İçinde Püs Bulunan Kelimeler

İçinde PÜS olan 23 kelime bulunuyor. İçerisinde PÜS geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Püs ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

ÇOBANPÜSKÜLÜ29, PÜSKÜRTÜLMEK24

11 Harfli Kelimeler

PÜSKÜRTÜLME23

10 Harfli Kelimeler

PÜSKÜRTÜCÜ26, PÜSÜRÜKLÜK23, PÜSKÜRTMEK20

9 Harfli Kelimeler

PÜSKÜLSÜZ24, PÜSKÜLCÜK23, PÜSKÜRTÜŞ23, PÜSKÜRTEÇ21, PÜSKÜRMEK19, PÜSKÜRTME19

8 Harfli Kelimeler

TÖRPÜSÜZ26, PÜSÜRSÜZ23, PÜSKÜRÜK19, PÜSKÜRTÜ19, PÜSKÜLLÜ19, PÜSKÜRME18

7 Harfli Kelimeler

PÜSÜRLÜ18

6 Harfli Kelimeler

PÜSKÜL15, PÜSTÜL15, KAMPÜS14

5 Harfli Kelimeler

PÜSÜR14

KAMPÜS (Kelime Kökeni: Fransızca campus)

[isim]

  • Yerleşke

    Bir öğrenci için üniversite, kentin ve yaşamının bütünü demek değildir ama kampüs, onun yaşamının odak noktasıydı. - Ahmet Cemal

PÜSÜR (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Bir şeyin can sıkıcı, karışık ayrıntısı veya pürüzü
  • Can sıkıcı, istenmeyen kimse

    Kendi yetmiyormuş gibi bir de peşine püsür takmış!

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Tembel, kalpazan

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Karışık, dolaşık (ip, saç vb.)

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Karışık, kusurlu (iş)

Birleşik Kelimeler: bok püsür

PÜSKÜL

[isim]

  • Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti

    Kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu. - Ömer Seyfettin

Birleşik Kelimeler: püskül kuyruklular, çobanpüskülü, mısır püskülü

PÜSTÜL

[isim]

[tıp]

  • İrinle dolu kabarcık veya sivilce

PÜSKÜRME

[isim]

  • Püskürmek işi

[sıfat]

  • Sık ve tek tek benekler durumunda olan

[jeoloji]

  • Yanardağın, duman, kül ve lav çıkarması, indifa

Birleşik Kelimeler: püskürme benli, yanardağ püskürmesi

PÜSÜRLÜ

[sıfat]

  • Püsürü olan, pürüzlü

PÜSKÜRMEK

[-i]

  • Ağzında bulunan bir sıvı veya toz durumundaki bir şeyi hızla savurtarak dışarı çıkarmak

[nesnesiz]

  • Yanardağ lav çıkarmak, indifa etmek

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Öfkeyi aniden dışarı vurmak

    Yeniden yepyeni bir insan olmak için zaman zaman bir volkan hâliyle bir şeyler püskürüyordum. - Sait Faik Abasıyanık

PÜSKÜRTME

[isim]

  • Püskürtmek işi
  • Sulu boya püskürterek çeşitli tonlarda yüzeyler elde etme tekniği veya bu teknikle yapılmış resim

[sıfat]

  • Püskürtülerek yapılmış

    Püskürtme sıva.

[sıfat]

  • Sıçramış, fırlamış

    Kızın ipek çorapları püskürtme çamur içinde kalmıştı. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: püskürtme makinesi, püskürtme tabancası

PÜSKÜRÜK

[sıfat]

[jeoloji]

  • Yanardağın püskürmesiyle ortaya çıkan

Birleşik Kelimeler: püskürük külte, püskürük taş

PÜSKÜRTÜ

[isim]

[jeoloji]

  • Lav

PÜSKÜLLÜ

[sıfat]

  • Püskülü olan, püskül takılmış olan

    Bu püsküllü şapka, boyunu biraz daha uzatmış. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: püsküllü bela

PÜSKÜRTMEK

[-i]

  • Püskürme işini yaptırmak
  • Hızla ve savurtarak çıkarmak
  • Fışkırtmak

    Kardeşimle ben birbirimizin suratına iğde tozları püskürterek güldük. - Elif Şafak

[mecaz]

  • Geri dönmek zorunda bırakmak

    Düşmanı hem de kanadı kırık hâlimizle, hangi güçle geri püskürttük? - Haldun Taner

PÜSKÜRTEÇ

[isim]

  • Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör
  • Sprey

PÜSKÜRTÜLME

[isim]

  • Püskürtülmek işi

PÜSÜRÜKLÜK

[isim]

  • Pısırıklık

    Ben bir akşamüzeri köşeciğimde oturmuş bir ıslanmış tavuk püsürüklüğüyle elimde bir kitap okuyorum. - Halit Ziya Uşaklıgil