İçinde Ret Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde RET olan 7 harfli 34 kelime bulunuyor. İçinde RET olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ret ile başlayan 7 harfli kelimeler. ret ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÖĞRETİŞ23, ÖĞRETME21, ÖĞRETİM21, VEZARET16, SEFARET14, KEFARET13, BEŞARET12, RETİŞ12, MAHARET12, ÜCRET12, ÜRETİCİ12, ZİYARET12, RET12, HAKARET11, HARARET11, MAZERET11, TAHARET11, ZARURET11, CESARET11, BASİRET10, RETME10, DRETNOT10, NEZARET10, SADARET10, ŞETARET10, TİCARET10, RETME10, ÜRETMEK10, BEKARET9, EMRETME9, ÜRETKEN9, KRETASE8, RETORİK8, SERETAN8

KRETASE (Kelime Kökeni: Fransızca crétacé)

[isim]

[jeoloji]

  • Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi

RETORİK (Kelime Kökeni: Fransızca rhétorique)

[isim]

[edebiyat]

  • Güzel söz söyleme, hitabet sanatı
  • Söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat

SERETAN

[isim]

[gök bilimi]

  • Yengeç

[isim]

[eskimiş]

[hayvan bilimi]

  • Yengeç

BEKÂRET (Kelime Kökeni: Arapça bekāret)

[isim]

[eskimiş]

  • Kızlık

    Hangi erkek aşk yapmadan evlendiği kızdan tam bir bekâret beklemez? - Etem İzzet Benice

  • Saflık, temizlik, masumluk

    Ruhumun bekâretini sana verdim. - Hüseyin Cahit Yalçın

  • Sanat ve düşüncede özgünlük, yenilik
  • Doğallık, tazelik

EMRETME

[isim]

  • Emretmek işi

ÜRETKEN

[sıfat]

  • Üretme gücü olan, çok üreten

BASİRET (Kelime Kökeni: Arapça baṣīret)

[isim]

  • Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon

    Kanal'ı müdafaa edenler, yüz millik cephe üzerinde çok basiretle vazife görmeye mecbur idiler. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • basireti bağlanmak

DİRETME

[isim]

  • Diretmek işi, inat

DRETNOT (Kelime Kökeni: İngilizce dreadnought)

[isim]

[denizcilik]

  • XX. yüzyılın başlarında kullanılan bir zırhlı tipi

    Mazideki sal, bugün dretnottur. - Ömer Seyfettin

NEZARET (Kelime Kökeni: Arapça neẓāret)

[isim]

  • Bakma, gözetme, gözetim

[hukuk]

  • Gözaltı
  • Nezarethane

    Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler. - Reşat Nuri Güntekin

[eskimiş]

  • Bakanlık

[eskimiş]

  • Görü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nezarete almak
  • nezaret etmek

Birleşik Kelimeler: nezarethane

SADARET (Kelime Kökeni: Arapça ṣadāret)

[isim]

[tarih]

  • Sadrazamlık

ŞETARET (Kelime Kökeni: Arapça şeṭāret)

[isim]

[eskimiş]

  • Sevinç, şenlik, neşe

    Davudi sesi, şetareti, terbiyesi kendisini hem kadınlara hem erkeklere sevdirmişti. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

TİCARET (Kelime Kökeni: Arapça ticāret)

[isim]

  • Ürün, mal vb. alım satımı

    Ne ziraat ne ticaret için kâfi nüfus kaldı. - Falih Rıfkı Atay

  • Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği

    Yolcuların çoğu çıkmış, artık ticareti dönüşe bıraktım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bu etkinlikle ilgili bilim
  • Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr

Birleşik Kelimeler: ticaret ataşesi, ticaret borsası, ticaret coğrafyası, ticaret filosu, ticaret gemisi, ticarethane, ticaret işletmesi, ticaret limanı, ticaret mahkemesi, ticaret merkezi, ticaret odası, ticaret sicili, dış ticaret, bavul ticareti, kadın ticareti, nüfuz ticareti

TÜRETME

[isim]

  • Türetmek işi

[dil bilgisi]

  • Ad ve fiillerin kök veya gövdelerine yapım eki getirilerek kelime kurma, iştikak: Göz-lük-çü, söyle-n-ti, sev-gi gibi
  • Bilinen bazı şeylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma, ihtira

Birleşik Kelimeler: türetme eki

ÜRETMEK

[nesnesiz]

  • Aynı türden canlıları çoğaltmak

    Minnacık bir kir, olduğu yerde durmuyor, dakikada üçe beşe katlanarak çoğalan mikroplar üretiyordu. - Elif Şafak

  • Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek

    Petrol üretmek. Çimento üretmek.

[mecaz]

  • Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek

    Şiir üretmek.