İçinde Ozu Bulunan Kelimeler

İçinde OZU olan 47 kelime bulunuyor. İçerisinde OZU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ozu ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

BOZUŞUVERMEK30, İSPENÇHOROZU30, BOZULUVERMEK27, BAŞIBOZUKLUK26, BOZUŞABİLMEK25, BOZULABİLMEK22, DELİBOZUKLUK22

11 Harfli Kelimeler

BOZUŞUVERME29, BOZULUVERME26, BOZUŞABİLME24, BOZULABİLME21

10 Harfli Kelimeler

BOZUVERMEK24, HİNTHOROZU24, BOZUŞUKLUK22, BOZULAŞMAK21

9 Harfli Kelimeler

BOZUVERME23, DAVULTOZU23, BAŞIBOZUK22, HOROZUMSU22, BOZUCULUK21, BOZULAŞMA20, DELİBOZUK18, KULAKTOZU15

8 Harfli Kelimeler

BOZUŞMAK19, BOZULMAK16, BOZUNMAK16, BOZUKLUK16, TOZUTMAK14

7 Harfli Kelimeler

BOZUŞMA18, BOZUŞUK18, BOZULUŞ18, BOZUMCA18, BOZUKÇA17, BOZUMSU17, BOZUNUM16, BOZUNMA15, BOZUNTU15, BOZULMA15, TOZUMAK13, TOZUNTU13, TOZUTMA13

6 Harfli Kelimeler

BOZUCU17, TOZUMA12

5 Harfli Kelimeler

BOZUŞ15, OZUGA14, BOZUM13, BOZUK12

TOZUMA

[isim]

  • Tozumak işi, tozma

BOZUK

[sıfat]

  • Bozulmuş olan

    Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu. - Tarık Buğra

  • Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ)

    Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim. - Reşat Nuri Güntekin

[isim]

  • Madenî para, bozuk para

    Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver! - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Kötümser, gergin, huzursuz, karışık

    Bozgun sırasında Ankara'da meclisin havası pek bozuktu. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]

  • Kızgın, sıkıntılı

    Süleyman'ı adada yüzü o kadar bozuk ve korkunç buldu ki. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bozuk çalmak
  • bozuk plak gibi

Birleşik Kelimeler: bozuk düzen, bozuk para, ağzı bozuk, akidesi bozuk, akordu bozuk, aksanı bozuk, ayarı bozuk, başıbozuk, damarı bozuk, deli bozuk, dili bozuk, fiili bozuk, kanı bozuk, künyesi bozuk, mayası bozuk, niyeti bozuk, sütü bozuk, şirazesi bozuk, tezkiyesi bozuk, tüyü bozuk, çiçek bozuğu

[isim]

[müzik]

  • Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz

TOZUMAK

[nesnesiz]

  • Toz havalanarak çevreye yayılmak, tozumak

    Herif süpürge ile fesini süpürüp de şak şak eline vurdukça un çuvalı gibi tozuyordu. - Ahmet Rasim

TOZUNTU

[isim]

  • Tozumakla havaya kalkıp uçan tozlar

TOZUTMA

[isim]

  • Tozutmak işi

    Biz proje ve kontrol görevlileri hatta müteahhit, hepimiz birden tozutma kertesine vardık. - Aydın Boysan

BOZUM

[isim]

  • Bozulma işi, utangaçlık, mahcupluk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bozum etmek
  • bozum olmak

Birleşik Kelimeler: bozum havası, bağ bozumu

TOZUTMAK

[-i]

  • Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak
  • Kar, toz gibi savurmak
  • Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak

[mecaz]

  • Aklını yitirmek

    Hangi doktor hastasına resmen sen tozutuyorsun dostum, demiştir? - Haldun Taner

OZUGA

[isim]

[bitki bilimi]

  • Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis)

KULAKTOZU

[isim]

  • Kulağın arkasındaki çukur bölüm, kulağın kökü

BOZUNMA

[isim]

  • Bozunmak işi

BOZUNTU

[isim]

  • Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
  • Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey

    Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz. - Orhan Seyfi Orhon

[mecaz]

  • Şaşkınlığa düşme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bozuntuya uğramak
  • bozuntuya vermemek

Birleşik Kelimeler: bostan bozuntusu

BOZULMA

[isim]

  • Bozulmak işi

    Evvelce pek meşhurken artık sesinin bozulmaya başladığı, inhitat zamanlarına geldiği söylenirdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

BOZUŞ

[isim]

  • Bozma işi

BOZULMAK

[nesnesiz]

  • Bozma işine konu olmak

    Pazarlık bozulur, nişan bozulur, makine bozulur, mal bozulur. - Burhan Felek

  • Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek

    Et bozulmuş.

  • Dağılmak, bozguna uğramak

    Hudutta bozulan ordu iki günden beri Serez'den geçiyordu. - Ömer Seyfettin

  • Taşıt arızalanmak

[mecaz]

  • İyi ve değerli niteliğini yitirmek

[mecaz]

  • Bir şeye kızmak, içerlemek

    Karısının bu ikinci ihtarı ile biraz bozulan adam salıncaktan atladı. - Osman Cemal Kaygılı

[mecaz]

  • Sağlığını yitirip zayıflamak

BOZUNMAK

[nesnesiz]

[kimya]

  • Birleşik bir madde, daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılmak

[fizik]

  • Işın etkin bir çekirdek, ışınım salarak değişikliğe uğramak