İçinde Pa Bulunan 4 Harfli Kelimeler
İçerisinde PA olan 4 harfli 34 kelime bulunuyor. İçinde PA olan 4 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Pa ile başlayan 4 harfli kelimeler. pa ile biten 4 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
HOPA13,
ARPA
-
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare)
Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda? - Falih Rıfkı Atay
- Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri
- Rüşvet
Ata Sözleri ve Deyimler
- arpa eken buğday biçmez
- arpa ektim, darı çıktı
- arpa samanıyla, kömür dumanıyla
- arpası çok gelmek
- arpa unundan kadayıf olmaz
- arpa verilmeyen at, kamçı zoruyla yürümez
Birleşik Kelimeler: arpa ekmeği, arpa güvesi, arpa suyu, arpa şehriye, yemlik arpa
APAK
- Bembeyaz
-
Çok ak bir biçimde
Sonunda uykuya dalınca, ay ışığı uyuyan denizcilerin mutlu yüzlerini apak aydınlattı. - Halikarnas Balıkçısı
LAPA (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu
Bulgur lapası. Pirinç lapası.
-
Keten tohumu vb. bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen, sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç
Keten tohumu lapası. Hatmi lapası.
Ata Sözleri ve Deyimler
- lapa gibi
- lapa vurmak
PAKT (Kelime Kökeni: Fransızca pacte)
-
Antlaşma
Balkan Paktı.
Birleşik Kelimeler: saldırmazlık paktı
PALA (Kelime Kökeni: İtalyanca pala)
-
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç
Belindeki kısa palasıyla ve omuzunda gri tüfeğiyle masanın kenarına oturdu. - Falih Rıfkı Atay
- Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü
- Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste
Ata Sözleri ve Deyimler
- pala çalmak (veya sallamak)
- pala çekmek
- pala sürtmek
Birleşik Kelimeler: pala bıyık
-
Bez parçalarından dokunan basit kilim veya yaygı
Kendi ürettiği kocaman sürünün yünlerinden Fadime Nine ne güzel palalar dokumuş. - Halide Edip Adıvar
- Eski, kullanılmış eşya veya giysi
PARA (Kelime Kökeni: Farsça pāre)
-
Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit
Çıkarken elini göğsüne sokup bir kese çıkardı, keseden alabildiği kadar para alıp delikten attı. - Fikret Otyam
-
Kazanç
Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir. - Sait Faik Abasıyanık
- Kuruşun kırkta biri
Ata Sözleri ve Deyimler
- para akmak
- para basmak
- para bozmak
- para çekmek
- para çıkarmak
- para çıkışmamak
- paradan çıkmak
- para dökmek (veya akıtmak)
- para dönmek
- para etmek
- para etmemek
- para getirmek
- para ile değil
- para ile değil, sıra ile
- para kesmek
- para kırmak
- paranın üstü
- paranın yüzü sıcaktır
- para parayı çeker
- para peşin, kırmızı meşin
- para saçmak
- para saymak
- parasını çekmek
- parasını çıkarmak
- parasını sokağa atmak
- parasını yemek
- parasıyla rezil olmak
- para sızdırmak (veya koparmak)
- para tutmak
- paraya çevirmek
- paraya kıymak
- paraya para (veya pul) dememek
- para yapmak
- paraya sıkışmak
- para yatırmak
- para yedirmek
- para yemek
- parayı araya değil, paraya vermeli
- parayı basmak (veya bastırmak)
- parayı denize atmak
- parayı veren düdüğü çalar
Birleşik Kelimeler: para aktarımı, para arzı, para babası, para basma, para birimi, para canlısı, para cezası, para çantası, para değişimi, para dolaşımı, paragöz, para kısıtlaması, para pul, para şişkinliği, anapara, artı para, beş para, bloke para, bozuk para, büyük para, cari para, çürük para, demir para, haram para, hazır para, kâğıt para, kara para, kırk para, madenî para, nakit para, on para, sağlam para, sağ para, sıcak para, taze para, temiz para, tutulmuş para, ufak para, yüz para, başlık parası, boyunduruk parası, ekmek parası, hava parası, kahve parası, kan parası, kefen parası, palamar parası, uğur parası, yakıt parası, yol parası
PARE (Kelime Kökeni: Farsça pāre)
- Parça, kısım
-
Tane, adet
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi / Yeni doğmuş ayı gördükleri yerden geliyor - Yahya Kemal Beyatlı
Birleşik Kelimeler: pare pare, ciğerpare, palaspare, şekerpare, varakpare, yekpare
PARK (Kelime Kökeni: Fransızca parc)
-
Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli bahçe
Park ismi de güzel ya, millet bahçesi uzunca ama daha güzel. - Sait Faik Abasıyanık
- Otopark
- Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi
- Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer
Ata Sözleri ve Deyimler
- park etmek
Birleşik Kelimeler: park saati, park sayacı, park yeri, lunapark, millî park, otopark, ağaç parkı, botanik parkı, makine parkı, su parkı
PATA (Kelime Kökeni: İtalyanca patta)
- Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma
Ata Sözleri ve Deyimler
- pata çakmak
- pata gelmek
- pata olmak
PATİ
- Kedi, köpek vb. hayvanların ön ayağı
- Küçük çocuk ayağı
TAPA (Kelime Kökeni: İtalyanca tappo)
- Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta veya plastikten tıkaç, tıpa
- Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık
Birleşik Kelimeler: kör tapa
KUPA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Cam veya seramikten yapılmış, kulplu, büyük bardak
- Bu bardağın alabileceği miktarda olan
-
Altın, gümüş, bronz veya kristalden yapılmış, yarışma ödülü olarak verilen ayaklı kap
Centilmenlik gösteren örnek sporculara kupalar verecekti. - Haldun Taner
- Yarışma ödülü olarak verilen herhangi bir sanat eseri
- İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı, kalp biçiminde olanı, yürek
Birleşik Kelimeler: türkkupası
-
Kapalı ve yalnız arkada oturulacak yeri olan, genellikle atların çektiği dört tekerlekli araba
Araba, hususuyla kupa biçimindekiler, evin ve odanın bir divanı gibidir. - Refik Halit Karay
- İki kapılı bir tür spor otomobil
MAPA (Kelime Kökeni: İtalyanca mappa)
- Ucu halkalı cıvata
- Gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener
OPAL (Kelime Kökeni: Fransızca opale)
- Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı
- İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş
PALU
- Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri