İçinde Ric Bulunan Kelimeler
İçinde RİC olan 104 kelime bulunuyor. İçerisinde RİC geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ric ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
KUVVETLENDİRİCİ33,
14 Harfli Kelimeler
DEĞİŞTİRİCİLİK29, BÜTÜNLEŞTİRİCİ26, EĞLENDİRİCİLİK26, BİÇİMLENDİRİCİ25, GELİŞTİRİCİLİK24, ÇEKİŞTİRİCİLİK23, YÜREKLENDİRİCİ23, YETİŞTİRİCİLİK22, DİLENDİRİCİLİK21, İSTEKLENDİRİCİ20, SİNİRLENDİRİCİ20
13 Harfli Kelimeler
HARİCİYECİLİK25, DENKLEŞTİRİCİ21, SERTLEŞTİRİCİ20, ELEŞTİRİCİLİK19, RENKLENDİRİCİ18
12 Harfli Kelimeler
SÖZLENDİRİCİ27, GÖSTERİCİLİK26, GÜÇLENDİRİCİ26, BEZDİRİCİLİK22, BİRLEŞTİRİCİ20, DİNLENDİRİCİ19, SESLENDİRİCİ19, NEMLENDİRİCİ18, TİKSİNDİRİCİ18
11 Harfli Kelimeler
DEĞİŞTİRİCİ26, GÖNENDİRİCİ26, GÜCENDİRİCİ25, DEVİNDİRİCİ24,
10 Harfli Kelimeler
GAYRİCİDDİ23, HARİCİYECİ22, ESERİCEDİT16, ELEŞTİRİCİ16, BİRİCİKLİK15, İLERİCİLİK13
9 Harfli Kelimeler
GÖNDERİCİ24, PODGORİCA24, GÖSTERİCİ23, GEZDİRİCİ21, GİYDİRİCİ20, BEZDİRİCİ19, VERİCİLİK18, ÇELDİRİCİ17, RİCACILIK17, BERBERİCE16, GERİCİLİK16, ÇEKTİRİCİ15, DERİCİLİK14, SERSERİCE14, SİKTİRİCİ13
8 Harfli Kelimeler
ÇEVİRİCİ20, GÜDERİCİ19,
7 Harfli Kelimeler
SİVRİCE17, HARİCEN14, PERİCİK14, CİMRİCE14, AZERİCE13, BİRİCİK12, TEDRİCİ12, İLERİCİ10
6 Harfli Kelimeler
EĞRİCE16, VERİCİ15, GERİCİ13, HARİCİ13, RİCACI13, DİRİCE11, DERİCİ11, YERİCİ11, MİRİCİ10
5 Harfli Kelimeler
İRİCE8, RİCAT8, RİCAL8
4 Harfli Kelimeler
RİCA7
RİCA (Kelime Kökeni: Arapça recā)
-
Dileyiş, dileme, dilek
İşinden atmışlar, tekrar işe almaları için patronuna ricaya gidiyormuş. - Çetin Altan
Ata Sözleri ve Deyimler
- ricada bulunmak
- rica etmek
İRİCE
-
İriye yakın, biraz iri
Şapkanın üstünde irice bir kırlangıç var. - Adalet Ağaoğlu
RİCAT (Kelime Kökeni: Arapça ricʿat)
- Vazgeçme
-
Gerileme, geri çekilme, geri kaçma
1683'te Viyana ricati ile imparatorluk, Avrupa fetihlerini kaybetmeye başlayacaktır. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- ricat etmek
RİCAL (Kelime Kökeni: Arapça ricāl)
- Erkekler
-
Yüksek makamlardaki devlet adamları
Kendisi II. Abdülhamit devri ricalinden olmakla beraber bu servete hiçbir şey ilave etmedi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İLERİCİ
- İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (düşünce, kimse vb.), terakkiperver, gerici karşıtı
MİRÎCİ
- Osmanlı maliyesinde, koyunları sayıp vergilerini toplayan görevli
DİRİCE
- Biraz diri
DERİCİ
- Belirli bir amaçla kullanmak için hayvan derisini işleyen kimse
YER
-
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? - Memduh Şevket Esendal
-
Gezinilen, ayakla basılan taban
Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. - Haldun Taner
-
Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge
Anadolu'nun bazı yerlerinde eski bir kocakarı itikadı vardır. - Reşat Nuri Güntekin
-
Durum, konum, vaziyet
Türkiye stratejik bakımdan önemli bir yerdedir.
- Ülke
-
Görev, makam
Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? - Memduh Şevket Esendal
-
Önem
Uçağın yurt savunmasındaki yeri.
- İz
-
Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa
Deniz kıyısında bir yer aldılar, ev yapacaklar.
-
Ekime elverişli toprak parçası, arazi
Çorak yerde ot bitmez.
-
Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal
Toplantı yeri. Kaza yeri.
-
Otel, motel vb.nde kalınacak oda
Yeriniz var mı?
- Yerküre
-
Durum, konum
Sen benim yerimde olsan ne yapardın?
