İçinde Rmu Bulunan Kelimeler

İçinde RMU olan 16 kelime bulunuyor. İçerisinde RMU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

14 Harfli Kelimeler

SERMUHARRİRLİK21

11 Harfli Kelimeler

SERMUHARRİR18

10 Harfli Kelimeler

OTURMUŞLUK18

9 Harfli Kelimeler

ARMUDUMSU17

8 Harfli Kelimeler

ARMUDİYE14, BERMUTAT12

7 Harfli Kelimeler

FERMUAR15, OTURMUŞ14, BERMUDA13, ARMUTSU11, ARMUTLU10

6 Harfli Kelimeler

VERMUT14, ARMU10, SORMUK10

5 Harfli Kelimeler

ARMUZ10, ARMUT7

ARMUT (Kelime Kökeni: Farsça emrūd)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis)

[bitki bilimi]

  • Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi

    Tavanda hevenk hevenk üzümler, elmalar, armutlar, ayvalar sarkıyordu. - Sait Faik Abasıyanık

[sıfat]

[argo]

  • Çok bön, çok aptal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • armudun iyisini (dağda) ayılar yer
  • armudun önü, kirazın sonu
  • armudun sapı var, üzümün (veya kirazın) çöpü var demek
  • armudu soy ye, elmayı say ye
  • armut dalının dibine düşer
  • armut gibi
  • armut piş ağzıma düş!

Birleşik Kelimeler: armut hoşafı, armut kabağı, armut kompostosu, armut kurusu, armut top, akça armudu, Amerikan armudu, bey armudu, çakal armudu, dağ armudu, deveci armudu, Hint armudu, Japon armudu, yaban armudu

ARMUTLU

[isim]

  • Yalova iline bağlı ilçelerden biri

ARMUDİ (Kelime Kökeni: Farsça emrūd + Arapça -ī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Armut biçiminde olan

    Çenesine doğru sivrilen armudi bir yüzün, ince bir burnu, hâlâ beyaz ve düzgün dişleri vardı. - Halide Edip Adıvar

SORMUK

[isim]

[halk ağzında]

  • Çocuk emziği
  • Tülbent içine lokum, şeker konularak küçük çocuklara verilen emzik biçiminde nesne

ARMUZ (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[denizcilik]

  • Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi

ARMUTSU

[sıfat]

  • Armudu andıran, armuda benzeyen, armut gibi, armudumsu

BERMUTAT (Kelime Kökeni: Farsça ber + Arapça muʿtād)

[zarf]

[eskimiş]

  • Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi

    Gece saat dokuz. Bermutat, köşk pırıl pırıl. - Nazım Hikmet

BERMUDA (Kelime Kökeni: Fransızca bermuda)

[isim]

  • Dizlere kadar inen dar ve kısa pantolon

ARMUDİYE (Kelime Kökeni: Farsça emrūd + Arapça -iyye)

[isim]

[eskimiş]

  • Nazarlık olarak takılan armut biçimindeki altın

OTURMUŞ

[sıfat]

  • Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş, stabil

    Oturmuş bir kurum.

Birleşik Kelimeler: durmuş oturmuş

VERMUT (Kelime Kökeni: Almanca Wermut)

[isim]

  • Birçok bitki eklenerek özel koku verilmiş, tatlı, bir tür beyaz şarap

FERMUAR (Kelime Kökeni: Fransızca fermoir)

[isim]

  • Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur

ARMUDUMSU

[sıfat]

  • Armutsu

SERMUHARRİR (Kelime Kökeni: Farsça ser + Arapça muḥarrir)

[isim]

[eskimiş]

  • Başyazar

OTURMUŞLUK

[isim]

  • Benimsenmiş, yerleşmiş olma durumu

    Kontrbas öğretmeni Rıza'nın daha bir oturmuşluğu vardır rolüne. - Haldun Taner