınayıp dile getirdikleri için ister istemez mitleşirler. - Selâhattin Hilav

  • Bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini veya niteliğini yoklamak, imtihan etmek

SINANMA

[isim]

  • Sınanmak işi

SINATMA

[isim]

  • Sınatmak işi