Ata Sözleri ve Deyimler
- yer açmak
- yer almak
- yer bakır gök demir kesilmek
- yer bulmak
- yer çevirmek
- yer değiştirmek
- yerde kalmak
- yer demir gök bakır
- yerden göğe kadar
- yerden yere çalmak
- yerden yere vurmak
- yere bakan (veya bakıp) yürek yakan
- yere bakmak
- yere baktırmak
- yere batasıca (veya batsın)
- yere batmak
- yere çalmak
- yere göğe koymamak
- yere sağlam basmak
- yere sermek
- yer etmek
- yere vurmak
- yere yığılmak
- yere yıkılmak
- yeri başka
- yeridir
- yeri gelmek
- yeri göğü ben yarattım demek
- yeri göğü birbirine katmak
- yeri göğü inletmek
- yeri göğü tırmalamak
- yeri göğü tutmak
- yerinde duramamak
- yerinde kalmak
- yerinden fırlamak
- yerinden oynamak
- yerinden oynatmak
- yerinde olmak
- yerinde saymak
- yerinde su çıkmak
- yerinde yeller esmek
- yerin dibine batırıp çıkarmak
- yerin dibine geçmek (veya batmak veya girmek)
- yerine geçmek
- yerine gelmek
- yerine getirmek
- yerine koymak
- yerine oturmak
- yerini almak
- yerini beğenmek
- yerini bulmak
- yerini doldurmak
- yerini ısıtmak
- yerini sevmek
- yerini tutmak
- yerini yapmak
- yerin kulağı var
- yeri olmak
- yeri öpmek
- yeri soğumadan
- yeri var!
- yeri yurdu belirsiz olmak
- yer kabul etmez
- yer kaplamak
- yer kapmak
- yerle beraber
- yerle bir etmek
- yerle gök bir olsa
- yerlerde sürünmek
- yerlere geçmek
- yerlere kadar eğilmek
- yerleri süpürmek
- yerle yeksan etmek
- yer öpmek
- yer tutmak
- yer vermek
- yer yarılıp içine girmek (veya geçmek)
- yer yerinden oynamak
Birleşik Kelimeler: yer adı, yer alıştırmaları, yeraltı, yer altı, yer belirteci, yerberi, yer biçimleri, yer bilimi, yer cücesi, yer çamı, yer çekimi, yer çekirdeği, yer çöküntüsü, yer değiştirme, yer domuzu, yer elması, yereşeği, yer fesleğeni, yer fıstığı, yer geçidi, yer hostesi, yer istasyonu, yer kabuğu, yer katı, yerküre, yer mantarı, yermerkezcilik, yer merkezli, yer meşesi, yer minderi, yer mumu, yer odası, yer ölçümü, yer örümceği, yeröte, yer özekçil, yer palamudu, yer pelidi, yer pırasası, yer sakızı, yer sarmaşığı, yer sarsıntısı, yer servisi, yer sıçanı, yer sofrası, yer solucanı, yer üstü, yer yağı, yer yatağı, yer yer, yer yurt, yer yuvarı, yer yuvarlağı, yeryüzü, yer zarfı, yerdegezen, yerden bitme, yerden selam, yerden temenna, yerden yapma, yere doğrulum, yeregeçen, yere yönelim, geometrik yer, kapalı yer korkusu, kara yer, köylük yer, ortalık yer, ara yerde, başı yerde, beşibiryerde, yüzü yerde, beyhude yere, boş yere, gereksiz yere, haksız yere, lüzumsuz yere, nafile yere, nahak yere, sebepsiz yere, yanlış yere, yok yere, atıştırma yeri, atış yeri, bayram yeri, bekleme yeri, besi yeri, bitirim yeri, buluşma yeri, çıkarma yeri, çıkış yeri, dalyan yeri, demir yeri, dizgi yeri, doğum yeri, edep yeri, gezinti yeri, hacet yeri, harman yeri, iş yeri, ivinti yeri, kabul yeri, kalafat yeri, kaşan yeri, kilit yeri, köy yeri, panayır yeri, park yeri, pazar yeri, piknik yeri, piyasa yeri, pot yeri, sargı yeri, satış yeri, şeref yeri, tan yeri, tırnak yeri, toplantı yeri, uğrak yeri, ut yeri, voli yeri, yangın yeri, yapı yeri, yargı yeri, yönetim yeri, ziyaret yeri, yerli yerine, ayıp yerler
KEMİRİCİ
- Kemirme özelliği olan
BİRİCİK
-
Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne
Onun derslerinde biricik zaman ve mekân ölçüsü diyalogdur. - Necip Fazıl Kısakürek
TEDRİCÎ (Kelime Kökeni: Arapça tedrīcī)
- Derece derece, yavaş yavaş olan
Ata Sözleri ve Deyimler
- tedricî olarak
İLERİCİLİK
- İlerici olma durumu, terakkiperverlik
SİKTİRİCİ
- Bayağı, aşağılık, adi
BATERİCİ
- Bateri çalan kimse