İçinde Sür Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde SÜR olan 7 harfli 29 kelime bulunuyor. İçinde SÜR olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sür ile başlayan 7 harfli kelimeler. sür ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SÜRŞARJ22, ÖKSÜRÜŞ21, ÖKSÜRÜK18, SÜR18, SÜRGÜLÜ18, ÖKSÜRME17, SÜRÜNÜŞ17, SÜRÜLÜŞ17, SÜREĞEN17, SÜRPRİZ17, SÜRÜCÜL17, SÜRFİLE16, SÜRÜMLÜ15, SÜRÇMEK14, SÜRESİZ14, SÜREYYA14, SÜRÜTME13, SÜRÜNME13, SÜREKÇİ13, SÜRÜMEK13, SÜRÜLME13, SÜRYANİ12, SÜRMENE11, SÜRTMEK11, SÜRMELİ11, TEESSÜR11, SÜRATLE10, SÜRATLİ10, SÜREKLİ10

SÜRATLE

[zarf]

  • Çabucak

    Adam, acele adımlarla tekrar geri dönüyor, süratle merdivenlerden iniyor. - Esat Mahmut Karakurt

SÜRATLİ

[sıfat]

  • Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı

SÜREKLİ

[sıfat]

  • Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî

[zarf]

  • Uzun süreli olarak, daima

[dil bilgisi]

  • Yumuşak

Birleşik Kelimeler: sürekli ünsüz

SÜRMENE

[isim]

  • Trabzon iline bağlı ilçelerden biri

SÜRTMEK

[-e]

[-i]

  • Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek

    Cemal ellerini hızlı hızlı birbirine sürttü. - Sait Faik Abasıyanık

  • Dokundurmak

[nesnesiz]

[teklifsiz konuşmada]

  • Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak

    Çocukcağız birkaç gün sokaklarda sürtmüş. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sürtüp durmak

SÜRMELİ

[sıfat]

  • Sürme ile boyanmış olan

    Kirpikleri kudretten sürmelidir. - Sait Faik Abasıyanık

  • Sürgü ile kapatılmış olan, sürmelenmiş olan

    Yavaşça vitrinin sürmeli camını açtı. - Sait Faik Abasıyanık

TEESSÜR (Kelime Kökeni: Arapça teʾes̱s̱ur)

[isim]

[eskimiş]

  • Üzüntü

    Bunun üzerine Naim Efendi ikide bir teessürden boğulan bir sesle söylemeye başladı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Duygulanım

Ata Sözleri ve Deyimler

  • teessür etmek
  • teessür göstermek

SÜRYANİ (Kelime Kökeni: Arapça suryānī)

[isim]

  • Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse

SÜRÜTME

[isim]

  • Sürütmek işi
  • Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ
  • Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir olta türü

SÜRÜNME

[isim]

  • Sürünmek işi

[hayvan bilimi]

  • Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi

SÜREKÇİ

[isim]

[halk ağzında]

  • Davar alışverişiyle uğraşan kimse

SÜRÜMEK

[-i]

  • Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek
  • Hafif bir şeyi sürüklemek

    Ey gökten yere nazlı bir sultan gibi eteklerini basamaklarda sürüyerek aheste aheste inen yolcu! Kaçıncı basamaktasın? - Arif Nihat Asya

  • Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
  • Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek

    Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü - Âşık Veysel

SÜRÜLME

[isim]

  • Sürülmek işi

    Kınanın akşamdan yoğrulup ellere ve ayaklara taşırmadan, çizgileri aşmadan sürülmesi lazımdır. - Refik Halit Karay

  • Piyasaya çıkarılma

    Yeni paraların piyasaya sürülmesi için hazırlıklar yapılıyor.

SÜRÇMEK

[nesnesiz]

  • Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek

[mecaz]

  • Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak

SÜRESİZ

[sıfat]

  • Süresi belirli olmayan

    Süresiz tatil.

[zarf]

  • Süresi belli olmayarak

    Gazete süresiz kapatıldı.