İçinde Pma Bulunan Kelimeler
İçinde PMA olan 30 kelime bulunuyor. İçerisinde PMA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Pma ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
11 Harfli Kelimeler
YAPMACIKSIZ27,
10 Harfli Kelimeler
DEVELOPMAN24, YAPMACIKLI22
9 Harfli Kelimeler
ÇARPMASIZ22
8 Harfli Kelimeler
ÇIRPMACI21, YAPMACIK19, ÇARPMALI17
7 Harfli Kelimeler
ÇIRPMAK16, ÇARPMAK15, KAPMACA15, KIRPMAK13, EKİPMAN12
6 Harfli Kelimeler
ÇIRPMA15, ÇAPMAK14, ÇARPMA14, YAPMAK13, KOPMAK12, KIRPMA12, KIPMAK12, SAPMAK12, KAPMAK11, TAPMAK11
5 Harfli Kelimeler
ÇAPMA13, YAPMA12, KOPMA11, KIPMA11, SAPMA11, KAPMA10, TAPMA10
KAPMA
-
Kapmak işi
Bir fende kazık kakmaktansa hepsinden birer parça malumat kapma fikrinde idi. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Hile ile elde edilen
TAPMA
- Tapmak işi
KAPMAK
-
Birdenbire yakalayarak, çekerek almak
Bir hamlede atıldım. Evvela tabibin elinden defteri kaparak fırlattım. - Halit Ziya Uşaklıgil
- Isırıp parçalamak
-
Koparmak, kıstırmak
Makine parmağını kapmış.
-
İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek
Bir müzik parçasını kapmak.
- Yer ayırmak, yer tutmak
-
Bulaşmış olmak, geçmek
Hastalık kapmak. Huy kapmak.
Ata Sözleri ve Deyimler
- kapanın elinde kalmak
- kapıp koyuvermek
Birleşik Kelimeler: kapan kapana, kapkaç, kaptıkaçtı, böcekkapan, demirkapan, kılkapan, pirekapan, samankapan, sinekkapan, uşakkapan
TAPMAK
- İlah olarak tanınan varlığa karşı inancını ve bağlılığını belirli kurallar çerçevesinde göstermek
-
Tutku ile sevmek, bağlanmak
Bütün Bucaklıların bana taptıklarını anlıyorsun. - Ömer Seyfettin
- Birine çok değer vermek
KOPMA
- Kopmak işi
KIPMA
- Kıpmak işi
SAPMA
- Sapmak işi
- Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı
- Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı
- Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge > bene yerine bana, sen-ge > sene yerine sana olması gibi
Birleşik Kelimeler: sapma göstergesi, sapma koşulu, açısal sapma
EKİPMAN (Kelime Kökeni: Fransızca équipement)
- Takım
Birleşik Kelimeler: ekipman yatırımı
KOPMAK
-
Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak
Tel koptu. İp koptu.
-
Yerinden ayrılmak
Cezvenin sapı kopmuş. Düğme koptu.
-
Gövdeden ayrılmak
Ağacın dalları fırtınada koptu. Savaşta bacağı kopmuş.
-
Gürültülü veya tehlikeli olaylar, birdenbire başlamak veya ortaya çıkmak
İçeride feryatlar koptu. - Sait Faik Abasıyanık
-
Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak veya uzaklaşmak
Daha on altısında bile değilken en yakın insanından, annesinden koparak çıkıp gitmişti evden. - Ahmet Ümit
- Kurtulmak
-
Çok ağrımak
Belim kopuyor.
- Koşmak, hızla gitmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- kopup gelmek
KIRPMA
- Kırpmak işi
KIPMAK
- Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak
SAPMAK
-
Yön değiştirmek
Evvela kuşların bulunduğu tarafa saptım. - Ahmet Haşim
-
Önceden belirlenmiş, tespit edilmiş görüş, düşünüş, amaç veya davranıştan ayrılmak
Amacından saptı.
- Doğruluktan ayrılmak
YAPMA
- Yapmak işi
-
Yapay
Köşede bir piyano, piyanonun üstünde yapma çiçekler. - Nazım Hikmet
-
Yapmacık, sahici karşıtı
Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi. - Haldun Taner
Birleşik Kelimeler: yapma çiçek, yapma dil, yapma gübre, yapma uydu, yerden yapma
KIRPMAK
- Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak
-
Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak
Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi. - Ömer Seyfettin
-
Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
Her hafta bu dergileri alabilmek için küçücük gündeliğimden bir parçasını, öğle yemeklerinden kırparak biriktiririm. - Yusuf Ziya Ortaç
YAPMAK
-
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. - Çetin Altan
-
Olmasına yol açmak
Durgun sular sıtma yapar.
- Yol almak
-
Onarmak, tamir etmek
Bozulan saatimi saatçi yaptı.
-
Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. - Refik Halit Karay
-
Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. - Sermet Muhtar Alus
-
Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. - Refik Halit Karay
-
Düzenli bir duruma getirmek
Yatak yapmak. Yolu yaptılar.
-
Üretmek
Ayakkabı yapmak.
-
Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak
Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak.
-
Salgılamak, çıkarmak
Tükürük bezleri tükürük yapar.
-
Dışkı çıkarmak
Çocuk, altına yapmış.
-
Gerçekleştirmek
İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
Ben adamı ne yaparım biliyor musun?
-
Evlendirmek
Bu kızı sana yapacağız.
-
Bir durum yaratmak
Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı. - Nezihe Araz
-
Edinmek, sahip olmak
Servet yapmak. Altın yapmak.
-
Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek
Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı. - Haldun Taner
-
Davranmak, hareket etmek
İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak.
-
Olmak
Bu kış çok soğuk yaptı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- yapıp etmek
- yapma (veya yapma yahu)
- yapmadığı kalmamak
- yapmadığını bırakmamak
- yaptığı hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek
- yaptığı yanına (kâr) kalmamak
Birleşik Kelimeler: yapboz, yapsat, yapadurmak, kesyap