İçinde Sma Bulunan Kelimeler

İçinde SMA olan 95 kelime bulunuyor. İçerisinde SMA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sma ile başlayan kelimeler. Sma ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

BASMAKALIPLAŞMA28

14 Harfli Kelimeler

OSMANLICACILIK26, SARIASMAGİLLER22

13 Harfli Kelimeler

GAZİOSMANPAŞA30, BASMAKALIPLIK23, İSTİSMARCILIK21, OSMANİYELİLİK18

12 Harfli Kelimeler

ESMAYIŞERİFE26, OSMANLICILIK21

11 Harfli Kelimeler

ESMAYIHÜSNA23, OSMANLICACI22, ENVESTİSMAN20, AGRANDİSMAN19, GROSSMARKET19, ISMARLANMAK15, ISMARLATMAK15

10 Harfli Kelimeler

BASMAKALIP19, BASMACILIK19, İSTİSMARCI17, ASMAGİLLER16, RAMBURSMAN16, NÜMİSMATİK15, OSMANİYELİ15, OSMANLILIK15, CİSMANİLİK15, AMORTİSMAN14, ISMARLATMA14, ISMARLANMA14, ISMARLAMAK14

9 Harfli Kelimeler

FORSMAJÖR33, BASMAYAZI19, OSMANGAZİ19, OMBUDSMAN18, BASMAHANE17, DEPLASMAN17, FİNANSMAN17, OSMANLICA16, ISMARLAMA13

8 Harfli Kelimeler

FANTASMA16, OSMANCIK15, SUBASMAN14, YOSMALIK14, BASMALIK13, NÜMİSMAT13, OSMANİYE13, SUSMALIK13, SARIASMA12, İSTİSMAR11, OSMANELİ11, KARAASMA10

7 Harfli Kelimeler

MASMA16, BASMACI15, YOSMACA15, HASMANE13, PLASMAN13, BASMALI12, MİYASMA12, CİSMA12, AKBASMA11, ALBASMA11, OSMANLI11, ASMALIK10, SARSMAK10, TIRSMAK10, KLASMAN9, LANSMAN9

6 Harfli Kelimeler

SMAÇÖR17, PISMAK13, PUSMAK13, BASMAK10, SUSMAK10, YASMAK10, ASMALI9, KISMAK9, KUSMAK9, OSMA9, SARSMA9, TIRSMA9, ASMARA8, AKASMA8, KASMAK8

5 Harfli Kelimeler

PUSMA12, PISMA12, YOSMA10, BASMA9, SUSMA9, YASMA9, KISMA8, KUSMA8, ASMAK7, KASMA7, TASMA7

4 Harfli Kelimeler

SMAÇ9, ASMA6, ESMA6

ASMA

[isim]

  • Asmak işi

[sıfat]

  • Asılmış, asılı

    Öksüz, odanın ortasına kurulu çarşaftan bozma asma salıncağın içinde uyuyordu. - Ayşe Kulin

Birleşik Kelimeler: asma bahçe, asma kat, asma kilit, asma köprü, asma merdiven, asma tavan

[isim]

[bitki bilimi]

  • Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler
  • Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis)

Birleşik Kelimeler: asma bıyığı, asma biti, asma kabağı, asma yaprağı, akasma, karaasma, sarıasma, Frenk asması, meryemana asması, üzüm asması, yaban asması

ESMA (Kelime Kökeni: Arapça esmāʾ)

[isim]

[eskimiş]

  • Adlar, isimler

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esmayı üstüne sıçratmak

Birleşik Kelimeler: esmayıhüsna, esmayışerife

ASMAK

[-e]

[-i]

  • Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak

    Lambayı tam pencerenin karşısına astı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Üzerine takınmak, kuşanmak

[-i]

  • Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek
  • Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek

    Ben inek için oymalarımı bıraktım, dikiş makinesini tamir etmedim, mektebi astım. - Nazım Hikmet

  • Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • asıp kesmek
  • astığı astık, kestiği kestik

KASMA

[isim]

  • Kasmak işi

TASMA

[isim]

  • Bazı hayvanların boynuna takılan, bu hayvanları bir yere bağlamaya, çekip götürmeye yarayan kemer biçiminde bağ

    Bir adam yanaştı, tasmasından tuttuğu güzel bir koyunu gösterdi. - Burhan Felek

  • Nalın ve terliğin ayağı tutan üstteki meşin bölümü

AKASMA

[isim]

[bitki bilimi]

  • Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)

KASMAK

[-i]

  • Kasları gergin duruma getirmek
  • Kısaltmak
  • Daraltmak
  • Bölmek, ayırmak

[mecaz]

  • Baskısı altında tutmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kasıp kavurmak

Birleşik Kelimeler: kasım kasım

KISMA

[isim]

  • Kısmak işi

Birleşik Kelimeler: kısma ad

KUSMA

[isim]

  • Kusmak işi, istifra

    Bütün bir gece onun başını kucağımda yatırarak ikide bir kusmasına yardım ediyordum. - Asaf Halet Çelebi

[kimya]

  • Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması

KLASMAN (Kelime Kökeni: Fransızca classement)

[isim]

  • Bölümleme, sınıflama, tasnif
  • Belli bir sınıf, küme

LANSMAN (Kelime Kökeni: Fransızca lancement)

[isim]

  • Tanıtım

ASMALI

[sıfat]

  • Asması olan

    Asmalı bahçe.

KISMAK

[-i]

  • Sesi azaltmak, alçaltmak

    Radyoyu biraz kısar mısın?

  • Gözü biraz kapamak

    Adam göz kapaklarını kısarak bir hesapladı. - Necati Cumalı

  • Ezmek, büzmek, daraltmak

    Omuzlarını kısar, ellerini cebinden çıkarır, atar ağzından sigarasını. - Sait Faik Abasıyanık

  • Lamba ışığını azaltmak
  • Sıkıştırmak

    Birden susan köpek kuyruğunu bacaklarının arasına kıstı. - Ömer Seyfettin

[-den]

[mecaz]

  • Masraf, harcama vb.ni azaltmak

    Kes üç kuruş ekmekten / Beş kuruş etten kıs - Behçet Necatigil

[mecaz]

  • Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak

[halk ağzında]

  • Pintilik etmek

KUSMAK

[nesnesiz]

  • Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak, kayyetmek, istifra etmek
  • Reddetmek

    İhanetin böylesini tarih kabul etmez, kusardı. - Tarık Buğra

[-i]

  • Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak

    Kumaş lekeyi kustu. Helva yağını kusmuş.

[-i]

[mecaz]

  • İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak

OSMANİ

[sıfat]

  • Osmanlılarla ilgili