İçinde Pl Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde PL olan 8 harfli 100 kelime bulunuyor. İçinde PL olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Pl ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÇÖPLÜKÇÜ28, ÇÖPLENİŞ24, HOPLAYIŞ23, PLANÖRCÜ23, ÇÖPLENME22, HOPLATIŞ21, CÜNÜPLÜK21, FAİRPLAY20, PLATFORM20, AHBAPLIK19, KOMPLOCU19, PLAÇKACI19, SAPLAYIŞ19, TOPLAYIŞ19, TOPLUMCU19, DRİPLİNG18, HOPLATMA18, HOPLAMAK18, KAPLAYIŞ18, MIZRAPLI18, MEHTAPLI18, PLANYACI18, CAZİPLİK18, HARAPLIK17, MUZİPLİK17, MİYOPLUK17, PLAKASIZ17, PLATONCU17, SAPLANIŞ17, SAHİPLİK17, TOPLAŞMA17, TOPLAŞIK17, TOPLANIŞ17, ZIPLATMA17, ZIPLAMAK17, COPLATMA17, COPLANMA17, COPLAMAK17, AYIPLAMA16, ÇAPLAMAK16, PLARYA16, PLOMAT16, GARİPLİK16, HATİPLİK16, KAPLANIŞ16, KAPLATIŞ16, MİZANPLİ16, PLİYOSEN16, PENEPLEN16, RAHİPLİK16, ŞAPLAMAK16, ŞAPLATMA16, PLEŞME16, CEPLEMEK16, PLEMEK15, DİSİPLİN15, KOMPLEKS15, KEBAPLIK15, PLETME15, MİKROPLU15, PLANÇETE15, PLEBİSİT15, PLEMEK15, TOPLULUK15, CELEPLİK15, KOMPLİKE14, KAPLAMLI14, KALIPLIK14, KASAPLIK14, PLASTRON14, SAPLAMAK14, SAPLANMA14, SAPLANTI14, TOPLATMA14, TOPLANTI14, TOPLANMA14, TOPLAMAK14, TOPLANIK14, TABİPLİK14, KİTAPLIK13, KAPLAMAK13, KAPLANMA13, KAPLATMA13, MEKTEPLİ13, PLANKTON13, PLANLAMA13, PLATONİK13, PLATİNSİ13, PLASENTA13, SALEPLİK13, PLEMEK13, TOPLANAN13, TRAMPLEN13, TRİPLEKS13, ANTİPLAK12, AKREPLER12, KATİPLİK12, PLANERİT12, RAKİPLİK12, TERTİPLİ12

ANTİPLAK (Kelime Kökeni: Fransızca antiplaque)

[isim]

[tıp]

  • Diş plağının dişin yüzeyine tutunmasını engelleyen madde

AKREPLER

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı

KÂTİPLİK

[isim]

  • Sekreterlik, yazmanlık, kitabet

    Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: başkâtiplik

PLANERİT (Kelime Kökeni: Fransızca planérite)

[isim]

[mineraloji]

  • Hidratlı doğal alüminyum fosfat

RAKİPLİK

[isim]

  • Birbirine rakip olma durumu, rekabet

TERTİPLİ

[sıfat]

  • Düzenli, derli toplu, yerli yerinde

    Bereket ki burada her şey tertipli idi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Dağınıklıktan hoşlanmayan, düzenli (kimse)

[zarf]

  • Düzenli, derli toplu bir biçimde

[mecaz]

  • Önceden düzenlenmiş, hazırlanmış

KİTAPLIK

[isim]

  • Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane

    Ben bunu kitaplıkta saklayarak günaha giriyorum. - Salâh Birsel

  • Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek
  • Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda

    Kızını doktorun muayene odasına açılan kitaplığa gönderdi. - Halide Edip Adıvar

[sıfat]

  • Kitap yapmaya elverişli

    Bu, kitaplık kâğıt değil.

[sıfat]

  • Kitap olabilecek kadar

    İki kitaplık yazı.

[sıfat]

  • Belli bir sayıda kitabı olan

    Otuz bin kitaplık kütüphane.

Birleşik Kelimeler: kitaplık bilimi

KAPLAMAK

[-i]

  • Her yanını örtmek, istila etmek

    Her tarafı sessizlik kaplamış, ovalar, biten bir günün hüznü içinde susmuştu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

  • Çepeçevre sarmak, kuşatmak

    Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar. - Sait Faik Abasıyanık

[nesnesiz]

  • Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak

    Yorgan kaplamak.

  • Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak
  • Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek

    Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları... - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak
  • Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek

[mecaz]

  • Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak

    Ünü cihanı kapladı.

[mecaz]

  • Doldurmak

    İçini sevinç kapladı.

[mecaz]

  • Doldurmak

    Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

KAPLANMA

[isim]

  • Kaplanmak işi

KAPLATMA

[isim]

  • Kaplatmak işi

MEKTEPLİ

[isim]

  • Okula giden kimse, öğrenci

[sıfat]

  • Okulda yetişmiş olan, alaylı karşıtı

    Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: mektepli kahvesi

PLANKTON (Kelime Kökeni: Fransızca plancton)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Sularda bulunan ancak mikroskopla görülebilen yaratıklar topluluğu

PLANLAMA

[isim]

  • Planlamak işi
  • Hükûmet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi

Birleşik Kelimeler: aile planlaması, nüfus planlaması

PLATONİK (Kelime Kökeni: Fransızca platonique)

[sıfat]

  • Gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen (aşk, sevgi ve ilgi), eflatuni

    Sevgilerimin hiçbirinde platonik olmadığım gibi tiyatro sevgimde de platonik değilim. - Nazım Hikmet

PLATİNSİ

[sıfat]

  • Platini andıran, platine benzeyen, platin gibi, platinimsi