İçinde Sar Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde SAR olan 6 harfli 35 kelime bulunuyor. İçinde SAR olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Sar ile başlayan 6 harfli kelimeler. sar ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
SARHOŞ15,
ESARET (Kelime Kökeni: Arapça esāret)
-
Kölelik, tutsaklık, esirlik
Esaretimin geri kalan müddetini bu ümitle geçirmeye başladım. - Ahmet Midhat
-
Boyunduruk
İlim ve teknik bugün insanı tabiatın esaretinden kurtaran çeşitli vasıtalar icat etmiştir. - Mehmet Kaplan
- Hâkimiyet altında bulunma
Ata Sözleri ve Deyimler
- esarette kalmak
KASARA (Kelime Kökeni: İtalyanca cassero)
-
Geminin baş ve kıç tarafında, asıl güverteden yüksek olan kısa güverte
Baş kasarası, kıç kasarası.
NİKSAR
- Tokat iline bağlı ilçelerden biri
SARAKA
- Alay, istihza
Ata Sözleri ve Deyimler
- saraka etmek
- sarakaya almak
MASARA (Kelime Kökeni: Arapça maʿṣara)
-
Küçük, dar yer veya hücre
Adına masara denen ayakyolu gibi taş bir hücreye yatırmışlar. - Reşat Nuri Güntekin
SARKIL
- Sarkaçla ilgili, hareketi sarkaç hareketine benzeyen
SARKIK
-
Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek
İri yarı, bıyıkları sarkık bir ozan elini dostça omzuna attı. - Çetin Altan
SARALI
-
Sara hastalığı olan (kimse)
Çocuklar beni görünce saldırırlardı: Sıska, deli, saralı sıska ... diye. - Sait Faik Abasıyanık
SANSAR
-
Postları değerli türlü etçil hayvanların ortak adı (Martes martes)
Ağaç sansarı. Kaya sansarı.
Birleşik Kelimeler: alacasansar, ağaç sansarı, kaya sansarı
SARKIT
- Mağaraların tavanında aşağıya doğru oluşan, genellikle koni biçiminde kalker birikintisi, damla taş, stalaktit
SARKMA
- Sarkmak işi
SARSAK
- Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle güçsüz kalarak vücudu titrer gibi sarsılan (kimse)
-
Değişken, sağlam olmayan
Gittiği yerden habersiz, kendi sarsak ahlak değerlerine bağlı yaşamaktadır. - Selim İleri
Birleşik Kelimeler: sarsak sursak
SARMAN
- Azman, iri
- Sarı tüylü kedi
SARMAL
- Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni
- İçinden çıkılmaz (durum)
Birleşik Kelimeler: sarmal metot, sarmal yöntem
SARMAK
- Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek
-
Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek
Gece, ahenk içinde divanımı/ Şenlendirse pırıl pırıl rakkaseler / Gece, gece, her yanımı / Sarsa güller, laleler, menekşeler - Halit Fahri Ozansoy
- Dolayında yer almak
-
Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak
Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu. - Necati Cumalı
-
Örtmek
Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan / Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran - Enis Behiç Koryürek
- Kucaklamak
-
Yumak yapmak
İpliği sarmak.
- Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak
-
Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek
Dolma sarıyorum diye yaprağı parmağıma doladım. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sardığı sigarayı tabakasına yerleştiriyor. - Tarık Buğra
-
Sarılıp tırmanmak
Asma çardağı sardı.
-
Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak
Kitabı kâğıda sarmak.
- Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak
-
Saldırmak, hücum etmek
Faik Efendi biliyordu ki saracaklar hem de fena saracaklar. - Memduh Şevket Esendal
- Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek
-
Sözle saldırmak, tedirgin etmek
Evdekilerin hepsi bana sarıyor.
-
Hoşuna gitmek, zevkini okşamak
Bu canlılık, insanı on yıl önce görmüş olduğum muhteşem yazdan daha başka türlü sarıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar
Ata Sözleri ve Deyimler
- sarıp sarmalamak