İçinde Ret Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde RET olan 7 harfli 34 kelime bulunuyor. İçinde RET olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ret ile başlayan 7 harfli kelimeler. ret ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ÖĞRETİŞ23,
KRETASE (Kelime Kökeni: Fransızca crétacé)
- Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi
RETORİK (Kelime Kökeni: Fransızca rhétorique)
- Güzel söz söyleme, hitabet sanatı
- Söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat
SERETAN
- Yengeç
- Yengeç
BEKÂRET (Kelime Kökeni: Arapça bekāret)
-
Kızlık
Hangi erkek aşk yapmadan evlendiği kızdan tam bir bekâret beklemez? - Etem İzzet Benice
-
Saflık, temizlik, masumluk
Ruhumun bekâretini sana verdim. - Hüseyin Cahit Yalçın
- Sanat ve düşüncede özgünlük, yenilik
- Doğallık, tazelik
EMRETME
- Emretmek işi
ÜRETKEN
- Üretme gücü olan, çok üreten
BASİRET (Kelime Kökeni: Arapça baṣīret)
-
Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon
Kanal'ı müdafaa edenler, yüz millik cephe üzerinde çok basiretle vazife görmeye mecbur idiler. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- basireti bağlanmak
DİRETME
- Diretmek işi, inat
DRETNOT (Kelime Kökeni: İngilizce dreadnought)
-
XX. yüzyılın başlarında kullanılan bir zırhlı tipi
Mazideki sal, bugün dretnottur. - Ömer Seyfettin
NEZARET (Kelime Kökeni: Arapça neẓāret)
- Bakma, gözetme, gözetim
- Gözaltı
-
Nezarethane
Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler. - Reşat Nuri Güntekin
- Bakanlık
- Görü
Ata Sözleri ve Deyimler
- nezarete almak
- nezaret etmek
Birleşik Kelimeler: nezarethane
SADARET (Kelime Kökeni: Arapça ṣadāret)
- Sadrazamlık
ŞETARET (Kelime Kökeni: Arapça şeṭāret)
-
Sevinç, şenlik, neşe
Davudi sesi, şetareti, terbiyesi kendisini hem kadınlara hem erkeklere sevdirmişti. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
TİCARET (Kelime Kökeni: Arapça ticāret)
-
Ürün, mal vb. alım satımı
Ne ziraat ne ticaret için kâfi nüfus kaldı. - Falih Rıfkı Atay
-
Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği
Yolcuların çoğu çıkmış, artık ticareti dönüşe bıraktım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Bu etkinlikle ilgili bilim
- Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr
Birleşik Kelimeler: ticaret ataşesi, ticaret borsası, ticaret coğrafyası, ticaret filosu, ticaret gemisi, ticarethane, ticaret işletmesi, ticaret limanı, ticaret mahkemesi, ticaret merkezi, ticaret odası, ticaret sicili, dış ticaret, bavul ticareti, kadın ticareti, nüfuz ticareti
TÜRETME
- Türetmek işi
- Ad ve fiillerin kök veya gövdelerine yapım eki getirilerek kelime kurma, iştikak: Göz-lük-çü, söyle-n-ti, sev-gi gibi
- Bilinen bazı şeylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma, ihtira
Birleşik Kelimeler: türetme eki
ÜRETMEK
-
Aynı türden canlıları çoğaltmak
Minnacık bir kir, olduğu yerde durmuyor, dakikada üçe beşe katlanarak çoğalan mikroplar üretiyordu. - Elif Şafak
-
Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek
Petrol üretmek. Çimento üretmek.
-
Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek
Şiir üretmek.