İçinde Pr Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde PR olan 6 harfli 25 kelime bulunuyor. İçinde PR olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Pr ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
PROFİL17,
APRELİ
- Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış
PRATİK (Kelime Kökeni: Fransızca pratique)
- Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı
- Kişide bir işi kolaylıkla yapabilme, bir şeyi uygulayabilme deneyimi, becerisi veya eğilimi bulunma
- Uygulamalı
- Uygulama
- Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül
-
Sorunlara kolay ve hızlı çözüm bulan
Çok görmüş halk adamlarına mahsus pratik bir zekâsı vardı. - Reşat Nuri Güntekin
EPRİME
- Eprimek işi
KAPRİS (Kelime Kökeni: Fransızca caprice)
-
Geçici, düşüncesizce, değişken istek
Buraya ben kendi kör kaprisimle, kendi irademle geldim. - Aka Gündüz
- Huysuzluk
Ata Sözleri ve Deyimler
- kapris yapmak
PRİMAT (Kelime Kökeni: Fransızca primate)
- Maymun
SPRİNT (Kelime Kökeni: İngilizce sprint)
- Uzun mesafe koşularında son 100 veya 200 metrelerde yapılan atak
- 100 veya 200 metre koşulan bir yarış türü
TOPRAK
-
Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü
Kireçli toprak. Killi toprak.
-
Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış
İki toprak duvarın birleştiği bir girintide diz üstü büzülmüş görünüyor. - Memduh Şevket Esendal
-
Arazi, tarla
Köylüye toprak dağıtmak.
- Memleketli
-
Kara
Toprağa ayak basmak.
-
Ülke
Biz bu topraklarda eskisinden daha parlak, daha kuvvetli ve yeni bir medeniyetin ilk merhalesini yaşayan insanlarız. - Mehmet Kaplan
Ata Sözleri ve Deyimler
- toprağa bakmak
- toprağa düşmek
- toprağa vermek
- toprağı bol olsun
- toprağı çekmiş
- toprağına ağır gelmesin
- toprak çekmek
- toprak doyursun gözünü
- toprak olmak
- toprak paklar
Birleşik Kelimeler: toprak altı, toprakbastı, toprak bilimi, toprak boya, toprak çimento, toprak hukuku, toprak kayması, toprak kölesi, toprak rengi, toprak sıçanı, çiğ toprak, eski toprak, et toprak, taş toprak, toz toprak, yağlı toprak, dümbüldek toprağı, funda toprağı, Moskof toprağı, pekmez toprağı, saksı toprağı, vakıf toprağı
PROTON (Kelime Kökeni: Fransızca proton)
- Atom çekirdeğinde her biri (+1) pozitif elektrik yükü taşıyan tanecik
- Hidrojen atomunun çekirdeği
PROMİL (Kelime Kökeni: Fransızca promille)
- Kandaki alkol miktarını gösteren birim
PRELÜT (Kelime Kökeni: Fransızca prélude)
- Ses ve çalgı ile ilgili bir kompozisyona girişi sağlayan yazılı veya doğaçtan olan müzik parçası
PRESTO (Kelime Kökeni: İtalyanca presto)
- Çabuk, çok çabuk bir tempo ile
- Bu tempo ile çalınan müzik parçası
YAPRAK
-
Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler
Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar / Bülbülün konduğu dallar perişan - Karacaoğlan
- Sarma yapılan asma yaprağı
-
Börek, baklava vb. şeylerde yufka
Bu baklavada elli yaprak var.
-
Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak
Gazete idaresinde biriken edebî mecmuaların yapraklarını karıştırıyorum. - Ahmet Haşim
-
Kat kat ayrılabilen şeylerde kat
Mermer yaprağı.
- Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü
-
Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça
Beş yapraktan bir yelken. Eteğin arka yaprağı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- yaprak gibi titremek
- yaprak oynamamak (veya kıpırdamamak)
Birleşik Kelimeler: yaprak arısı, yaprak aşısı, yaprak ayası, yaprak biti, yaprak böceği, yaprak çay, yaprak dolması, yaprak dökümü, yaprak döner, yaprak kını, yaprak kurbağası, yaprak kurdu, yaprakkurusu, yaprak makinesi, yaprak sarması, yaprak sigarası, yaprak taş, yaprak tütün, çanak yaprak, iğne yaprak, kızılyaprak, meyve yaprak, oymalı yaprak, asma yaprağı, çiçek yaprağı, defneyaprağı, defne yaprağı, ıtır yaprağı, taç yaprağı, yonca yaprağı, almaşık yapraklar, karşılıklı yapraklar
APRECİ
- Apre yapan kimse
ÇAPRAK
- Eyer örtüsü
DEPREM
-
Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele
Okuldayken bir öğle sonu hafif bir depremde otel çökmüş. - Yusuf Atılgan
Birleşik Kelimeler: deprem bilimi, deprem bölgesi, depremçizer, deprem konteyneri, deprem kuşağı, deprem merkezi, deprem ocağı, deprem ortası, depremyazar, artçı deprem, eş deprem, deniz depremi