İçinde Plı Bulunan Kelimeler

İçinde PLI olan 45 kelime bulunuyor. İçerisinde PLI geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Plı ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

GARPLILAŞTIRMAK29

14 Harfli Kelimeler

GARPLILAŞTIRMA28

13 Harfli Kelimeler

HAZIRCEVAPLIK35, BAŞMURAKIPLIK26, BASMAKALIPLIK23

12 Harfli Kelimeler

GARPLILAŞMAK25, MUTAASSIPLIK22

11 Harfli Kelimeler

GARPLILAŞMA24, ALİCENAPLIK19

10 Harfli Kelimeler

HESAPLILIK21, KAPLICALIK19, MURAKIPLIK18

9 Harfli Kelimeler

HESAPLICA22, GARPLILIK19, İLTİHAPLI18, ISTIRAPLI17

8 Harfli Kelimeler

AHBAPLIK19, MIZRAPLI18, MEHTAPLI18, HARAPLIK17, KEBAPLIK15, KALIPLIK14, KASAPLIK14, KİTAPLIK13

7 Harfli Kelimeler

CEVAPLI21, GAZAPLI19, HESAPLI17, KAPLICA15, KEBAPLI14, SIRPLIK14, KALIPLI13, SARPLIK13, ARAPLIK12, KALPLIK12, LAKAPLI12

6 Harfli Kelimeler

GARPLI15, AYIPLI14, AZAPLI14, ALPLIK11, ALAPLI11, KAPLIK11

5 Harfli Kelimeler

ÇAPLI13, ŞAPLI13, SAPLI11, KAPLI10

KAPLI

[sıfat]

  • Kaplanmış olan

    Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı. - Ömer Seyfettin

  • Kabı olan
  • Ciltli

ALPLIK

[isim]

  • Alp olma durumu

ALAPLI

[isim]

  • Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri

KAPLIK

[isim]

  • Kap kacak koymaya yarayan yer

[sıfat]

  • Defter, kitap vb.ni kaplamaya yarayan

    Kaplık kâğıt.

[sıfat]

  • Herhangi bir kap dolduracak miktarda olan

    İki kaplık aşure.

SAPLI

[sıfat]

  • Sapı olan

    İki çocuk tahta saplı bir çakı ile kollarını çizdiler. - Ömer Seyfettin

[isim]

[halk ağzında]

  • Büyük kepçe

[zarf]

  • Saplanmış olarak

    Bıçak karpuza saplı duruyor.

Birleşik Kelimeler: saplı meşe, kök saplı

ARAPLIK

[isim]

  • Arap olma durumu

KALPLIK

[isim]

  • Düzmelik, sahtelik
  • İş yapma isteksizliği

LAKAPLI

[sıfat]

  • Herhangi bir lakabı olan
  • Lakap takılmış olan

KİTAPLIK

[isim]

  • Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane

    Ben bunu kitaplıkta saklayarak günaha giriyorum. - Salâh Birsel

  • Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek
  • Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda

    Kızını doktorun muayene odasına açılan kitaplığa gönderdi. - Halide Edip Adıvar

[sıfat]

  • Kitap yapmaya elverişli

    Bu, kitaplık kâğıt değil.

[sıfat]

  • Kitap olabilecek kadar

    İki kitaplık yazı.

[sıfat]

  • Belli bir sayıda kitabı olan

    Otuz bin kitaplık kütüphane.

Birleşik Kelimeler: kitaplık bilimi

KALIPLI

[sıfat]

  • Kalıplanmış olan

[mecaz]

  • Düzgün, biçimli

    Hüseyin Efendi ütülü pantolonu, kalıplı fesi, yeni kravatı, temiz gömleği ve olgun konuşması ile sahiden efendiydi. - Yusuf Ziya Ortaç

[mecaz]

  • İri yapılı, heybetli

    Bu, eski külhanbeyi biçiminde yürüyen kalıplı bir katildi. - Kerim Korcan

Birleşik Kelimeler: kalıplı kıyafetli

SARPLIK

[isim]

  • Sarp olma durumu

ÇAPLI

[sıfat]

  • Çapı geniş olan

[mecaz]

  • Bilgisi çok olan

[mecaz]

  • Yetenekli

Birleşik Kelimeler: geniş çaplı, küçük çaplı

ŞAPLI

[sıfat]

  • İçinde şap bulunan

KALIPLIK

[isim]

  • Kalıp yapmaya veya koymaya yarayan şey

Birleşik Kelimeler: basmakalıplık

KASAPLIK

[isim]

  • Kasap olma durumu, etçilik
  • Kasabın yaptığı iş, etçilik

[sıfat]

  • Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan)

[mecaz]

  • Kan dökücülük, hunharlık