İçinde Oğ Bulunan 5 Harfli Kelimeler
İçerisinde OĞ olan 5 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde OĞ olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Oğ ile başlayan 5 harfli kelimeler. oğ ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
DOĞUŞ19,
OĞLAN
-
Erkek çocuk
Biraz sonra oğlan da doğrulup kızın karşısına geçti. - Osman Cemal Kaygılı
-
Yetişkin erkek
Yakışıklı, erkek güzeli olmaya aday bir oğlandı. - Tarık Buğra
- Bacak
- Cinsel bakımdan erkeklerin zevkine hizmet eden sapık erkek
Birleşik Kelimeler: oğlanevi, keloğlan, Keloğlan, kızoğlan, kocaoğlan, acemi oğlanı, dil oğlanı, iç oğlanı, kapı oğlanı, kul oğlanı, şamaroğlanı
OĞLAK
- Keçi yavrusu
- Zodyak üzerinde Yay ile Kova arasında bulunan takımyıldızın adı, Cedi
Birleşik Kelimeler: Oğlak Dönencesi
SOĞAN
- Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa)
-
Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü
Lalelerin cinsleri günden güne çoğalıyor, soğanları akıl almayacak fiyatlarla satılıyordu. - Asaf Halet Çelebi
Birleşik Kelimeler: soğan çiçeği, soğan ekmek, soğan kebabı, soğan yahnisi, aksoğan, göksoğan, kuru soğan, taze soğan, yeşilsoğan, ada soğanı, arpacık soğanı, çiçek soğanı, köpek soğanı
BOĞAK
- Anjin
DOĞAN
- Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus)
Birleşik Kelimeler: akdoğan, bozdoğan, çakırdoğan, delice doğan, gökdoğan, sardoğan
DOĞAL
-
Doğada olan, doğada bulunan
Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor. - Necati Cumalı
- Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel
-
Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı
Doğal liman. Doğal sınır.
-
Yapmacık olmayan
Hamileymiş diye yineliyor oldukça doğal bir tavırla. - Ahmet Ümit
-
Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi
Ercan o denli doğaldı ki giderek şaşırtıcı olmaktan çıktı. - Reha Mağden
-
Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan
Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal. - Ayla Kutlu
- Katıksız, saf
Ata Sözleri ve Deyimler
- doğal olarak
Birleşik Kelimeler: doğal afet, doğal ayıklanma, doğal coğrafya, doğal fiyat, doğal gaz, doğal sayı
MOĞOL
- Moğolistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
SOĞUK
-
Isısı düşük olan, sıcak karşıtı
Bu el soğuktu ve titriyordu. - Peyami Safa
-
Üşütecek derecede ısısı olan
Güneşli, soğuk bir gündü. - Sait Faik Abasıyanık
-
Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu
Apışlarının arasına bir sac mangal alarak yakıcı soğuktan korunmaya çalışıyordu. - Ercüment Ekrem Talu
-
Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz
Soğuk tavırla birbirlerini selamlayıp uzaklaştılar. - Refik Halit Karay
-
Sevimsiz veya yersiz, antipatik
Bu soğuk, yavan sözler zevkimi rencide ediyordu. - Hüseyin Cahit Yalçın
-
Cinsel istek duymayan
Soğuk bir kadın.
- İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek
Ata Sözleri ve Deyimler
- soğuk almak
- soğuk çalmak
- soğuk çıkmak
- soğuk durmak
- soğuk duş etkisi yapmak
- soğuk düşmek (veya kaçmak)
- soğuk ter dökmek (veya basmak veya boşanmak)
- soğuk vurmak (veya yakmak)
Birleşik Kelimeler: soğuk algınlığı, soğuk bez, soğuk büfe, soğuk dalgası, soğuk damga, soğuk harp, soğuk hava deposu, soğuk ısırması, soğukkanlı, soğuk nevale, soğuk renkler, soğuk savaş, soğuk şaka, kuru soğuk, kocakarı soğuğu, öküz soğuğu
BOĞUK
-
Kısılmış (ses)
Zeyno'nun birdenbire boğazından boğuk bir ses çıktı. - Halide Edip Adıvar
BOĞMA
- Boğmak işi
Birleşik Kelimeler: boğma rakı
DOĞRU
- Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
-
Gerçek, yalan olmayan
Doğru haber.
-
Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. - Aka Gündüz
-
Gerçek, hakikat
Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. - Nurullah Ataç
-
İki nokta arasındaki en kısa çizgi
İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir.
-
Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde
Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil. - Orhan Kemal
-
Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca
Doğru oraya gitmiş olsaydınız herhâlde uygun olurdu. - Sait Faik Abasıyanık
-
Yakın, yakınlarında
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. - Falih Rıfkı Atay
-
Karşı yönünce
Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu. - Yusuf Atılgan
- Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu
Ata Sözleri ve Deyimler
- doğru bildiği yoldan ayrılmamak (veya şaşmamak)
- doğru bulmak
- doğru çıkmak
- doğru doğru dosdoğru
- doğru durmak
- doğrunun yardımcısı Allah'tır
- doğru oturmak
- doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar
- doğru söz acıdır
- doğru söz yemin istemez
Birleşik Kelimeler: doğru açı, doğru akım, doğru dürüst, doğru orantı, doğru parçası, doğru yol, akşama doğru, ön doğru, sabaha doğru, sınırlı doğru, sınırsız doğru, yarım doğru, yatık doğru, yönlü doğru, ana doğrusu, yanay doğrusu, aykırı doğrular, eğrisiyle doğrusuyla
DOĞMA
-
Doğmak işi
Bir çocuğun, insanın eline doğması başka türlü bir sevgi dünyası oluşturuyor. - Ayla Kutlu
-
Doğmuş
Fatma'dan doğma.
-
Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen
Vücut, sıtma nöbeti gibi sıcakla soğuğun karışmasından doğma garip ürpertilerle titriyordu. - Reşat Nuri Güntekin
Birleşik Kelimeler: doğma büyüme, anadan doğma
YOĞUN
- Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif
-
Koyu, kalın(I)
Yoğun bir sis.
-
Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.)
Puslu havaya yoğun bir kükürt kokusu sinmiş. - Adalet Ağaoğlu
-
Artmış, çoğalmış bir durumda olan
O bölgede nüfus yoğundur.
- Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre
-
Şişman, iri, tombul
İtibarlı masalarda, sigaralarını içen, iri kalçalı, beyaz sarışın birtakım yoğun kadınlar... - Attila İlhan
- Kaba, kalın, iri (elek, iğne)
Birleşik Kelimeler: yoğun bakım, yoğun disk
BOĞUM
- Boğulmuş, sıkılmış yer
-
Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü
Sağ elinin şehadet parmağının ilk boğumuyla tetiği çekti. - Ömer Seyfettin
-
İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer
Lenf boğumları. Sinir boğumları.
Birleşik Kelimeler: boğum boğum
ÇOĞUL
- Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik
Birleşik Kelimeler: çoğul eki