İçinde Ras Bulunan Kelimeler

İçinde RAS olan 156 kelime bulunuyor. İçerisinde RAS geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ras ile başlayan kelimeler. Ras ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

RASYONALİZASYON26, TRANSLİTERASYON20

14 Harfli Kelimeler

ULUSLARARASICI23, RASYONELLEŞMEK22, MİLLETLERARASI17

13 Harfli Kelimeler

KONFİGÜRASYON30, DENİZPIRASASI26, KONFEDERASYON26, ENFRASTRÜKTÜR24, FERASETSİZLİK24, İHTİRASSIZLIK24, DEMONSTRASYON22, İRRASYONALİZM21, RASYONELLEŞME21, KONSANTRASYON19, İRRASYONALİST18, KALECİKKARASI18

12 Harfli Kelimeler

DEJENERASYON27, SİGARASIZLIK23, PARASEMPATİK22, İLLÜSTRASYON19, MİRASYEDİLİK18, ULUSLARARASI17, EKSTRASİSTOL16, RASTLANTISAL15

11 Harfli Kelimeler

PAPAZKARASI24, VİBRASYONLU24, ÇILDIRASIYA22, HOROZKARASI22, MUHATARASIZ22, KORPORASYON21, TAVUKKARASI20, ENTEGRASYON19, İNTEGRASYON19, RASYONALİZM19, SONRASIZLIK19, ORKESTRASIZ18, SERGİKARASI18, DEKLARASYON17, KALİBRASYON17, RESTORASYON17, RASPALANMAK17, KONTRASOMUN16, RASYONALİST16, ALİTERASYON15
Tümünü Gör

10 Harfli Kelimeler

FİGÜRASYON26, JENERASYON23, FEDERASYON22, FERASETSİZ21, HONDURASLI20, İHTİRASSIZ20, PARASIZLIK20, RASPACILIK20, DOKTORASIZ19, MANZARASIZ19, PLÜTOKRASİ18, DEKORASYON17, MERASİMSİZ17, NEVRASTENİ17, LİBERASYON16, RASPALANMA16, RASPALAMAK16, RASTLAŞMAK15, İRRASYONEL14, RASTLANMAK12
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

IZGARASIZ22, FATURASIZ21, VİBRASYON21, KAPORASIZ19, KARASIĞIR19, SİGARASIZ19, MACERASIZ18, OPERASYON18, PRASEODİM18, FERASETLİ16, NUMARASIZ16, RASTLAYIŞ16, ABERASYON15, BÜROKRASİ15, İHTİRASLI15, MİRASYEDİ15, RASPALAMA15, SIRASINDA15, SIRASIYLA15, DEMOKRASİ14
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

HİDRASİT15, SONRASIZ15, HORASANİ14, RASTGELE13, RASYONEL12, BRASİLİA11, OTOKRASİ11, RASTIKLI11, TARASSUT11, ULTRASON11, ETOKRASİ10, KONTRAST10, RASTLAMA10, SERASKER10, TEOKRASİ10, ANTRASİT9

7 Harfli Kelimeler

ÇIRASIZ16, PARASIZ16, RASPACI16, ŞIRASIZ16, DARASIZ14, FERASET14, SIRASIZ14, VERASET14, HORASAN13, MİRASÇI13, İHTİRAS12, PARASAL12, PANKRAS12, RASATÇI12, BORASİT11, MURASSA11, YARASIN11, MERASİM10, KARASAL8

6 Harfli Kelimeler

PIRASA12, ŞURASI12, ARASIZ11, BURASI11, KÜRASO10, RASYON10, YARASA9, KARASU8, RASTIK8, ARASTA7, ARASAT7

5 Harfli Kelimeler

RASPA10, ORASI8, MİRAS7, RASIT7, RASAT6, TERAS6

4 Harfli Kelimeler

RAST5, TRAS5

RAST (Kelime Kökeni: Farsça rāst)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Doğru, düzgün

[isim]

  • Tesadüf

[isim]

  • Atılan şey hedefi vurma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rast gele!
  • rast gelmek
  • rast getirmek
  • rast gitmek

Birleşik Kelimeler: rastgele

[isim]

[müzik]

  • Klasik Türk müziğinde bir makam

TRAS (Kelime Kökeni: Almanca Trass)

[isim]

  • Volkanik tüf

RASAT (Kelime Kökeni: Arapça raṣad)

[isim]

[gök bilimi]

  • Gözlem

    Türkler Belgrat'a yaklaştıkları zaman evvelki keşif ve rasat merkezi olmak üzere Havale kalesini inşa etmişlerdi. - Falih Rıfkı Atay

Birleşik Kelimeler: rasathane

TERAS (Kelime Kökeni: Fransızca terrasse)

[isim]

  • Bir yapının damında çevresi, üstü açık yer, ayazlık, taraça

    Ayrıca denize bakan bir de büyük terası vardı. - Çetin Altan

  • Damın, genellikle çamaşır sermeye yarayan ve üstü çinko ile döşeli bulunan düz bölümü, tahtaboş

[coğrafya]

  • Seki

ARASTA (Kelime Kökeni: Farsça ārāste)

[isim]

[eskimiş]

  • Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm

    Belediye çavuşu yanında jandarma onbaşısı, çarşıyı ve arastaları dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır. - Tarık Buğra

ARASAT (Kelime Kökeni: Arapça ʿaraṣāt)

[isim]

  • Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer

MİRAS (Kelime Kökeni: Arapça mīrās̱)

[isim]

[hukuk]

  • Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke

[mecaz]

  • Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik

[mecaz]

  • Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey

    Hatta bazıları mesleğin püf noktalarını anlatan kitaplar yazıp tecrübelerini gelecek nesillere miras bırakmışlardı. - İhsan Oktay Anar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mirasa konmak
  • miras helal, hele al demişler
  • miras yemek

Birleşik Kelimeler: mirasyedi, reddimiras, baba mirası

RASIT (Kelime Kökeni: Arapça rāṣid)

[isim]

[eskimiş]

[gök bilimi]

  • Gözlemci

KARASAL

[sıfat]

  • Karayla, toprakla ilgili, berri

Birleşik Kelimeler: karasal iklim, karasal kumul, karasal oluşuk

KARASU

[isim]

[tıp]

  • Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren, körlüğe sebep olabilen bir göz hastalığı, glokom

[isim]

  • Sakarya iline bağlı ilçelerden biri

RASTIK (Kelime Kökeni: Farsça rāsuḫt)

[isim]

  • Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya

    Rastıkla, yanağındaki beni boyamayı da unutmadı. - Sermet Muhtar Alus

  • Sürme (II)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rastık çekmek

ORASI

[isim]

  • O yer, ora

    Odam orası, dedi, sağ tarafa düşen kapı. - Refik Halit Karay

  • O yönü

    İşin orası önemli değil.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • orasına burasına
  • orası senin, burası benim dolaşmak (veya gezmek)

ANTRASİT (Kelime Kökeni: Fransızca anthracite)

[isim]

[madencilik]

  • Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü

YARASA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan (Vespertilio)

    Çırpındı üç yarasa kanadı karanlıkta / Gün görmeyen gözleri üçünün de hanlıkta - Faruk Nafiz Çamlıbel

ETOKRASİ (Kelime Kökeni: Fransızca éthocratie)

[isim]

  • Yalnızca ahlak üzerine kurulu yönetim biçimi