İçinde Par Bulunan 8 Harfli Kelimeler
İçerisinde PAR olan 8 harfli 37 kelime bulunuyor. İçinde PAR olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Par ile başlayan 8 harfli kelimeler. par ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
PARFÜMCÜ26,
PARAKETA (Kelime Kökeni: İtalyanca barchetta)
- Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç
-
Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası
Paraketalarımızı yemledik, av gereçlerimize çekidüzen verdik, şakalaştık. - Halikarnas Balıkçısı
APARTMAN (Kelime Kökeni: Fransızca appartement)
-
Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı
Apartmandaki dairelerin ışıkları kapalı, herkes mışıl mışıl uyuyor olmalı. - Ahmet Ümit
APARTMAK
- Aparma işini yaptırmak
LUNAPARK (Kelime Kökeni: İtalyanca luna park)
-
İçinde türlü eğlence ve oyun yerleri bulunan alan
Lunaparklarda döner salıncaklar vardır hani. - Çetin Altan
PARLATMA
- Parlatmak işi
PARLAMAK
-
Güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak - Mehmet Akif Ersoy
-
Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak
Ayna parlıyor.
-
Tutuşup alev çıkarmak
Pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi. - Burhan Felek
-
Mevkisi yükselmek
Nüfuzlu akrabasından yardım ve kendi mizaçgirliği sayesinde bir iki senede parlamış, büyük bir hariciye memuru olmuş. - Reşat Nuri Güntekin
-
Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak
Kendini nasıl müdafaa edebilip yâr ve ağyar nazarında parlayacak? - Nazım Hikmet
- Birdenbire öfkelenmek
-
Ortaya çıkmak
Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladı. - Reşat Nuri Güntekin
PARANOİT (Kelime Kökeni: Fransızca paranoïde)
- Paranoya ile ilgili
- Paranoyaya tutulmuş
PARALAMA
- Paralamak işi
PARALAKS (Kelime Kökeni: Fransızca parallaxe)
- Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
- Dünya'nın yarıçapını bir gezegenden veya Dünya Güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı
PARSELLİ
-
Parsellere ayrılmış
Parselli arazi.
TOPARLAK
- Top cephanesi taşıyan araba
-
Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi
Çehre toparlak, kaşlar incecik, ağız iri, yanaklar fazla etli ve gözler çekik. - Refik Halit Karay
Birleşik Kelimeler: toparlak hesap, toparlak rakam, toparlak sayı
KOPARMAK
-
Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın! - Osman Cemal Kaygılı
-
Daldan, ağaçtan alıp toplamak
Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır. - Halide Edip Adıvar
-
Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak
Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı. - Peyami Safa
- Zor kullanarak almak
-
Güçlükle elde etmek
Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu. - Necati Cumalı
- Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- koparıp atmak
Birleşik Kelimeler: tozkoparan
KOPARTMA
- Kopartmak işi
PARMAKLI
-
Parmağı olan
Kır düşmüş uzun saçlarını uzun parmaklı ve damarlı elleriyle kavradı. - Nazım Hikmet
Birleşik Kelimeler: iki parmaklı, kalem parmaklı, üç parmaklı, çift parmaklılar, tek parmaklılar
PARTİKÜL (Kelime Kökeni: Fransızca particule)
- Parçacık