İçinde Ske Bulunan Kelimeler

İçinde SKE olan 51 kelime bulunuyor. İçerisinde SKE geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ske ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

ASKERİLEŞTİRMEK20

14 Harfli Kelimeler

BASKETBOLCULUK25, ASKERİLEŞTİRME19

13 Harfli Kelimeler

YALOVAMİSKE24

12 Harfli Kelimeler

ASKERİLEŞMEK17

11 Harfli Kelimeler

BASKETBOLCU21, BASKETÇİLİK17, ASKERİLEŞME16, KAZASKERLİK15, KASKETÇİLİK15, MASKELENMEK14, SERASKERLİK13

10 Harfli Kelimeler

SKELEMEK18, ASKERCİLİK14, İSKENDERUN14, MASKELENME13, MASKELEMEK13

9 Harfli Kelimeler

SKELEME17, BASKETBOL15, KASKETSİZ14, MASKELEME12, KESKENMEK11

8 Harfli Kelimeler

BASKETÇİ14, MASKESİZ14, KAZASKER12, KASKETÇİ12, ASKERİYE11, KESKENME10, MESKENET10, SERASKER10, ASKERLİK9, İSKERLET9, KASKETLİ9

7 Harfli Kelimeler

ASKERCE11, ASKERCİ11, İSKEMLE9, MASKE9, İSKELET8, TESKERE8

6 Harfli Kelimeler

BASKET9, DİSKET9, MİSKET8, MESKEN8, ASKE7, İSKETE7, İSKELE7, KASKET7

5 Harfli Kelimeler

SKE12, MASKE7, ASKER6

4 Harfli Kelimeler

SKEÇ8

ASKER (Kelime Kökeni: Arapça ʿasker)

[isim]

  • Orduda görev yapan erden generale kadar herkes

    Adına ve şimdi gördüğüm şahsiyetine zaten hayran olduğum büyük askerin bu alakası beni heyecana düşürmüştü. - İbrahim Alâeddin Gövsa

  • Askerlik görevi veya ödevi

    Askerden dönmek.

  • Er

    Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor. - Nazım Hikmet

[sıfat]

  • Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli

    Asker adam.

[sıfat]

  • Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan

    Asker millet.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • asker çıkarmak
  • askere alınmak
  • askere çağrılmak
  • askere gitmek
  • asker etmek (veya eylemek)
  • asker gibi
  • asker olmak

Birleşik Kelimeler: asker hastanesi, asker kaçağı, asker ocağı, asker tayını, kazasker, serasker, yedek asker, hassa askeri

ASKERÎ (Kelime Kökeni: Arapça ʿaskerī)

[sıfat]

  • Askerlikle ilgili, askere özgü

    Sonra subay salonunda, askerî sorgu yargıcının karşısına çıkardılar. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: askerî ambargo, askerî ataşe, askerî güç, askerî hastane, askerî inzibat, askerî kaput, askerî rüştiye

İSKETE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, güzel sesli bir kuş (Parus ater)

Birleşik Kelimeler: dağ isketesi

İSKELE (Kelime Kökeni: İtalyanca scala)

[isim]

  • Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer

    Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven

    Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı. - Zeyyat Selimoğlu

  • Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba
  • İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı

    Mudanya, Bursa'nın iskelesidir.

  • Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı
  • Geminin sol yanı

[sinema]

[televizyon]

  • Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iskele almak

Birleşik Kelimeler: iskele alabanda, iskele babası, iskele kelepçesi, iskele kuşu, sürme iskele, ip iskelesi

KASKET (Kelime Kökeni: Fransızca casquette)

[isim]

  • Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık

    Kaldırımın önünde esas vaziyete geçip kasketini çıkardı. - Orhan Kemal

MASKE (Kelime Kökeni: Fransızca masqué)

[isim]

  • Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz
  • Korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey

    Gaz maskesi.

  • Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. şeyler

[mecaz]

  • Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış

    Hayırseverlik maskesiyle kendi çıkarını yürütüyor.

[ruh bilimi]

  • Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • maskesi düşmek
  • maskesini atmak
  • maskesini düşürmek (veya kaldırmak)

Birleşik Kelimeler: gaz maskesi, karnaval maskesi, toz maskesi

İSKELET (Kelime Kökeni: Fransızca squelette)

[isim]

  • İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih

    Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu. - Halide Edip Adıvar

  • Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü

[mecaz]

  • Bir şeyi oluşturan temel çatı

    Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]

  • Bir eserin genel planı

    Bir romanın iskeleti.

[sıfat]

[mecaz]

  • Çok zayıf

[sıfat]

[mecaz]

  • Kuru, çıplak

    Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iskelete dönmek
  • iskelet gibi
  • iskeleti çıkmak

Birleşik Kelimeler: iskelet mobilya, gemi iskeleti

TESKERE (Kelime Kökeni: Farsça deskere)

[isim]

[eskimiş]

  • Sedye
  • Yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç

MİSKET (Kelime Kökeni: Fransızca muscat)

[isim]

  • Mis üzümünden yapılan şarap
  • Misket üzümü

Birleşik Kelimeler: misket üzümü, Bornova misketi, Yalova misketi

[isim]

  • Bomba ve şarapnellerin içinde bulunan kurşun veya demir tanelerin adı

    Yalnız miralayın sağ bacağını bir gülle misketi fena hâlde hırpalamış. - Nazım Hikmet

  • Bilye

    Çocuk muyuz da iki miskete, üç gazoz kapağına bahse girelim? - Elif Şafak

Birleşik Kelimeler: misket domates, misket oyunu

[isim]

[halk ağzında]

  • Ankara ve çevresinde oynanan bir tür halk oyunu
  • Bu oyunun müziği

MESKEN (Kelime Kökeni: Arapça mesken)

[isim]

  • Konut(I)

    Bu acayip meskeninde yaz kış kalın kepeneğe sarılmış otururdu. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesken tutmak

SKEÇ (Kelime Kökeni: İngilizce sketch)

[isim]

  • Güldürü niteliğinde kısa oyun

    Bir okul skecinin gönülsüz oyuncuları gibiydiler. - Ayşe Kulin

ASKERLİK

[isim]

  • Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye

    Hayatımızın askerlikte ve sivillikte kırk beş senesi öğretmenlik ile geçti. - Burhan Felek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • askerlik (veya askerliğini) yapmak

Birleşik Kelimeler: askerlik çağı, askerlik dairesi, askerlik hizmeti, askerlik şubesi, askerlik yoklaması, bedelli askerlik, kazaskerlik, seraskerlik

İSKERLET (Kelime Kökeni: İtalyanca scarlatto)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Dikenli salyangoz

KASKETLİ

[sıfat]

  • Kasketi olan

    Bu rıhtım boyunca birtakım mavi gömlekli, siyah kasketli hamallar yukarıya doğru bağırıyorlar. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İSKEMLE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Arkalıksız sandalye

    İskemlelerin maroken minderlerinden kendime yatak yapıyordum. - Çetin Altan

  • Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa