İçinde Sai Bulunan Kelimeler

İçinde SAİ olan 20 kelime bulunuyor. İçerisinde SAİ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sai ile başlayan kelimeler. Sai ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

VESAİTİNAKLİYE23

12 Harfli Kelimeler

SAİRFİLMENAM21, NİSAİYECİLİK18, TEŞRİKİMESAİ17

11 Harfli Kelimeler

SİPERİSAİKA17

9 Harfli Kelimeler

SAİYECİ15, SAİMBEYLİ15

8 Harfli Kelimeler

NAMÜSAİT12

7 Harfli Kelimeler

VESAİRE14, NİSAİYE10

6 Harfli Kelimeler

VESAİT13, VESAİK13, VESAİR13, MÜSAİT10, MESAİL8

5 Harfli Kelimeler

MESAİ7, NİSAİ6, SAİKA6

4 Harfli Kelimeler

SAİK5, SAİR5

SAİK (Kelime Kökeni: Arapça sāʾiḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • Sebep

[felsefe]

[toplum bilimi]

  • Güdü

SAİR (Kelime Kökeni: Arapça sāʾir)

[sıfat]

  • Başka, öteki, diğer

    Onun sair işlerini bir dereceye kadar engelledi ise de ne zararı var! - Memduh Şevket Esendal

NİSAİ (Kelime Kökeni: Arapça nisāʾī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Kadınla ilgili

    Nisai hastalık.

  • Kadın hastalıkları ile ilgili
  • Kadınsı

SAİKA (Kelime Kökeni: Arapça ṣāʿiḳa)

[isim]

[eskimiş]

  • Yıldırım

    Öteden saikalar parçalıyor afakı! - Mehmet Akif Ersoy

Birleşik Kelimeler: siperisaika

[isim]

[eskimiş]

  • Sebep

    Daha çok artan merakımın saikasıyla kapıya kadar ben de gittim. - Ercüment Ekrem Talu

MESAİ (Kelime Kökeni: Arapça mesāʿī)

[isim]

  • Çalışma, emek

    İki üç günlük mesaiyle bir sürü karanlık noktayı çözümledin. - Osman Aysu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesai yapmak
  • mesaiye kalmak

Birleşik Kelimeler: mesai saati, tam mesai, teşrikimesai, yarım mesai

MESAİL (Kelime Kökeni: Arapça mesāʾil)

[isim]

[eskimiş]

  • Sorunlar

    ... vesair mesail hakkında da noktainazarlarımız bildirildi. - Atatürk

NİSAİYE (Kelime Kökeni: Arapça nisāʾiyye)

[isim]

[tıp]

  • Kadın hastalıkları

MÜSAİT (Kelime Kökeni: Arapça musāʿid)

[sıfat]

  • Uygun, elverişli

    Asla hissîliğe, ılık ve yumuşak duygulara müsait değiliz. - Necip Fazıl Kısakürek

[teklifsiz konuşmada]

  • tkz. Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın)

NAMÜSAİT (Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça musāʿid)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uygun olmayan, elverişsiz

    Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. - Atatürk

VESAİT (Kelime Kökeni: Arapça vesāʾiṭ)

[isim]

[eskimiş]

  • Araçlar, vasıtalar

    Efendiler, aynı günde muhtelif vesaitle şu protestoyu gönderdim. - Atatürk

Birleşik Kelimeler: vesaitinakliye

VESAİK (Kelime Kökeni: Arapça ves̱āʾiḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • Belgeler, vesikalar

VESAİR (Kelime Kökeni: Arapça ve + sāʾir)

[sıfat]

  • Diğer

    Banyo, tuvalet, vesair kısımlar, o ne temizlik, o ne genişlik, insanın yüzüne gülen o ne ferahlıktı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

VESAİRE (Kelime Kökeni: Arapça ve + sāʾire)

[isim]

  • Ve benzeri

    Biz yollarda eğer bulabilirsek başımıza gölge verecek kadar hurma dalı, ot vesaire topluyorduk. - Falih Rıfkı Atay

NİSAİYECİ

[isim]

  • Jinekolog

SAİMBEYLİ

[isim]

  • Adana iline bağlı ilçelerden biri