İçinde So Bulunan 5 Harfli Kelimeler
İçerisinde SO olan 5 harfli 49 kelime bulunuyor. İçinde SO olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "So ile başlayan 5 harfli kelimeler. so ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
POSOF18,
AKSON (Kelime Kökeni: Fransızca axone)
- Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı
SOKAK (Kelime Kökeni: Arapça zuḳāḳ)
-
İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol
Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar. - Ömer Seyfettin
Ata Sözleri ve Deyimler
- sokağa (veya sokaklara) dökülmek
- sokağa (veya sokaklara) düşmek
- sokağa atmak
- sokağa çıkmak
- sokakta kalmak
- sokaktan toplamak
Birleşik Kelimeler: sokak çocuğu, sokak kadını, sokak kapısı, sokak kızı, sokaktaki adam, ara sokak, arka sokak, çıkmaz sokak
SORTİ (Kelime Kökeni: Fransızca sortie)
-
Elektrik tesisatında lamba veya fiş konacak kolların her biri
Bu evde yirmi sorti vardır.
- Çıkış
Ata Sözleri ve Deyimler
- sorti yapmak
SORİT (Kelime Kökeni: Fransızca sorite)
-
Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım
A=B, B=C, C=D ise A=D'dir.
SONRA
-
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
Önce parasız temsiller verilirken sonra paralı verilmeye başlandı. - Metin And
-
Daha uzak ve ileri bir yerde
Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. - Reşat Nuri Güntekin
- Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
-
Yoksa, aksi hâlde
Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır.
-
Arkadan gelen bölüm veya zaman
Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı.
Birleşik Kelimeler: az sonra, milattan sonra, neden sonra, okul sonrası
SONAT (Kelime Kökeni: Fransızca sonate)
- Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri
SONAR (Kelime Kökeni: Fransızca sonar)
- Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem
- Bu sistemden yararlanılarak yapılmış, denizaltılarda kullanılan cihaz
SOLAK
- Genellikle sol elini kullanan kimse
-
Yeniçeri Ocağının, padişahın gözeticiliğini yapan asker sınıfı
Yanı başındaki elli altmış solaktan başka yeniçerilerle birlikte bütün birliklerin ileri atılması için buyruk verdi. - Nihal Atsız
SOKRA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Güverte döşemelerinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık
SOKET (Kelime Kökeni: Fransızca socquette)
- Kısa çorap
- Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve onu yapının bir bölümüne bağlayan parça
MASON (Kelime Kökeni: Fransızca maçon)
- Masonluk üyesi, farmason
Birleşik Kelimeler: mason locası
SORMA
- Sormak işi
Ata Sözleri ve Deyimler
- sorması ayıp olmasın (veya sorması ayıp)
SONLU
-
Sonu olan, bitimli
Zamanın sonlu ve sonsuz akışları içinde iki yıl, kısa bir süredir. - Ahmet Cemal
- Sonu olan, sonsuz olmayan
Birleşik Kelimeler: sonlu büyüklük
SOMAK
- Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü
- Taneleri alınmış mısır koçanı
SOLUK
-
Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes
Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı. - Reşat Nuri Güntekin
- Ciğerlere hava alıp verme
-
Tarz
Gençler dergimize yeni bir soluk getirdiler.
Ata Sözleri ve Deyimler
- soluğu (bir yerde) almak
- soluğu kesilmek (veya tutulmak)
- soluğunu kesmek
- soluk aldırmamak
- soluk almak
Birleşik Kelimeler: soluk almadan, soluk borusu, soluk darlığı, soluk kesici, soluk soluğa, gürsoluk, ses soluk, bir solukta
-
Rengi atmış olan, solmuş, uçuk
General, soluk dudaklarını parmaklarının arasına alarak acı acı gülüyor. - Esat Mahmut Karakurt
-
Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık)
Bahçeye, kafeslerden elenen soluk bir ışık vurmuş. - Yusuf Ziya Ortaç
- Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne)
Birleşik Kelimeler: soluk benizli