İçinde Rız Bulunan Kelimeler
İçinde RIZ olan 21 kelime bulunuyor. İçerisinde RIZ geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Rız ile başlayan kelimeler. Rız ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
ARIZALANIVERMEK27,
14 Harfli Kelimeler
ARIZALANIVERME26, ARIZALANABİLME21
11 Harfli Kelimeler
ARIZASIZLIK21, ARIZALANMAK16
10 Harfli Kelimeler
SARIZAMBAK18, ARIZALANMA15
8 Harfli Kelimeler
ARIZASIZ17
7 Harfli Kelimeler
ÇAPARIZ18, PAÇARIZ18, HIRIZMA17, ARIZALI12
6 Harfli Kelimeler
AVARIZ16, MUARIZ12
5 Harfli Kelimeler
RIZIK10, SARIZ10, ARIZİ9, ARIZA9
4 Harfli Kelimeler
ARIZ8, RIZA8
ARIZ (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriż)
- Sonradan ortaya çıkan
-
Bulaşmış, musallat olmuş
Zengin çocuklarına arız münasebetsizlikler, fakir çocuklarına mahsus fenalıklardan aşağı kalmıyor. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ata Sözleri ve Deyimler
- arız olmak
RIZA (Kelime Kökeni: Arapça riżā)
- Razı olma, isteme, istek
Ata Sözleri ve Deyimler
- rıza göstermek
- rızasını almak
- rızası olmak
Birleşik Kelimeler: gönül rızası
ARIZİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriżī)
- Sonradan olan, dıştan gelen
-
Geçici, eğreti
Yoksa, arızi bir şeydir ihtiyarlık ve sonu gençliktir. - Nazım Hikmet
ARIZA (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriża)
- Aksama, aksaklık, bozulma
- Engebe
- Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı
Ata Sözleri ve Deyimler
- arıza yapmak
RIZIK (Kelime Kökeni: Arapça rizḳ)
-
Yiyecek, içecek şey, azık
Kimi mevtasına kefen biçmiyor / Kimi helal rızkı yiyip içmiyor. - Seyrani
-
Tanrı'nın bütün yarattıklarına verdiği nimet
Bizden şerefli yırtıcı kuş, kan emen böcek / Tanrı'm o yolda rızkını vermiş, kusuru yok. - Mehmet Çınarlı
Ata Sözleri ve Deyimler
- rızkını çıkarmak
SARIZ
- Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
ARIZALI
- Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.)
-
Engebeli
Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı. - Feridun Fazıl Tülbentçi
-
Yarım yamalak
Eniştemizin memuriyet hayatı büsbütün duraklayacağı yerde arızalı seyrine devam ediyorsa bu ancak babasının sayesinde oluyordu. - Abdülhak Şinasi Hisar
MUARIZ (Kelime Kökeni: Arapça muʿāriż)
-
Karşı koyan, karşı çıkan
Dışarı çıktığında kulağında kalmış rivayetleri ileri sürerek muarızlarını iknaya çalıştı. - Haldun Taner
ARIZALANMA
- Arızalanmak işi, bozulma
ARIZALANMAK
- Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak
AVARIZ (Kelime Kökeni: Arapça ʿavāriż)
- Kazalar, belalar
- Engebe
- Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi
ARIZASIZ
- Aksamayan, bozulmadan işleyen
- Engebesiz, düz
-
Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde
Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel, arızasız geçerken ne kıyametler koptu? - Refik Halit Karay
HIRIZMA
- Hızma
SARIZAMBAK
- Sarı çiçekli zambak
ÇAPARIZ (Kelime Kökeni: Rumca)
- İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş
- Demir zincirlerinin birbirine dolaşıp karışması