İçinde Oğm Bulunan Kelimeler

İçinde OĞM olan 9 kelime bulunuyor. İçerisinde OĞM geçen kelimeler ve kelime anlamları.

9 Harfli Kelimeler

GÜNDOĞM30, BOĞMACALI24

8 Harfli Kelimeler

BOĞMAKLI20

7 Harfli Kelimeler

BOĞMACA21, DOĞMACA21

6 Harfli Kelimeler

BOĞMAK17, DOĞMAK17

5 Harfli Kelimeler

BOĞMA16, DOĞMA16

BOĞMA

[isim]

  • Boğmak işi

Birleşik Kelimeler: boğma rakı

DOĞMA

[isim]

  • Doğmak işi

    Bir çocuğun, insanın eline doğması başka türlü bir sevgi dünyası oluşturuyor. - Ayla Kutlu

[sıfat]

  • Doğmuş

    Fatma'dan doğma.

[sıfat]

  • Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen

    Vücut, sıtma nöbeti gibi sıcakla soğuğun karışmasından doğma garip ürpertilerle titriyordu. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: doğma büyüme, anadan doğma

BOĞMAK

[isim]

  • Boğum yeri

[-i]

  • Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek

    Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak
  • Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek
  • Renkler uygun düşmemek

    Koyu yeşil renk odayı boğdu. Bu renk seni boğmuş.

[mecaz]

  • Silik bir duruma getirmek, bastırmak

    Galiba bunları dinlememek, duymamak için konuşuyorum; seslerini boğmak, bastırmak için durmamacasına gevezelik ediyorum. - Refik Halit Karay

[-e]

[mecaz]

  • Tamamıyla kaplamak, sarmak

    Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu. - Mahmut Yesari

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak

    Güllü'nün boynuna sarılan Cemile, kadının hafif çilli, tombul yanaklarını öpücüklere boğdu. - Orhan Kemal

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak

    Zaten durumun vahametini sezen müdürle hoca, işi gürültüye boğmak için Atatürk'e müfredat programına dair bir şeyler anlatmaya başladılar. - Haldun Taner

[mecaz]

  • Gelişmesine engel olmak

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Bunaltmak

    Daha sıcak basmamıştı; güneş henüz yakmıyor, hava daha boğmuyordu. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: ayıboğan, bağboğan, çakalboğan, gelinboğan, itboğan, kadıboğan, kaplanboğan, kurtboğan

DOĞMAK

[nesnesiz]

  • Dünyaya gelmek
  • Güneş, ay, yıldız ufuktan yükselerek görünmek

    Güneş doğarken yola düzüldük. - Reha Mağden

[-e]

  • Düşünce, hayal vb. zihinde birdenbire oluşmak

[mecaz]

  • Ortaya çıkmak, sonucu olmak

    Nezaket denen şey, kadının hanımlaşması ile beraber doğdu. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • doğan anası olma, doğuran anası ol
  • doğduğuna bin pişman
  • doğduğuna pişman etmek
  • doğduğuna pişman olmak
  • doğmadık çocuğa don biçilmez

Birleşik Kelimeler: erkendoğan, geçdoğan, yenidoğan

BOĞMAKLI

[sıfat]

  • Boğmakları olan

Birleşik Kelimeler: boğmaklı kuş

BOĞMACA

[isim]

[tıp]

  • Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık

DOĞMACA

[zarf]

  • Doğaçlama

BOĞMACALI

[sıfat]

  • Boğmacaya tutulmuş olan (kimse)

GÜNDOĞMUŞ

[isim]

  • Antalya iline bağlı ilçelerden biri