İçinde Rüt Bulunan Kelimeler
İçinde RÜT olan 37 kelime bulunuyor. İçerisinde RÜT geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Rüt ile başlayan kelimeler. Rüt ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
14 Harfli Kelimeler
ÇÜRÜTÜLEBİLMEK26
13 Harfli Kelimeler
ÇÜRÜTÜLEBİLME25
12 Harfli Kelimeler
ÇÜRÜTÜVERMEK28, ÇÜRÜTEBİLMEK22, ZÜMRÜTLENMEK21, TENZİLİRÜTBE19
11 Harfli Kelimeler
ÇÜRÜTÜVERME27, YÜRÜTÜCÜLÜK26, ÇÜRÜTEBİLME21, ZÜMRÜTLENME20
10 Harfli Kelimeler
ÇÜRÜTÜLMEK20, YÜRÜTÜLMEK19
9 Harfli Kelimeler
ÇÜRÜTÜLÜŞ23, YÜRÜTÜLÜŞ22, ÇÜRÜTÜLME19, YÜRÜTÜLME18
8 Harfli Kelimeler
YÜRÜTÜCÜ21, ZÜMRÜTSÜ19, ÇÜRÜTMEK16, RÜTBESİZ16, TEFERRÜT16, YÜRÜTMEK15, SÜRÜTMEK14, TERÜTAZE13, TECERRÜT13, TEMERRÜT11
7 Harfli Kelimeler
ÇÜRÜTÜŞ19, YÜRÜTÜM16, YÜRÜTEÇ16, ÇÜRÜTME15, YÜRÜTME14, SÜRÜTME13, YÜRÜTEN13,
6 Harfli Kelimeler
ZÜMRÜT14
5 Harfli Kelimeler
RÜTBE9
4 Harfli Kelimeler
BRÜT8
BRÜT (Kelime Kökeni: Fransızca brut)
- Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para)
- Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık)
RÜTBE (Kelime Kökeni: Arapça rutbe)
-
Mertebe, derece, paye
Müfit vatandaş yetiştirmenin kutsi zevki de her rütbenin, her zevkin fevkinde değil midir? - Etem İzzet Benice
-
Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki
Ben de nişancı taburunun subaylarını rütbeleriyle, isimleriyle bilirdim. - Necati Cumalı
Birleşik Kelimeler: rütbe indirimi, rütbe sıralaması, tenzilirütbe
TEMERRÜT (Kelime Kökeni: Arapça temerrud)
- Dikkafalılık, kafa tutma, direnme
- Ek faiz ödememe durumu
- Herhangi bir sebebe dayanmaksızın borcu ödememekte direnme, direnim
Ata Sözleri ve Deyimler
- temerrüde düşmek
- temerrüt etmek
Birleşik Kelimeler: temerrüt faizi
RÜTBELİ
-
Rütbesi olan
Yüksek rütbeli subay.
TERÜTAZE (Kelime Kökeni: Farsça ter + tāze)
-
Çok taze, körpe
Frenk illerinde ... tenorların akbabaya dönmüş, kartlaşmışlarına bile terütaze kızlar gönül verirlermiş. - Refik Halit Karay
-
Dinç bir biçimde
İkinci yarıda herkesin dili bir karış dışarı çıktığı, maraza aradığı, çamurlaştığı zaman, seninki, oyuna yeni girmiş gibi terütaze koşar durur. - Haldun Taner
TECERRÜT (Kelime Kökeni: Arapça tecerrud)
-
Her şeyden uzaklaşma, sıyrılma, soyutlanma
İlk gençlik yılları da aynı hâlet ve tecerrüt içinde geçti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- tecerrüt etmek
SÜRÜTME
- Sürütmek işi
- Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ
- Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir olta türü
YÜRÜTEN
-
Yürüteç
Ona dört ayaklı yürütenlerden aldık, sevindi. - Tarık Dursun K.
SÜRÜTMEK
- Sürüme işini yaptırmak
YÜRÜTME
-
Yürütmek işi
Bizi itiştire kakıştıra ve etrafımızda kavga dansları yaparak yürütmeye başladılar. - Nazım Hikmet
-
Uygulama işi, icra
Sefir de birbirine karşı çalışan iki efendiye birden hizmet etmek gibi iki yüzlü politika yürütmeyi mizacına uygun buldu. - Necip Fazıl Kısakürek
- Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi
Birleşik Kelimeler: yürütme gücü, yürütme kurulu, yürütmeyi durdurma
ZÜMRÜT (Kelime Kökeni: Arapça zumurrud)
- Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı, doğal alüminyum ve berilyum silikatı
-
Bu taştan yapılan
Parmağındaki zümrüt yüzüğü ile bu salonda herkesin saygı gösterdiği bir varlıktı. - Memduh Şevket Esendal
- Koyu yeşil renk
-
Bu renkte olan
Zümrüt çayırlar.
Ata Sözleri ve Deyimler
- zümrüt gibi
Birleşik Kelimeler: zümrüt yeşili
YÜRÜTMEK
- Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak
-
Gerektiği gibi yapmak, uygulamak
İşlerini eskisi gibi yürütüyorlar.
- Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak
-
Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek
Mütalaa yürütmek. Muhakeme yürütmek.
-
İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak
Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi. - Haldun Taner
-
Habersiz olarak almak, çalmak
Bizim kalemi yürütmüşler.
ÇÜRÜTME
- Çürütmek işi
ÇÜRÜTMEK
-
Çürümesine sebep olmak
Karına söyle, boğadayı çok sert yapmasın, çamaşırları çürütür. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek
- Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak
RÜTBESİZ
- Rütbesi olmayan, kıdemsiz