İçinde Sna Bulunan Kelimeler

İçinde SNA olan 18 kelime bulunuyor. İçerisinde SNA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sna ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

ESMAYIHÜSNA23, KASNAKÇILIK17, BİLAİSTİSNA15, KASNAKLAMAK13

10 Harfli Kelimeler

İSTİSNASIZ17, SARAYBOSNA17, KASNAKLAMA12

9 Harfli Kelimeler

ESNASINDA14

8 Harfli Kelimeler

ESNAFLIK16, KASNAKÇI13, MÜSTESNA13, İSTİSNAİ10

7 Harfli Kelimeler

İSNADEN10, İSTİSNA9

6 Harfli Kelimeler

KASNAK7

5 Harfli Kelimeler

ESNAF12, İSNAT6

4 Harfli Kelimeler

ESNA5

ESNA (Kelime Kökeni: Arapça es̱nāʾ)

[isim]

  • Bir işin yapıldığı an, sıra

    O esnada irice bir karaltı belirdi tam arkasında. - Elif Şafak

İSNAT (Kelime Kökeni: Arapça isnād)

[isim]

  • Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme

[mecaz]

  • Karacılık, iftira

Ata Sözleri ve Deyimler

  • isnat etmek

Birleşik Kelimeler: isnat grubu

KASNAK

[isim]

  • Enli çember
  • Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi
  • Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember

[mimarlık]

  • Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri

[mimarlık]

  • Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember

[spor]

  • Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü

[teknik]

  • Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kasnak işlemek

Birleşik Kelimeler: paça kasnak

İSTİSNA (Kelime Kökeni: Arapça istis̱nāʾ)

[isim]

  • Bir kimse veya bir şeyi benzerlerinden ayrı tutma
  • Kural dışılık
  • Ayrı tutulan kimse veya şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istisna etmek

İSTİSNAİ (Kelime Kökeni: Arapça istis̱nāʾī)

[isim]

  • Ayrıklı

İSNADEN (Kelime Kökeni: Arapça isnāden)

[zarf]

  • Dayanarak

KASNAKLAMA

[isim]

  • Kasnaklamak işi

ESNAF (Kelime Kökeni: Arapça eṣnāf)

[isim]

  • Küçük sermaye ve zanaat sahibi

    Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse

[argo]

  • Kötü yola sapmış olan kadın

    Esnaftan bir kadın.

Birleşik Kelimeler: esnaf ağzı, esnaf loncası

KASNAKLAMAK

[-i]

  • Kasnak içine almak, çemberlemek
  • Kollarını dolayarak kavramak

[mimarlık]

  • Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak

KASNAKÇI

[isim]

  • Kasnak, elek, ölçek vb. tahta işleri yapan kimse

MÜSTESNA (Kelime Kökeni: Arapça mustes̱nā)

[sıfat]

  • Bir bütünün veya kuralın dışında olan
  • Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan

    Kendisi bu resimlerin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simaydı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Kural dışı

[zarf]

  • Dışında, ayrı, hariç tutularak

    Şehrinde yerleşen ve alışan halk müstesna, şiirin burada fazla beğeneceği bir yer de kalmamıştı. - Asaf Halet Çelebi

ESNASINDA

[zarf]

  • Sırasında, olduğu anda

    Nasıl olsa mezarların kazımı esnasında taş sandukalar sökülmüş, olan olmuştu. - Elif Şafak

BİLAİSTİSNA (Kelime Kökeni: Arapça bilāistis̱nā)

[zarf]

  • İstisnasız, ayrıksız, ayrım yapmaksızın

    Devlet adamlarımız bilaistisna nasihat vermekte birbiriyle yaraşırlar. - Burhan Felek

ESNAFLIK

[isim]

  • Esnaf olma durumu
  • Esnafın yaptığı iş

KASNAKÇILIK

[isim]

  • Kasnakçının yaptığı iş