İçinde Rku Bulunan Kelimeler

İçinde RKU olan 40 kelime bulunuyor. İçerisinde RKU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

15 Harfli Kelimeler

KORKUNÇLAŞTIRMA25

13 Harfli Kelimeler

HACILARKUŞAĞI33, BURKULUVERMEK25, KORKUNÇLAŞMAK22, BURKULABİLMEK20

12 Harfli Kelimeler

SIĞIRKUYRUĞU34, KATIRKUYRUĞU25, BURKULUVERME24, KORKUNÇLAŞMA21, KORKUTUCULUK20, BURKULABİLME19

11 Harfli Kelimeler

BURKUVERMEK22, TURKUAZIMSI20, KORKUSUZLUK19

10 Harfli Kelimeler

BURKUVERME21, KORKUSUZCA20, BURKUCULUK19, KORKUNÇLUK16, KORKUTMACA16

9 Harfli Kelimeler

KORKUTUCU16, BURKULMAK14, KORKULMAK12, KORKUTMAK12, KORKUTELİ11

8 Harfli Kelimeler

KORKUSUZ15, BURKULMA13, YARKURUL12, KORKULMA11, KORKULUK11, KORKUTMA11

7 Harfli Kelimeler

BURKUCU15, KORKU12, TURKUAZ12, KORKULU10

6 Harfli Kelimeler

MERKUP12, PARKUR11, BURKUK10, MERKUM9, KORKUT8

5 Harfli Kelimeler

KORKU7

KORKU

[isim]

  • Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü

    Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara

    Yollarda korku kalmadı.

[ruh bilimi]

  • Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, solunum ve kalp atışı hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • korku dağları bekler (veya aşırır)
  • korkudan çıldırmak
  • korku düşmek
  • korkunun ecele faydası yoktur
  • korku saçmak
  • korku salmak
  • korkusundan altına etmek (veya kaçırmak veya yapmak)
  • korku vermek
  • korkuya kapılmak
  • korkuya kesmek

Birleşik Kelimeler: korku damarı, alan korkusu, can korkusu, ışık korkusu, kapalı yer korkusu, konuşma korkusu, meydan korkusu, ölüm korkusu, su korkusu, yenilik korkusu, yükseklik korkusu

KORKUT

[isim]

  • Muş iline bağlı ilçelerden biri

MERKUM (Kelime Kökeni: Arapça merḳūm)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yazılmış
  • Adı geçen, az önce anılan (kimse)

KORKULU

[sıfat]

  • Korku veren, korkutan

    Gördüğü korkulu rüyalara ve bunların tabirlerine inanırdı. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Kendisinden kötülük gelebilen, tehlikeli

    Hâlinden şerir, korkulu bir adam olduğu görünüyordu. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • korkulu rüya (veya düş) görmektense uyanık yatmak evladır (veya yeğdir)

BURKUK

[sıfat]

  • Burkulmuş olan
  • Hafif eğri

    Çayları dağıtan çocuk saat takındığı kolunu burkuk tutuyor; herkes görsün, ilk kol saatini. - Adalet Ağaoğlu

KORKUTELİ

[isim]

  • Antalya iline bağlı ilçelerden biri

KORKULMA

[isim]

  • Korkulmak işi

KORKULUK

[isim]

  • Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla

    Kargalar, korkuluktan korkmayan kuşlardır. Giderler de, alay eder gibi korkuluğun tepesine konarlar. - Nazım Hikmet

  • Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık

    Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı. - Necati Cumalı

[mecaz]

  • Bostan korkuluğu

[denizcilik]

  • Küpeşte

Birleşik Kelimeler: bostan korkuluğu, merdiven korkuluğu

KORKUTMA

[isim]

  • Korkutmak işi

    Eskicilerin, çocukları iğneli fıçıya attıkları gibi bir korkutma biçimiyle şartlanmıştık. - Aydın Boysan

PARKUR (Kelime Kökeni: Fransızca parcours)

[isim]

  • Binicilik, bisiklet, atletizm, yürüyüş vb. sporların yapıldığı özel yol
  • Gezi ve yürüyüş yapılan özel yol

KORKULMAK

[-den]

  • Korkmak

    Öyle şeylerden korkulur mu?

  • Kaygı duyulmak

    Aynı zamanda burası korkulacak ve hiç değilse çekinilecek, tekin olmayan bir yer olmuştu. - Asaf Halet Çelebi

KORKUTMAK

[-i]

  • Korkmasına yol açmak

    Şimdi beni artık bu sessizlik korkutmakta. - Adalet Ağaoğlu

  • Kaygıya düşürmek

    Sevdiğimiz bir kadının nazarımızda meziyet teşkil eden birçok hâlleri, karımız olacak kadında bizi korkutur. - Hüseyin Cahit Yalçın

  • Gözdağı vermek

YARKURUL

[isim]

  • Alt kurul

KORKUNÇ

[sıfat]

  • Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş

    Bizi buraya getiren arabacı yolda birtakım korkunç şeyler söyledi. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren
  • Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli

    Sandık kokan masallarını önlerine gelene anlatmaktan korkunç zevk duyarlar. - İnci Aral

TURKUAZ (Kelime Kökeni: Fransızca turquoise)

[isim]

  • Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze
  • Bu taşın rengi

[sıfat]

  • Bu renkte olan

Birleşik Kelimeler: turkuaz mavisi, turkuaz yeşili